Eski yıldan yeni yıla

26 Aralık 2018 Çarşamba

Eski yıl biterken konserlerin programı ayrı bir coşkuyla hazırlanır. Yeni yıla umutla girmek, hüzünleri arkada bırakmak hedeflenir. Geçen hafta şef Ender Sakpınar yönetimindeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası Albert Long Hall’de neşeli bir yeni yıl programı sundu. 18. yüzyıldan Corelli’nin bir Konçerto Grosso’su ile başlayıp yirminci yüzyıldan Frumerie’nin Pastoral Süiti’ne ve günümüze kadar uzanan süitler vardı. Süit, Barok dönemde başlamış, her çağda kabul görmüş çalgısal bir biçimdir. Bölümler birbirine zıt tempoda, kısacık danslardan oluşur. Programda yer alan Grieg’in Holberg Süiti ve Holst’un St. Paul Süiti ile konserdeki coşku doruğa çıktı. Sakpınar orkestrasını çok iyi hazırlamıştı. Üyeler dikkatli ve keyifle müzik yapıyorlardı. Nüanslar, tempolar yerli yerindeydi. Baş kemancı Onur Akalın’ın güzel soloları kulaklarımızda yer etti. Bu orkestra, daha nitelikli çalgılara sahip olmayı hak ediyor. Konserin solisti parlak flütçümüz Bülent Evcil, ilk kez dinlediğimiz Gunnar de Frumerie’nin zarif eserinde her zamanki ustalığını sergiledi. Bülent’i ertesi gece de BİFO konserindeki Salome’nin egzotik dansında sololarıyla alkışladık. Bir sonraki gün ise müdürü olduğu İDSO ile onun organize ettiği Çin turnesine çıktı. İDSO şu sıralarda, Hollandalı şef Josef Suilen yönetiminde, Çin’in 10 ayrı kentinde konserler veriyor.

Bifo ve Labeque kardeşler
Bir eserin ilk kez gün ışığına çıkmasına tanık olmak heyecan verici bir duygudur. BİFO, Avrupa turnesinden dönüp ayağının tozuyla Bryce Dessner (1976) adlı Amerikalı bestecinin Labeque kardeşler için yazdığı iki-piyano konçetosunun Türkiye prömiyerini yaptı. Eseri ısmarlayanlar arasında Londra Filarmoni, Dresden Filarmoni, Orquestra Nactional de Espana, Orkestra de Paris ve BİFO da yer alıyordu.
Artık dünyamızda o kadar çok genç besteci var ki, ancak kendilerine özgü yeni bir renk getirenler veya ünlü müzikçilerden destek bulanlar parlayabiliyor. Bu eserde piyanistler piyanonun tuşlarından ayrılmadan, minimalist tekrarlar ve enerjik pasajlar sergilediler. Doğal ki Labeque kardeşler usta sanatçılar. BİFO ise artık Avrupa’daki ünlü emprezaryoların kataloğuna girmiş, usta bir orkestramız. Ama dinleyici yalnız çalanların ustalığını değil, konserin bütünlüğünü gözetiyor. Dessner’in yapıtı kulağımızda pek derin izler bırakmadı. BİFO’yu Salome’nin 7 Tül Dansı’ndan Beethoven’in 7. Senfonisine kadar her zamanki titiz yorumuyla izledik. Bütünüyle coşkulu bir yeni yıl programıydı.