Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Öztin Akgüç

Politik döngüsel dalgalanma

9 Ocak 2019 Çarşamba

Ekonomik döngüsel (konjonktürel) dalgalanmaya, çevrimlere, politik döngüsel dalgalanma da eklendiğinde, iktisadi etkinliklerde değişimin boyutu, çevrimin süresi değişmekte; önlem almada, politika izlemede zaman tutarsızlığını önlemek daha da zorlaşmaktadır.
Ekonomide canlanma, duraklama, kriz, yeniden canlanma evrelerinin birbirini izlediği konjonktür dalgalanma süresinin 8 ile 11 yıl arasında değiştiği iktisat yazınında yer almıştır.
Ekonomide işletmelerin makine ve donanımları normal amortisman ömürlerinin sonuna yaklaştıkça, stokları azaldıkça, yeni mal ve hizmet üretme gereği arttıkça, teknoloji geliştikçe, rekabet ve üretim güçlerini koruyabilmek için yenileme, modernizasyon yatırımları yapmaya yönelmeleriyle yatırım harcamalarının artışı, fiyatların, kâr marjlarının yükselişi, kredilerin genişlemesi, işsizliğin azalmasıyla ekonomi genişleme evresine girmektedir. Ancak ekonomide canlanma, genişleme sürgit sürmemekte; bir süre sora ekonomide talebi aşan üretim kapasitesi yaratılması, stok birikimi, yatırımların yavaşlaması, emek talebinin azalması, enflasyonun hızlanmasını önlemek için alınan önlemlerin de etkisiyle ekonomik etkinlik yavaşlamaktadır.
Ekonomide durgunluğun derinleşmesiyle, satışların azalması, kâr marjlarının daralması, yatırımların ertelenmesi, işsizliğin artması, iflas erteleme, konkordato talepleriyle finansal paniklerin başlaması, işletmelerin iflasları, piyasalardan çekilmeleri sonucu iktisadi faaliyetlerin duraksamasıyla ekonomik çevrimin kriz evresine girilmektedir.
Ekonominin çöküş sürecine girmemesi, deflasyona sürüklenmemesi için alınan önlemler, genişletici para politikası, kamu harcamalarının altyapı yatırımlarının artması, teşvikler yanı sıra işletmelerin mali yapılarını güçlendirmeleri, yenileme, modernizasyon yatırımlarını artırmaları ile ekonomi yeniden canlanma evresine girmekte, bir dalgalanma süreci tamamlanmakta, yeni bir dönemsel hareket başlamaktadır.
Ekonomik döngüsel harekete, günümüzde politik döngüsel dalgalanma da eklenmiştir. Seçim dönemine girildiğinde oy hesaplarıyla genişletici politikalar izlenmeye başlanıyor, ödünler veriliyor, geçici iş imkânları yaratılıyor, bütçe gelirleri azalırken harcamaların artması sonucu bütçe açıkları büyüyor, kamu borçları artıyor, ekonomide geçici yapay bir hareketlilik yaratılıyor. Seçim bittikten sonra, zorunlu olarak düzeltici önlemlere, kemer sıkma olarak nitelendirilen politikalara başvuruluyor, kamu harcamaları kısılıyor, vergiler artırılıyor, kamu mallarına zam yapılıyor, gerçekten sıkıştırılmış para politikası izlenmeye başlanıyor, geçici yapay genişlemeyi daralma izliyor.
TCMB’nin genel kurul toplantısının nisan yerine ocak ayına çekilmesi de politik döngüsel yapılanmanın, seçim ekonomisinin bir uygulaması olarak algılanmalıdır.
TCMB 25 bin TL sermayeli bir anonim ortaklık olup Hazine’nin sermaye payı yüzde 55.12’dir.
Banka, pay senetlerinin nominal değeri üzerinden yüzde 6 oranında ilk kâr payı, genel kurul karar verirse yüzde 6 oranında da ikinci kâr payı olarak yüzde 12 oranında kâr payı dağıtabilir. Buna göre dağıtabileceği kâr payı en fazla 3 bin TL, Hazine’nin payı da 1654 TL ile sınırlıdır. Önemli olan TCMB’nin yasal ve fevkalade yedek akçe (ihtiyat) ayırdıktan ve safi kârın yüzde 5’ini iki maaş tutarını geçmemek üzere banka mensuplarına dağıttıktan sonra kalanı Hazine’ye devretmesidir. Merkez bankalarının banknot çıkarma imtiyazlarının karşılığı olarak, kalan kârı Hazine’ye devretmeleri olağandır.
TCMB, döviz cinsinden varlıkları ve yükümlülükleri ile altın mevcudunun değerlendirilmesinden doğan kur farkını gelir tablosuna kâr/zarar hesabına yansıtmamakta, ayrı bir Değerleme Hesabı’nda izlemektedir. Değerleme Hesabı 2017 bilançosunda kaynaklar arasında 55.3 milyarlık bir boyuta ulaşmıştır. Hazine ile banka, Değerleme Hesabı’nın kullanılmasına karar verirlerse, Hazine’ye aktarılacak kaynak büyük tutarlara ulaşır. Değerleme Hesabı’nın kullanılması, kâr dağıtımından daha önemlidir.
İktidar, yerel seçimlere doğru kaynakların önemli bir kısmını tükettikten sonra, yılın ikinci yarısında kemer sıkıcı önlemleri artırma gereğini duyacaktır. Ekonomideki dengesizliklere bir de politik döngüsel dalgalanmanın daralma evresi eklendiğinde, yılın ikinci yarısında koşulların daha da ağırlaşması beklenmelidir.

Tümü Öztin Akgüç - Son yazıları

T. İş Bankası sürecin başlangıcı olabilir 20 Şubat 2019 Çar
CHP’nin oyu II 13 Şubat 2019 Çar
CHP’nin oyu 6 Şubat 2019 Çar