Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Devler karıncaları ezerken!

4 Kasım 2018 Pazar

Artık açıkça söylememiz gerekir ki, bizi boğmaya çalışan sadece AKP iktidarı ve ideolojisi değil, bizi boğmaya çalışan kocaman bir küresel dev! AKP iktidarı onun emrinde, diğer geçmiş sağ iktidarlar gibi. Tek farkı sona doğru gidişi bu iktidar sayesinde elde ediyorlar. Sık sık hatırlatıyorum, Amerikalı bir CIA başkanının şu sözlerini hiç unutmamak gerekiyor: “Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir!” Küresel dev hiçbir şeyi tesadüfe bırakmaz. Büyük planlar yaparak ve o planları harfiyen uygulayarak amacına adım adım yaklaşır. Çünkü dünyanın kendi amaçları doğrultusunda hareket etmesine ihtiyacı vardır. Sürekli büyümek ve yaşamak için insanların yoksullaşmasını, hastalıklardan ölmesini ve sürekli savaş ister. Çünkü o silah satarak, gıda satarak, ilaç satarak ve hayali bir mutluluk satarak kendi varlığını korur.
Bizim savaşımımız devlere karşı karıncaların savaşı gibi. Devler kocaman ayaklarıyla karıncaları ezip geçmekten büyük bir haz duyarlar. En çok korktukları şey ise: Karıncaların birleşmeleri, kendi hakları için devlerle savaşa girmeleridir. Onlar pek çok deneyimden birleşen karıncaların devleri yendiğini bilirler, çünkü bu savaş sadece masallarda olmaz. Hayatın gerçeğinde de olur.
Karıncaların birleşmesini önlemek için, devlerin pek çok oyunu vardır. Örneğin, yok edecekleri ülkenin bitki örtüsünü, endemik bitkilerini, verimli ovalarını, denizlerinin bereketini, dağlarının derinliklerinde yatan madenlerini, kültürel zenginliklerini, ören yerlerini, gelenek ve göreneklerini, tabularını, ahlaki değerlerini hiç yılmadan defalarca inceler, ona göre stratejiler kurarlar. Sakin, kendi kendine yeten, savaşı sevmeyen, etnik grupların yan yana yaşadığı bir toprak parçası onlar için birinci dereceden değiştirilmesi, dönüştürülmesi gereken bir olgudur.
Ve Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir.
Ve Türkiye, artık verimli ovaları, dağları, denizleri, gölleri, endemik bitkileri, ören yerleri, ormanları usul usul yok edilen bir ülkedir ve karıncalar her görüldüğü yerde gaddarca sindirilmekte, öldürülmektedir.. Peki karıncaların ne yapması gerekir? Belki size hayal gibi gelecek ama tüm karıncaların artık durumu kavrayıp, “yok sen kırmızı karıncasın, sen sarı karıncasın” demeden birlikte devlere karşı en az onlar kadar stratejik bir planlar kurmaları ve harekete geçmeleri gerekir. Karıncaların geçmişinde önemli kazanımlar, önemli stratejiler vardır. Ve şimdi yeni stratejilerle devlerin karşısına çıkmak gerekir. Bu da öncelikle, madem boykot edilmiyor öyleyse önümüzdeki seçimlerde biri 11 milyon diğeri 6 milyon oy alan iki muhalefet partisinin korkmadan, ortak bir strateji çerçevesinde hareket etmesidir. Devler için, ırk, din ayrımı yoktur. Ezilmesi, sömürülmesi gereken insan kalabalığı vardır.
16 milyon insanın, ortak bir planda birleşmesi o kadar da zor değildir. Bu işe her yöreyi ilgilendiren özel durumların ortak mitingleriyle başlanabilir. Nasıl mı? Şimdi örneklere geçelim, çocuklar herkesin gözbebeğidir ve Türkiye organ ve fuhuş çetelerinin yılda 6 bin çocuğu toz ettikleri bir ülkedir. Ayrıca artık imam hatipler öğrenci bulmada zorlanmaktadır. Kolejler öyle pahalanmıştır ki, bazı aileler evlerini satarak, bir kısmı kredi üstüne kredi alarak çocuklarını buralara yollamaktadırlar ve sanılmasın ki, oralarda eğitim istedikleri gibidir. Uyulması gereken müfredat öyle gerçeklikten koparılmıştır ki, zır cahil bir genç nesil oluşmaktadır. Bu nesil Kurtuluş Savaşı’nı bile bilmemektedir. Çünkü geçmişin silinmesi için devlerden güç alan iktidarlar inanılmaz yalanlar söylemektedir. Öyleyse, seçim için yapılacak mitingler eğitim alanını öne çıkarmalıdır. Bunu ülkenin her yerinde yapmalıdır. Diyarbakır’daki çocuk da, İzmir’deki çocuk da aynı müfredatı okumaktadır.
İkinci en büyük sorun, fırsat eşitliği ve gelir dağılımında görülmektedir. Doların dalgalanması sonucu ülkede 53 bin yeni milyoner yarattık. Ama enflasyon öyle bir boyuta geldi ki, beyaz yakalılar bile cuma geceleri dışarı çıkarken, yemeklerini evde yiyip, içkilerini barlarda yudumluyorlar. Yani hepimiz yoksullaştık. Vergiler esnafın belini iyice büktü. Peki ne yapabiliriz, benim hayalim en az yedi milyon kişinin bir hafta tüm alışverişini dondurması yolunda. Önceden satın almak yok, sadece evde bulunanlarla bir hafta idare edelim. Bakalım ne olacak? Evlerde elektriği mümkün olduğu kadar az kullanalım, bulaşık makinesine ihtiyaç duymayalım ve bazı aktivistlerin başlattığı gibi ütüyü boykot edelim. Bakalım ne olacak? Bunlar karıncaların yapabileceği eylemler, bir yerden başlayalım. Bu arada muhalefet partileri de harekete geçsinler. Mitinglerde yüksek sesle “açız!” diye bağırmak herkesin sinirini bozar. Devin bile!

Tümü Işıl Özgentürk - Son yazıları

Neden kaybettiniz? 21 Nisan 2019 Paz
Ne çok hain* 14 Nisan 2019 Paz
Kibir kötülükleri saklayan bir pelerindir! 7 Nisan 2019 Paz