Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Obskürantist rejim

14 Şubat 2019 Perşembe

Türkiye’de lağv edilen “Parlamenter Demokrasi”nin yerine kurulan yeni rejimi tanımlamak için, “Tek Adam Yönetimi” anlamına gelen, AKP’nin icat ettiği “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı yetersiz kalıyor.
Bence bu yeni rejimin gerçek niteliği, geçen yazımda sözünü ettiğim “Obscurantist rejim”.
Yazımın başlığında da bu terimin Türkçe okunuşunu kullandım.
“Obskürantizm”e “Bilmesinlercilik” de deniyor.
Kısacası “Bizden başka kimse bilmesin” anlamına gelen bir terim.
“Bilgisizlik taraftarlığı”, “Özgür düşünce karşıtlığı”, “Belirsizlik yandaşlığı”, “Gelişme ve entelektüel ilerleme karşıtlığı”, “Aydın ve tartışma düşmanlığı”, “Aydınlanma karşıtlığı” gibi anlamları da var.
Hafif edebi bir tonla “Karanlıkçılık” da denilebilir ama bence en net karşılık, henüz kullanılmamış olan “Karartmacılık”...
Çünkü esas olarak siyasal, dinsel ya da kültürel iktidarların, hem amaçlarını, hem bilgilerini, hem de işleyişlerini, geniş kitlelerden saklama, yani amaçlarını ve uygulamalarını “karartma” eylemini kapsıyor.

***

Bu iktidar sadece kendi hatalarından kaynaklanan olaylara ilişkin haberlere mahkeme ve RTÜK kararlarıyla yasak getirmekle kalmıyor, yaptıkları çok daha temel “karartmalar” var:
Daha işin en başında “Demokrasi” için yola çıktıklarını söylediler, bu yolun “Demokrasiye” gitmediğinden kuşku duyanları, bugünkü sıkıntıları o zamanlar dile getirenleri “niyet okumakla” suçladılar.

Bugün gelinen noktada iktidarın genel işleyişi de artık hep “obskürantist” yani “karartmacı”:
Anayasa Mahkemesi’nin iktidarı denetleme yetkileri sınırlandırıldı ve kısıtlandı.
Meclis’in yürütmeyi denetleme yetkileri de sınırlandı ve kısıtlandı.
Dış ilişkiler gizlilik içinde götürülüyor; kendileri de zaten dış ilişkilerin istihbarat örgütleri kanalıyla yürütüldüğünü belirtiyorlar.
Sayıştay’ın devlet kurumlarının harcamalarını denetleme yetkileri kuşa çevrildi.
Politikacıların, yöneticilerin kamuoyunu ilgilendiren ekonomik ve mali bilgileri ve işlemleri “Özel hayatın gizliliği” çerçevesinde gizleniyor.
Kamu ihaleleri alan bazı şirketlerin anlaşma koşulları, mali ve ekonomik bilgileri, “ticari sır” denilerek kamuoyundan saklanıyor.
Başbakanlık “Örtülü ödeneği”ne ek olarak bir de Cumhurbaşkanlığı için bütçesi yıldan yıla artırılan “Örtülü ödenek” icat edildi.
Bazı tahsisler ve ihaleler herkesten habersiz yapılıyor; medya zaten iktidarın denetiminde olduğu için, bazı küçük haberler dışında bunlar hiç duyulmuyor.
Bunlar hemen aklıma gelen örnekler; halkın bilgi edinme hakkı için yaptığı başvurulara gelen garip yanıtları aktarmaya ise yerim yetmez!

***

OBSKÜRANTİST REJİME HAYIR:
YAŞASIN ŞEFFAF DEMOKRASİ!