Celal Üster

‘Kitapsever’ bir hırsız...

07 Eylül 2014 Pazar

Şairler Parkı’ndaki Sabahattin Kudret Aksal heykeli onarılmayı bekliyor

Parktaki Sabahattin Kudret Aksal heykelinin elinde tuttuğu kitap sırra kadem basmış. Heykelin sanatçısı Yunus Tonkuş onarmaya hazır. Beşiktaş Belediyesi’ne Tonkuş’u aramak düşüyor.

Beşiktaş’tan Maçka’ya çıkarken, Akaretler’i, Süleyman Seba Caddesi’ni tabanvayla tırmanıyorsanız, sol koldaki Şairler Parkı’na girip biraz soluklanabilirsiniz.
O gün Beşiktaş’ın maçı varsa, Çarşı tayfasının da duraklarından biri olur Şairler Parkı. Tabii bugünlerde değil. Dolmabahçe’deki stadyumun yeniden yapımının bitmesini bekliyor Beşiktaşlılar.
Adı üstünde, Şairler Parkı’nda mutlaka sevdiğiniz bir şaire rastlarsınız. Uzunca bir süre önce Beşiktaş Belediyesi’nin yaptırdığı heykelleriyle oradalar:
Nigâr Hanım’ın Rumelihisarı’ndaki yalısı ve Şişli’deki evi, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla evrilen yıllarda dönemin seçkin yazar ve sanatçılarının uğrak noktası olmuştu.
Neyzen Tevfik, Nihavend Sazsemaisi’ni mırıldanıyor ara sıra. Kendisiyle sohbete gelenlere bayılıyor. Yine de, siz siz olun, temkinliliği elden bırakmayın; her an kalayı basabilir.
Garip’çiler de orada. Oktay Rifat, Orhan Veli, Melih Cevdet üçlüsü...
Behçet Necatigil biraz yorgun görünüyor. Beşiktaş’taki evinden çıkıp, belki Çarşı içinde biraz oyalanıp, yokuşu ağır ağır tırmanmış olsa gerek...
Özdemir Asaf’la da göz göze gelebilirsiniz. “Sen Sen Sen” der gibi sanki...
Sabahattin Kudret Aksal’ı bu parkta ilk gördüğümde, “Bir rüzgâr esti hafiften / Sonra durdu / Yağmur çiseliyecek gibi oldu / Bir tramvaya atladım / Doğru parka gittim / Sıranın birinin üstüne / Uzandım / Gökyüzünü seyrettim” dizeleri geçmişti aklımdan.
Ne ki, sıralardan birinin üstüne uzanmış değildi, gökyüzünü de seyretmiyordu. Oturmuş, bacak bacak üstüne atmıştı; elinde bir kitap...
Geçenlerde şair Adil İzci’den bir e-posta geldi. Sabahattin Kudret heykelinin elindeki kitabın sırra kadem bastığını söylüyordu.
Birkaç gün önce yolum oralara düştü, bir uğrayıp bakayım dedim. İzci’ye inanmadığımdan değil, ben de gözlerimle bir göreyim diye...

Sabahattin Kudret’in elleri boştu...
Hayatın küçük ayrıntılarının, avareliklerin şairinin bronz heykelini Yunus Tonkuş’un yaptığını anımsıyordum. Hemen aradım...
“Çoktandır o kitabın yerinde yeller esiyor!” dedi Tonkuş.
O bronz kitabı kimin kopartıp götürdüğünü bilen yok elbet. Ama büyük bir özenle alınmış Sabahattin Kudret’in elinden! Hırsız, belli ki, bir “kitapsever”!.. Heykele zarar vermeden almış götürmüş...
Tonkuş, “Belediye isterse, ben heykeli onarmaya, kitabı yerine koymaya hazırım” diyor.
Sanırım, Beşiktaş Belediyesi’ne Tonkuş’u aramak düşüyor... “Hırsız, belli ki bir ‘kitapsever’ dedimse, iyimserliğimden. Yoksa bizim heykel kırıcılar hangi heykelin neresini kıracaklarını iyi biliyorlar! Tophane’deki “İşçi” heykelini, ellerinden başlıyorlar kırmaya. Şairin ise elindeki kitabı kırıyorlar ilkin...  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018

Günün Köşe Yazıları