Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Demokrasiyi belediyelerde yaşatmak

27 Kasım 2018 Salı

Erdoğan/AKP iktidarı meşruiyeti tartışmalı yöntemlerle rejimi değiştirince, Demokrasi de rafa kalktı.
Şimdi Demokrasiyi, saksıda yetiştirilen nadide bir çiçek gibi yeniden üretmek gerekiyor:
Her an gözümüz üstünde olacak...
Havasına, suyuna, güneşine dikkat edeceğiz...
Toprağını havalandıracağız, ilaçlayacağız...
Zararlı böceklerden, solucanlardan koruyacağız...
Kuruyan yapraklarını ayıklayacağız...
Özen göstermezsek, solup gideceğini bileceğiz.

***

Toplumun iletişim ve etkileşim mekanizması olan medyanın iktidarın emrine girdiği...
Ülkenin geleceğini, evlatlarımızın kaderini belirleyen eğitimin çağ gerisi bir noktaya çekildiği...
Bireysel varlığımızın ve birlikte yaşamamızın güvencesi olan adalet mekanizmasının, evrensel çizgisinden saptırılıp Tek Adam Yönetimi çizgisine uyarlandığı...
Kültürün, sanatın, edebiyatın, bilimin, baskı altına alındığı...
Korku içinde yaşayan ve çeşitli eksenlerde düşmanlaştırılarak çok parçaya bölünmüş bir toplumda:
Demokratik bir atmosfer, sınırlı ve kısıtlı bir biçimde de olsa, ancak muhalif belediyelerin yönetimde olduğu il ve ilçelerde, kısmen hayata geçirilebilir.
Muhteşem örnek, Prof. Yılmaz Büyükerşen’in, iktidarın bütün engellemelerine karşın gerçekleştirdiği Eskişehir mucizesidir:
Doğayı koruyarak, yeşili geliştirerek mükemmelleştirilen klasik belediye hizmetlerine ek olan ulaşım, eğitim, kültür, sanat, müze, park, tiyatro, orkestra konularında yapılan büyük atılımlar, bu kentimizi bir cennete çevirmiştir.
Trakya’da Edirne gibi, Ege’de İzmir gibi, Güneydoğu’da Hatay gibi il belediyelerine ek olarak Konyaaltı, Bakırköy, Karşıyaka, Ataşehir, Kuşadası, Odunpazarı, Mudanya, Seferihisar gibi ilçe belediyeleri ve burada yerim yeterli olmadığı için sayamadığım daha pek çok CHP’li belediye, halkın özgürce yaşadığı, eğitim, kültür ve sanat etkinliklerine katıldığı, demokratik bir atmosferde soluk alıp verdiği yerleşim merkezleri halinde varlıklarını sürdürüyor.
Bu belediyelerde göze çarpan etkinlikler arasında, büyük maddi olanaksızlıklara karşın inşa edilen kültür merkezleri ile özellikle çocuklara ve eğitime yönelik olan müzeler ve parklar çerçevesinde gerçekleştirilen konserler, tiyatro oyunları, konferanslar, kitap fuarları, öğrenciler ve yetişkinler için kurslar, hemen akla gelenlerdir.

***

Demokrasi göz göre göre tahrip edildi...
Bu tahrip edilişe destek verenlerin bir bölümü nihayet gerçekleri gördü ve pişman oldu...
Artık demokrasinin yeniden hayata geçirilme zamanı geldi:
Ucube bir Anayasa ile köküne kibrit suyu ekilmiş olan Demokrasiyi, vazodaki nadide bir çiçek gibi özenle besleyerek Belediyelerde yeniden üreteceğiz...
Yerel yönetimlerde yeterince kök saldıktan sonra da onu yeniden merkezi iktidara taşıyacağız.
DİREN ATATÜRKÇÜ SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK...
DİREN DEMOKRASİ!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Tren kazaları neden artıyor? 14 Aralık 2018 Cum
Camilerin gençlik kolları 13 Aralık 2018 Per
Türkiye’de demokrat olmak... 11 Aralık 2018 Sal