Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Mümtaz Soysal

İki Devletlilik

23 Kasım 2013 Cumartesi

ANNAN Planı’ndan beri sık sık sözü edilen bir kavram oldu: İki devletlilik. “Kıbrıs sorunu” denen anlaşmazlığın federatif bir çözümle giderilebileceğini savunanlar Ada’daki Kıbrıslı Türklerin Rumlarla bir araya gelerek federal bir ortaklık kurmalarını öngörmekteydiler. Sistemin ikili bir eşitlik ve paylaşım izlenimi vermesine karşın, bunun yanıltıcı bir görüntü olduğu, çoğu zaman taraflardan birinin ağır bastığı bir gerçekliğin yaşandığı ya da sürekli bir çekişme havasının yaratıldığı da çok söylenmiştir.
O bakımdan, yavaş yavaş iki devletli çözümü bambaşka bir doğal ilişki biçiminde uygulamanın çok daha verimli ve başarılı olabileceği sonucuna varılmaya başlandı. Aynı coğrafyada komşu iki devletin başka diyarlarda olup bitenlerden bağımsız olarak, karşılıklı tanıma, iyi geçinme ve saldırmazlık paktları imzalayıp yan yana yaşayabilecekleri uygar bir ilişkinin kurulması da gündeme getirilebilir.
İki büyük kültürün ve tarihin mirasçısı olan Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar bunu deneyemezler mi? Yakın geçmişin yanlışlarını, kötülüklerini unutup birbirini anlayıp bilerek.
Öylesi herhalde çok daha rahat, kavgasız, tasasız, beyhude harcamasız ve dolayısıyla daha ekonomik olabilir elbet.
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi devletler arası büyük kuruluşların yerkürenin bu kısmını biraz kendi haline ve kendi insanlarına bırakmaları daha doğru olacağa benziyor. Çünkü başka türlü, arabulucu, barıştırıcı ve çözüme götürücü rollere soyunanlar ister istemez kendi çıkarlarını ve emellerini işin içine sokmadan edemiyorlar. Oysa ara sıra kavga etmek kadar baş başa verip kendi aralarında anlaşmaya varıp birbirine yardım etmeleri de bu sıcak iklimdeki komşulukların alışkanlıklarından biri değil midir?

Tümü Mümtaz Soysal - Son yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014 Çar
Kırım ve Komşumuz Rusya 17 Mart 2014 Pzt
Acı 14 Mart 2014 Cum