Köşe Yazısı

A+ A-
Zafer Arapkirli

‘Total beka’ sorunu

22 Şubat 2019 Cuma

Seçim kararı alındığından itibaren, hatta ta referandum öncesinde, koalisyon ortakları “Bu bir beka sorunu” cümlesini kurmaya başlamışlardı. Daha önceki bir yazımda, bu iki partinin de (AKP-MHP) aslında yalın bir gerçeği dillendirdiklerini, hem kendileri hem de 16 Nisan hileli referandumu ile kurdukları yeni rejimi “oturtmak” adına, hemen sonrasındaki iki seçimi de (24 Haziran ve 31 Mart) kazanmanın şart olduğunu vurgulamıştım.
Bu iki seçimde alacakları en ufak bir “sıyrık” bile, Türk usulü totaliter rejimin yeni versiyonu (Turkotarianism 2.0) açısından bir tökezleme anlamına gelecekti. Nitekim bu anlayış, yaklaşan seçim öncesinde, her iki partinin söylemlerine hâkim durumdadır.
Ağızlarını her açtıklarında, buram buram “Kuşatılmışlık sendromu” kokan, bir tür “Siz hepiniz!.. Biz ikimiz!..” içeriğinde haykırmaktalar. Hani şu aksiyon filmlerinde sırt sırta verip, kılıçları çekip, yaklaşan ve kendilerini bir çembere sıkıştırmak istediğini sandıkları, düşmanları bertaraf etmeye dönük bir “defansif pozisyon”dan söz ediyorum.
Malum, “Ey CeHaPe, Ey Akşener, Ey HeDePe, Ey PeKeKe, Ey Karamollaoğlu, Ey Dış Güçler, Ey Domates, Ey Sivribiber, Ey Katil Esed, Ey Muhterem Hoc’efendi (pardon... bugün o “FETÖ Alçağı” oldu değil mi? Unuttum...)” diye meydan okudukları cephe(!).

Çoklu beka savaşları
Oysa ki, bu “beka sorunu”, sadece onların değil. Karşılarındaki sözüm ona “cephe”nin her bir unsuru da kendi başına birer “beka savaşı” veriyor.
Ey Bay Kemal” (nam-ı diğer Sayın Kılıçdaroğlu’ndan) başlayalım:
1 Nisan sabahı ne olacağını tam olarak kestirebilen var mı ana muhalefet partisi içinde? Genel merkezden, örgütün en ince kılcal damarlarına kadar, herkesin tarihi bir hesaplaşmanın hazırlıkları içinde olmadığını söyleyebilir mi hiçbir partili? Şimdiden, kanlı bıçaklı bir iç boğazlaşma içinde olduklarını herkes bilmiyor mu? Âlemin bildiğini âlemden saklamayın.
İYİ Parti ile devam edelim:
Yola büyük umutlarla çıkan ve (hakkını teslim edelim) büyük maniaları aşan, ama bir türlü rüzgârı yelkenlerine dolduramayan Sayın Meral Akşener’in, olası bir başarısızlıkta “Üçüncü bir istifa git-geli”ne tahammülü kaldığını söyleyebilir mi kimse?
HDP cephesine bakalım:
En büyük “beka sancısı”nı yaşayan partilerden biri olduğu gerçeğini kim inkâr edebilir? Kürt Siyasi Hareketi açısından da önemli bir dönüm noktasıdır bu seçim. On yıllara dayanan “inkâr, tecrit, hatta infaz” siyasetinin hedefi oldukları gerçeğini teslim etmekle birlikte, terör örgütü ile ilişkisini hemen hiçbir dönem tam olarak doğru rotaya oturtamayan, önceliklerini bir türlü doğru belirleyemeyen (bkz. Leyla Güven’in durup dururken bugün Öcalan’ın hukuku için eyleme kalkışıp parti örgütünü hedef tahtasına oturtması) bağımsız siyaset oluşturmakta zorlandığı ayan beyan ortada bir HDP açısından da, bu seçim önemli bir dönüm noktası olacaktır.
“Bilge Adam” Sayın Temel Karamollaoğlu’na geçelim:
Bu seçimde de “marjinalite”nin sınırlarından dışarı kendisini atamazsa, bir daha asla Milli Gazete manşetlerinin ötesine geçebilecek bir siyasi güç olmayı hak edemeyeceği için, takkeyi masaya koyup yeniden düşünmek zorunda kalmayacak mıdır?
“Eyy Dış Güçler...”in de işi zor:
ABD’sinden AB’sine, 31 Mart’ta yerini sağlamlaştırmış bir Yeni Rejim’i, şaşkın ördek gibi izlemek zorunda kalacaklardır. Fısır fısır alternatifçilik oynayan, “Yedek- AK hareket” de diyebileceğimiz “Müzmin Utangaç Muhalifler Teşkilatı”na yani Gül- Babacan-Davutoğlu forvet üçlüsüne güveniyorlarsa, buna “siyasi futbol tarihinin en kısa fıkrası” diye bakarım.
Geriye ne kaldı?
Ağlak Vaiz mi? Güldürmeyin beni... O çete, eski koalisyon ortağına karşı beka savaşını, ta 17-25 Aralık’ta kaybetti. Geçmiş olsun.
Haa, tabii... DBT’yi (Domates-Biber-Patlıcan) atlamayalım...
Onlar hiçbir zaman “altta” kalmaz. Bilen bilir.
Demem o deme ki, ekonomi böyle bir halde iken, “Ekonominin güçlü ve sözü geçen tüm aktörlerinin, yani Ey Dolar’ın, Ey Faiz’in, Ey Dış Borçlar’ın, Ey Enflasyon’un” bunca güçlü olduğu bir ortamda, bir tek onların “beka sorunu” yok.
Âlem biliyor.

Tümü Zafer Arapkirli - Son yazıları

Her şey... 23 Ağustos 2019 Cum
Homur-ing 16 Ağustos 2019 Cum
Vandallara geçit yok! 9 Ağustos 2019 Cum

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Meral Akşener, Leyla Güven