Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

Barışçıl gösteriler ve polis şiddeti

20 Ocak 2019 Pazar

Anayasanın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26. maddesine göre “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
Yine Anayasanın 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu gibi kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmış, 19. maddesinde ise herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğine sahip olduğu ifade edilmiştir.
10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen, ülkemizde ise 27 Mayıs 1949 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak geçerlilik kazanan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin özellikle 1, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 19 ve 20. maddelerinde özetle: Bütün insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğdukları, yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliğinin herkesin hakkı olduğu, hiç kimseye işkence yapılamayacağı gibi insanlık dışı ve onur kırıcı şekilde davranılamayacağı, herkesin yasa önünde eşit olduğu, herkesin anayasa ya da yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkının bulunduğu, hiç kimsenin keyfi olarak yakalanamayacağı, herkesin hak ve yükümlülükleri belirlenirken bağımsız ve tarafsız bir mahkemede açık ve adil bir biçimde yargılanma hakkının olduğu, herkesin suçu kanıtlanana kadar masum sayılması gerektiği ve suç isnat edilen kişinin savunması için bütün güvencelerin sağlanmasının gerekliliği, herkesin düşünce ve anlatım hakkına sahip olmasının bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını kapsadığı, herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğünün olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.

Gösteri yürüyüşü
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de benzer şekilde yaşama hakkına, işkence yasağına, özgürlük ve güvenlik hakkına, adil yargılanma hakkına, düşünce, vicdan, din ve ifade özgürlüğüne, örgütlenme ve toplanma özgürlüğüne vurgu yaparak üye devletleri bu hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sağlamak ve korumakla yükümlü kılmıştır.
2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda toplantı; “belirli konular üzerinde halkı aydınlatmak ve bir kamuoyu yaratmak suretiyle o konuyu benimsetmek için gerçek ve tüzel kişiler tarafından bu Kanun çerçevesinde düzenlenen açık ve kapalı yer toplantıları”, gösteri yürüyüşü ise “belirli konular üzerinde halkı aydınlatmak ve bir kamuoyu yaratmak suretiyle o konuyu benimsetmek için gerçek ve tüzel kişiler tarafından bu Kanun çerçevesinde düzenlenen yürüyüşler” olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 3. maddesinde de herkesin önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

Sembolleşmiş toplantılar
Ülkemizde yakın tarihte gerçekleşmiş bir gezi direnişi pratiği var ve bu pratik Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından rapora bağlanmış durumda. Türkiye İnsan Hakları Kurumu 30.10.2014 tarihli raporda, AİHM kararlarına, AİHS’e, Anayasaya, Venedik Komisyonunun 25.6.2012 tarihli Barışçıl Gösteri Kılavuzuna ve hakkın kullanılmasını oldukça sınırladığı sonucuna varılan 2911 Sayılı Yasaya atıfta bulunularak polisin Gezi olaylarına ve göstericilere müdahaleleri değerlendirilmiş ve genel olarak müdahalelerin amacını ve yasal sınırlarını aştığı, gücün orantısız olarak kullanıldığı tespiti yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 25.03.2015 tarih 2013/2394 başvuru numaralı kararında da anayasanın 34. maddesinin fikirlerin silahsız ve saldırısız, barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvenceye aldığı tespiti yapılmıştır. Kollektif bir şekilde kullanılan bu hakkın düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı verdiğinin altı çizilmiş ve bunun dışında toplantının ve gösteri yürüyüşünün hangi amaçla yapıldığının bir önemi olmadığına vurgu yapılmıştır.
Karara göre, şekli bir yaklaşımla sadece yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle toplantı ve gösteri yürüyüşüne müdahale haklı görülemeyecektir. Türkiye’de sembolleşmiş bazı toplantıları (bakın gösteri yürüyüşü demiyoruz) somut olarak değerlendirmek ve paylaşmak istiyorum. Birincisi Cumartesi Anneleri, bugüne kadar, on dört yıl boyunca bir kere bile bırakın saldırganlığı taşkınlık yapmışlar mıdır? İkincisi Ankara’da Yüksel Caddesi eylemcilerinin iki yılı geçkin zamandır etraflarına yan gözle baktıkları görülmüş müdür? Veli Saçılık’a tek kişilik gösterisi nedeniyle yaklaşık iki yüz kez soruşturma yapıldı. Veli Saçılık’a müdahale edilmesini gerektiren, soruşturma yapılmasını haklı kılacak bir tek şikâyet ya da sebep var mıdır? 76 yaşındaki Perihan Pulat hangi kamu düzeni ye da kamu güvenliğini tehdit etti de polis şiddetine maruz kaldı.Silahsız ve saldırısız bir şekilde gösteri yürüyüşü düzenleyen kadın hakları savunucularının şimdiye kadar kime ne zararı olmuştur? LGBT’nin onur yürüyüşü her yıl neden yasaklanır? Göstericilerin halka, başka türlü düşünenlere, hatta kendilerine saldırgan davranışlar sergileyenlere silahlı ya da silahsız bir saldırıları olmuş mudur? Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ulus Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nı ışıklandırmamasını protesto edenlerin silahı veya saldırgan bir hareketi mi vardı? Neden daha anıtın önüne gidemeden yolları kesilir, gösterileri engellenir? Makro Market işçileri sorunlarını kamuoyu ile paylaşmak için Ulus Meydanı’na giderken kime saldırdı ya da nereleri kırdı döktü de daha pankartlarını açamadan engellendiler?
Sonuç olarak; toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak bir hak ise bu hakkın kullanımının oldukça geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği de bir realite olduğuna göre polisten bu hakkın kullanımına saygı gösterilmesini istemek de eşit değer de bir haktır.

Av. MUSTAFA KARADAĞ

Tümü Olaylar ve Görüşler - Son yazıları

Emekli-Sen kararı 15 Şubat 2019 Cum
YSK’nin kararları yok hükmündedir 15 Şubat 2019 Cum
Opera... 15 Şubat 2019 Cum