‘Çalışmayan’ Gazeteciler Günü

11 Ocak 2019 Cuma

Gazeteciler artık ikiye ayrılıyor.
Çalışan gazeteciler ve çalışmayan gazeteciler.
Çalışan gazeteciler de ikiye ayrılıyor...
İktidar için çalışan gazeteciler ve iktidara rağmen çalışan gazeteciler.
Çalışmayan gazeteciler de ikiye ayrılıyor.
Artık işbirlikçi olmayacağı için çalışmayan gazeteciler ve hapiste olduğu için çalışmayan gazeteciler.
Bu durumda bir daha durup düşünmek gerekiyor; 10 Ocak bu şartlarda gerçekten “Çalışan Gazeteciler Günü” müdür?
Yoksa iktidara rağmen çalışan ya da iktidar yüzünden çalışamayan gazeteciler günü müdür?
Şu anda bu ülkede;
Mesleki etik gereği arkadaşlarına destek veren...
Savundukları basın özgürlüğü anlayışı için ellerini taşın altına sokmaktan çekinmeyen...
Ve bu yüzden hapse atılan gazeteciler “çalışmıyorlar”.
Haber yaparken bağımsız gazetecilik ilkelerini uyguladıkları için aylarca, yıllarca tutuklu yargılanan...
Üstüne üstlük yıllar boyu kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaya çalıştıkları, yarattığı tehlikeye dikkat çektikleri bir terör örgütünün propagandasını yapmakla suçlanan gazeteciler “çalışmıyorlar”.
Tehditlerle bilenen sansür kılıçlarının açtığı yaralar yüzünden her geçen gün daha da çok kan kaybeden bu meslekte, korkusuzca doğruyu yazmaya, söylemeye devam eden gazeteciler artık iş bulamadıkları için “çalışmıyorlar”.
İktidara muhalif bir avuç gazeteci ise kelle koltukta çalışıyor.
Her an özgürlüklerini kaybetme tehlikesinde, kellelerinin alınabileceğini bile bile, ölümüne...
Çalışan” gazetecilere gelince...
Onlar sadece iktidara çalışıyorlar.
İktidarın ekmeğine yağ sürüyorlar.
Kraldan çok kralcı yazılar yazıyorlar.
Karaları aklamak için taraflı röportajlar yapıyorlar.
Yalan haber yapmaktan, olmayanı var, olanı yok göstermekten utanmıyorlar.
İktidarın onaylamayacağı hiçbir haber için kalem oynatmıyorlar.
Yola getirdiği bu güruhun desteğinden güç alan Cumhurbaşkanı da 10 Ocak’ta hiçbir şeyden gocunmadan bir kutlama mesajı yayımlıyor.
Medyanın bağımsızlığını en iyi biçimde sağlama hususunda, hukuki düzenlemeler kadar, basın mensuplarının meslek ahlakına ve tarafsızlık ilkesine uymaları da önem taşımaktadır” diyor.
Medyamızın, meslek ilkelerini ve milletimizin hassasiyetlerini dikkate alarak, doğru bilgilendirme görevini en güzel şekilde yapacağına ve demokrasimize katkıda bulunmaya devam edeceğine inanıyorum” diyebiliyor.
Basın emekçilerinin Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyor, görevlerini yaparken vefat eden basın mensuplarına Allah’tan rahmet diliyor, bu vesileyle tüm basın çalışanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum” demeye cüret ediyor.
O yüzden;
Neredeyse her haftasında ardı ardına “öldürülmüş” bir gazetecinin yasını tuttuğumuz ve aydınlatılmayan o cinayetlerin hiç ama hiç verilmeyen hesabını hınçla sorduğumuz şu Ocak ayında...
Ayın 10’u bundan sonra Çalışan Gazeteciler Günü değil;
Çalışmayan, çalışamayan, çalıştırılmayan gazeteciler günü olmalıdır.
Ve 57 yıl önce kazanılmış mesleki hakların karşılığı kalmayan mutluluğu...
Artık yerini, gasp edilmiş haklara duyulan öfkeye bırakmalıdır.