Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Mustafa K. Erdemol

Bugün İran’a yarın başka ülkeye

3 Kasım 2018 Cumartesi

Yaptırım kararı uluslararası hukukun ihlali, BM kararlarının güvenilir olmaması demek

Bugün genç meslektaşım Mehmet Kızmaz’ın sosyal yaşamına, kültürel ortamına ilişkin son derece hoş izlenimlerini okumaya başlayacağınız İran’a ABD yaptırımlarının ikinci dalgası başlamak üzere. Başkan Donald Trump, seçim propagandası sürecince “ülke tarihinin en kötü anlaşması” olarak nitelediği İran’la 2015 yılında ABD, Almanya, Rusya ve Çin arasında yapılan nükleer anlaşmadan 8 Mayıs 2018’de tek taraflı olarak çekildi, bilindiği gibi. Çekilme için ileri sürdüğü gerekçe, ilgili uluslararası kurumların tersi açıklamalarına rağmen, İran’ın nükleer silah üretiminden vazgeçmediği gerekçesiydi.
Trump, bununla da kalmayıp anlaşma öncesi yürürlükte olan yaptırımları yeniden uygulama kararı aldı. ABD, OPEC üyesi de olan müttefiklerini İran’dan petrol alımlarını kasım ayına kadar sıfıra indirmeye çağırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Tahran ile iş yapmaya devam eden firmaların da cezalandırılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Açık bir hukuk ihlali
Trump’ın İran’a karşı aldığı, ikinci dalgası da 4 Kasım’da başlayacak olan yaptırım kararı, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Dış politikasını uzun yıllardan beri askerileştirmiş olan ABD, anlaşılan o ki ekonomi politikasını da askerileştirmiş bulunuyor.
ABD kendisinin de imzası olan BM Güvenlik Konseyi’nin İran’la yapılan anlaşmayı onaylayan 2231 numaralı kararını tanımamış oluyor. Bu, BM tarihinde ilk kez görülen bir durum. BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 numaralı kararı İran’la normal ekonomik/ticari ilişkilerin geliştirilmesini/ kolaylaştırılmasını, nihayet İran’ı teknoloji, finans ve enerji konularında zayıflatacak eylemlerden kaçınılmasını içeriyordu.
ABD’nin geri çekildiği anlaşma on yıl gibi uzun sürmüş müzakereler sonucu hazırlanmıştı. Donald Trump’ın İran’ın nükleer silah üretimini sürdürdüğü iddiası başta Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’ın anlaşmaya tamamen uyduğunu gösteren raporlarıyla defalarca yalanlanmış bir iddiadır.

Trump anlaşmadan neden çekildi?
Trump’ın İran anlaşmasını terk etmesinin, önem sırasına göre, iki büyük nedeni var. İlki, bir önceki Başkan Barack Obama’nın tüm uygulamalarını iptal etme isteği. Bu konuda niyetini saklamış değil Trump. Örnekleri şunlar: Başkan olarak yemin ettikten çok kısa bir süre sonra ABD’yi Trans-Pacific Partnership görüşmelerinden çıkardı. Ardından Paris İklim Anlaşması’nı terk etti. Obamacare olarak bilinen Sağlık Sigortası Yasası’nı iptal etti. Obama döneminde Küba’ya kaldırılan seyahat yasağını yeniden yürürlüğe soktu. Daha birçok Obama dönemi kararı var reddettiği.
İkinci ve de en önemli neden öncelikle İsrail’i, sonra da Suudi Arabistan’ı bölgede “İran kaynaklı tehdit” konusunda rahatlatmak. Trump bir İsrail yanlısı olduğunu söylemekten hiç çekinmedi. Hatta İsrail ile Filistin arasında ahlaki bir eşitlik olmadığını ileri sürerek yapılan bir anlaşma sonucu İsraillilerin ikinci sınıf vatandaş duruma düşürülmelerine izin vermeyeceğini söylemek gibi tuhaf bir açıklaması bile oldu.
Bu nedenlerle de başlatılan ilk yaptırım dalgasının ağustos ayında vurduğu İran, ABD Doları’nın yanı sıra altın başta olmak üzere değerli metalleri de alamaz duruma sokuldu. Bu ilk dalga yaptırımlar İran’ın dış borç ödemeleri ile otomotiv endüstrisi üzerinde son derece olumsuz bir etki yaptı. İran dünyanın 12. büyük otomobil üreticisi olan bir ülke.

‘Çoktaraflı diplomasi’nin ölümü
İkinci dalga yaptırımlar ise İran için daha da kötü, hatta “ölümcül” nitelikli. Bu yaptırımlar İran’ın liman işletmecilerinin yanı sıra enerji, nakliye ve gemi inşa sektörlerini de hedef alacak. Petrol ile ilgili işlemler ve yabancı finans kuruluşları ile İran Merkez Bankası arasındaki ilişkiler de etkilenecek.
Gerçek olan Trump’ın bu hukuksuz kararı, BM’nin sorumluluğunu üstlendiği anlaşmaların güvensiz olduğu inancını yayacağı gibi “çoktaraflı diplomasi”nin de bir anlamda ölümü demek. Bugün İran’a yapılan yarın bir başka ülkeye de yapılabilir pekâlâ.

Tümü Mustafa K. Erdemol - Son yazıları

Maymuna ustura verilmez 30 Kasım 2018 Cum
‘İşçi Anketi’ üzerine 23 Kasım 2018 Cum
İlhan Ağabey için 16 Kasım 2018 Cum