Köşe Yazısı

A+ A-
Zülal Kalkandelen

Sahte çevreciler

9 Aralık 2018 Pazar

Dünyanın farklı ülkelerinden yaklaşık 30 bin katılımcı, son bir haftadır Polonya’da kömür ve maden endüstrisinin kalbi Katowice’de tartışıyor. Düzinelerce farklı toplantı odasının birinden çıkıp diğerine koşuşturuyorlar.
Niye? Küresel iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini engellemek için ne yapabileceklerini konuşuyorlar. Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Paneli, geçtiğimiz aylarda küresel ısınmanın yol açacağı felaketleri önlemek için yalnızca 12 yıl kaldığını açıklayınca panik arttı.
Şu anda sıcaklık artışı 3-4 dereceye çıkma yolunda. Bilim insanları, bunun 1.5 derece ile sınırlandırılması için derhal herekete geçilmeli diye uyarıyor. Aksi halde gezegenin bir bölümünde aşırı sıcak sonucu yangınlar ve kuraklık olurken; çok şiddetli yağış alan bazı yerlerde sel felaketleri yaşanacak ve bazı yerler de sular altında kaybolacak.

Para uğruna feda edilen gezegen!
Yıllardır siyasetçiler ve uzmanlar, kararlar alıyor ama bunlar uygulanmadığı için tüm dünya tehlike altında. Geçen ay ABD hükümeti, iklim değişikliğinin ülkeye yıkıcı etkileri olacağını söyleyen bir rapor hazırladı ama Donald Trump, kendi hükümetinin raporuna “inanmadığını” söyledi.
Başkanlık koltuğuna oturduğundan beri, selefi Barack Obama’nın çevre koruma ve küresel ısınmayla mücadele adına kazanım niteliğindeki bütün düzenlemelerini iptal ettirdi. Yeryüzüne büyük zararı olan fosil yakıtlardan yana bir politika izliyor. Öylesine bilim karşıtı ve para hırsı içinde ki, iklim değişikliği ile mücadele nedeniyle trilyonlarca dolarlık kayba uğrayamam diyor!
Küresel ısınma sorunuyla mücadele için küresel karbon salımını, 2030’a kadar 2010’daki seviyesine kıyasla yüzde 45 azaltmamız gerekiyor. 2050’ye kadar elektriğin yüzde 70-85’ini yenilenebilir kaynaklardan üretmemiz gerekiyor. Yine o tarihe kadar atmosfere yayılan karbondioksit miktarıyla, ortadan kaldıracağımız karbondioksit miktarını eşitlemek zorundayız.
Bu konuda hükümetlerin alması gereken önlemler var. Ormanlaştırma, elektrikli taşıma sistemlerine geçiş, karbon yakalama ve depolama teknolojisi yaşamsal önemde.

Hayvansal tüketime veda!
Ancak her şeyi siyasetçilerden beklemeden bireysel olarak yapmamız gerekenler de var. Kısaca özetlersek:
• Küresel ısınmaya atmosferde artan sera gazları neden oluyor.
• Araştırmalara göre, küresel sera gazı salımının yüzde 13’ünden tüm ulaşım araçları (kara, deniz, hava ve raylı araçlar); yüzde 51’inden ise, hayvancılık endüstrisi ve onun yan ürünleri sorumlu...
• Her saniyede 1 futbol sahası büyüklüğünde bir alan Amazon ormanlarında yok ediliyor. Bunun yüzde 91’inden hayvancılık endüstrisi sorumlu ve bu büyüklükte bir alan yalnızca 250 hamburger üretmek için ortadan kaldırılıyor.
• Su kaynakları giderek yok olurken tek bir hamburgeri üretmek için 2 bin 500 litre su harcanıyor. Bu, iki ay boyunca duş almaya yetecek kadar bir miktar.
• 2 bin 500 ineğin ürettiği atık, 411 bin nüfuslu bir kentin atığına eşit. Yalnızca ABD’de yemek için beslenen hayvanlar, her saniye 3.2 milyon kg. dışkı üretiyor.
• Toprakların 1/3’ü hayvancılık yüzünden çölleşiyor. Çünkü dünya topraklarının yüzde 45’i hayvancılığa ayrılmış durumda.
Bu bilgiler, hayvancılığın yeryüzüne verdiği zararları anlatan Cowspiracy belgeselinden. Bunun ayrıntılarını Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü adlı kitabımın Sahte Çevreciler başlıklı bölümünde yazdım.
İklim Konferansı’nda küresel ısınmaya çözüm arayan “çevreciler”, bunları bile bile kendi hayatlarında hayvansal tüketimi sürdürüyorsa, Trump gibi davranmış olmuyor mu? Küresel ısınmanın en büyük etkeni olan hayvancılığı destekleyerek, ancak SAHTE ÇEVRECİ olunur. Bu, bilimin ortaya koyduğu bir gerçektir.

Tümü Zülal Kalkandelen - Son yazıları

Yaşam tarzına müdahalenin dik âlâsı 18 Haziran 2019 Sal
Pazar akşamı ekran başında değil, eylemdeyiz 16 Haziran 2019 Paz
Sen niye o koltukta oturuyorsun? 11 Haziran 2019 Sal