Tren kazaları neden artıyor?

14 Aralık 2018 Cuma

Dünkü yazımda camilerde gençlik kollarının kurulmasının gündeme geldiğini belirtmiştim.
O yazımın yayımlandığı sabah, Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren, YHT, Yenimahalle ilçesine bağlı Marşandiz İstasyonu’nda yol kontrolünden dönen lokomotif ile çarpıştı, 9 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Resmi açıklamaların hepsi farklı:
Anadolu Ajansı haberinde, YHT’nin üstgeçide çarpması sonucunda kazanın gerçekleştiği belirtildi; çarpışmanın ardından üstgeçit vagonların üzerine çökmüştü.
Ankara Valiliği yaptığı ilk açıklamada, “Ankara’dan Konya’ya giden Yüksek Hızlı Tren banliyö treniyle çarpıştı” dedi.
Ulaştırma Bakanlığı YHT’nin kontrol lokomotifine çarptığını bildirdi; “Lokomotifin orada olmaması gerekiyordu” denildi.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Habertürk’te bağlandığı canlı yayında, Ankara-Sincan hattında yaşanan sinyalizasyon sorunu nedeniyle makinistlerin bir süredir telsizle haberleştiğini söyledi.
Acar gazeteci Alican Uludağ, Sincan-Kayaş hattının tam bitirilmeden, 24 Haziran seçimleri için, erkenden, sinyalizasyon sistemi kurulamadan açıldığını yazdı.

*** 

AKP iktidarının tren kazaları sicili şöyle:
22 Temmuz 2004: İstanbul-Ankara seferini yapan hızlandırılmış tren, Sakarya’nın Pamukova ilçesi yakınlarında raydan çıkarak devrildi. 41 kişi yaşamını yitirdi, 74 kişi yaralandı.
27 Ocak 2008: İstanbul-Denizli seferini yapan Pamukkale Ekspresi Kütahya yakınlarında raydan çıktı. 9 kişi yaşamını yitirdi.
27 Ağustos 2009: Bilecik Bozüyük’te Eskişehir-İstanbul seferini yapan trenin hemzemin geçitte iş makinesine çarpması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti.
8 Temmuz 2018: Edirne Uzunköprü’den İstanbul Halkalı’ya giden tren, menfezin altındaki toprak kayması sonucu devrildi, 24 kişi yaşamını yitirdi 318 kişi de yaralandı.
13 Aralık 2018: Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren Yenimahalle’deki Marşandiz İstasyonu’nda kontrol lokomotifine çarptı, 9 kişi hayatını kaybetti, 47 kişi yaralandı.

*** 

Eğitim düzeyi yükseldikçe oylarının azaldığını belirten iktidar, eğitimi “İcat yapamayan tarım ülkesinde, ara eleman yetiştirmek” hedefine yöneltmişti...
Ama anlaşılan bunu bile beceremiyor:
Tek adam Yönetimi’ndeki “Parti Devleti”, liyakat ve uzmanlık yerine, partililik ve iltimasa dayalı kadrolaşmaya gidince, sadece hukuk ve adalet değil, trenler de kazaya uğruyor!

***

Demokrasinin, hukuk devletinin olmadığı yerde, can, mal ve özgürlük güvenliği de olmuyor:
DİREN HUKUK DEVLETİ...
DİREN DEMOKRASİ!