Köşe Yazısı

A+ A-

‘Kaçan!’ 1 Mart tezkeresi fırsatı

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
5 Mart 2019 Salı

Mart ayında, yakın tarihimizin yaşanmış önemli olaylarından biri de 16. yılını idrak ettiğimiz, TBMM’de 1 Mart 2003 günü yapılan, kamuoyu tarafından 1 Mart tezkeresi olarak anılan oylamadır.
O gün kısaca Mutabakat Muhtırası denen, adı tam olarak “Türkiye Cumhuriyeti ile ABD Arasında Irak’a Karşı Geçici Olarak Konuşlandırılacak Kuvvetlerin Durumunu Saptamak ve Temel Politika, Prensipler ve Sürecin Oluşturulması Hakkındaki Anlaşma” olan metin TBMM’nin onayına sunuldu.
O günkü Meclis iktidar kanadı AKP ile muhalefetteki CHP’den oluşuyordu. Kuruluşunun üzerinden daha bir yıl, iktidara gelişinden o yana daha 4 ay geçmemiş bulunan ve ABD’ye istenen her kolaylığı sağlayacağını vaat etmiş olan AKP’nin TBMM’deki çoğunluğu 1 Mart tezkeresinin geçişini sağlamaya rahatlıkla yeteceğinden Meclis’te görüşmeler yapılırken, ABD, askeri birliklerini gemilere bindirmiş, Mersin açıklarında alesta bekliyordu. Gerçi CHP tezkereye aleyhte oy vereceğini söylemişti ama oy oranı gerekli çoğunluğun oluşmasını engellemeye yetmediğinden kimse sonuçtan kuşku duymuyordu.
Nitekim ilk gelen haberler, Meclis’in çoğunluğunca onaylanan tezkerinin geçtiği yönündeydi.
Ama çok geçmeden gerçek anlaşılacaktı. Tezkerinin kabulü için nitelikle çoğunluk gerekmekteydi, o da, bir kısım AKP’liler de aleyhte olduklarından sağlanamamıştı.
16 yıl önce 2003 Mart’ında, TBMM Türkiye’nin ABD’nin Irak’ı işgalinde sıçrama tahtası olmasını reddetmiş, bölgede eninde sonunda bizim yaşamsal çıkarlarımızı da çiğneyecek bir istikrarsızlığa kafadan dalınmasına “hayır” demişti.

***

16 yıl önce bugünlerde 1 Mart 2003’te tezkerinin reddi, Türkiye’nin bölgeyi saracak bir yangına methaldar olmasını önleyecek bir fırsat doğurmuştu.
Aradan geçen 16 yıldan sonra, Türkiye’nin, 1 Mart 2003’te Irak’ta kafadan dalmayı reddettiği, Irak’ın hemen yanı başındaki Suriye yangınına, bu kez güle oynaya, koşa koşa, körükle gittiği ve bu badirede en fazla kayba uğrayan iki taraftan biri olduğu açıkça görülmektedir. Şimdi bu durumda 1 Mart 2003’te TBMM’nin yarattığı fırsat kaçırılmıştı denemez mi?
Bu sorunun yanıtı “hayır”dır. Ortada kaçırılmış bir fırsat falan yoktur. Irak müdahalesinin de, unsurlarından biri olduğu BOP veya diğer adıyla GOP’un yaşama geçmesi için yapılan ön hazırlıklardan biri de, “Ilımlı İslam”ı, bölgede sınırların değişmesini de içeren Amerikan planını yaşama geçirmek dahil kapitalizm ve ABD politikalarıyla uzlaştıracak olan AKP’nin bir ABD-Türk ortak yapımı olarak dizayn edilmesiydi.
Ancak “Tezkere”yi ve daha sonra atılacak adımları kolaylaştırmak için ABD tarafından iktidara taşınmış olan AKP, 1 Mart 2003 günü beceriksizlikten işlevini yerine getirememişti.
Ama AKP misyonundan vazgeçmiş değildi. Nitekim genel başkanları, herkese açıkça ilan ediyordu:
- GOP’un eşbaşkanıyım.
Bu açıklamanın ardından, Türkiye tıpkı Irak’ın işgali gibi, büyük ABD planının parçalarından biri olan Suriye’nin istikrarsızlaştırılması girişimlerinde seve seve rol aldı. Suriye’de Esad’ı deviriyoruz diye Türkiye’yi 3.5 milyon göçmen ile doldurduktan başka bir de güneyimizde PKK uzantısı olan ve ABD tarafından yoğun biçimde silahlandırılıp, candan desteklenen PYD-YPG belasını başımıza saran olaylar zinciri, bir yanılgının değil, göz önündeki failleri hâlâ kavrayamamış bile olsalar, kasti bir duruşun, tavır alışın sonucudur.
Toz dumandan gözün gözü görmediği, sap ile samanın birbirine karıştığı bir ortamda, bu bedahati bir kez daha anımsatmamız, BOP’un eşbaşkanlığı için dizayn edilmiş, AKP iktidarda kaldıkça ABD ile ilişkileri, ulusal çıkarlarımızın gerektiği doğrultuya sokmanın neden mümkün olmadığının daha açık anlaşılması açısından zorunludur.
Bu kısır çekişme ortamında, her şey o kadar çabuk ve kolay unutuluyor ki!..

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Binali’nin zaferi ve Tayyip Bey 14 Haziran 2019 Cum
‘Yunan’ 11 Haziran 2019 Sal
Ne yapsın garip imam? 7 Haziran 2019 Cum