Köşe Yazısı

A+ A-

Ceyhun Atuf Kansu 100 yıllık tohum...

10 Mart 2019 Pazar

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden unutulmaz günlerin 100. yılındayız. Bu yıl Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışından Amasya tamimine, Erzurum ve Sivas kongrelerinden Ankara’ya gelişine kadar Kurtuluş Savaşı hazırlıklarının 100. yılını kutlayacağız.
Bu kutlamalara aklın ve bilimin ışığını koymazsak gerçekler karanlıkta kalır. Cumhuriyetin bir özelliği de kendi gücünü ve ışığını sonraki kuşaklara aktaracak aydınlar, güçlü kalemler yetiştirmesidir. Onların başında bu yıl doğumunun 100. yılını kutlamakta olduğumuz şair, çocuk hekimi, yazar, Cumhuriyet aydını Ceyhun Atuf Kansu gelir.
Kansu’nun ağırlıklı olarak şair yanını geçen perşembe günü kitap ekinde, Ataol Behramoğlu, Turgay Fişekçi dile getirdiler. 12 Mart’ta Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Kansu ailesi ortaklaşa çalıştay düzenleyecek. 15 Mart’ta Türk Tabipleri Birliği, Anadolu çocuklarının kızamıktan ölümünü destansı bir ağıtla bize yaşatan Kansu’nun hekim-insan-şair yanını selamlayacak. 28 Mart’ta Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergi var...
Etkinlikler sonbahara dek devam edecek...

***

Ceyhun Atuf Kansu’nun şiirsel yazılarına ayrıca değinmek gerek. Onun bütün yapıtlarının ortak paydası sevgidir, doğadır, halktır, halkın özlemlerini yakalayıp gerçekleştiren Atatürk’tür.
Bu anlamda “Atatürk ve Kurtuluş Savaşı” başlıklı denemesi en güzel 100. yıl anlatımlarından biridir. Kansu’nun denemeleri için “nesirsel şiir” de diyebiliriz. Öylesine akıp giden bir anlatımla kaleme aldı, Samsun’dan İzmir’e Kurtuluş Savaşı’nın kilometre taşlarını. Kansu bu eseri için, “Bir halk kitabı” diyor. Yıllarca Turhal Şeker Fabrikası’nda doktorluk yapmış, Anadolu insanını tanımış, Atatürk’ün yaptıklarını, yapmak istediklerini özümsemiş bir bilge kişilikle, halkın dilinden anlatır her şeyi. Şiirlerle, türkülerle bezer anlatımını. Kansu’nun dili, dağın eteğinde doğan ırmağın şelalelerle çağlaması, düz ovada yayılıp toprağı bereketlendirmesi, vadilerin arasından yatağının çevresini yeşil halkalarla örerek ilerlemesi, bütün bunlardan fazlasıdır...
Atatürk’ü halkla o kadar güzel birleştirir ki; Mustafa Kemal’in, “Bu milletle neler yapılmaz” sözünü alır, milletin gücüyle Atatürk’ün millete olan inancını harmanlar. Milletle buluşmanın, onun gücüne inanmaktan geçtiğini bugünkülere de ders olacak biçimde söze döker.

***

Işık Kansu’nun oğlu Ceyhun’un 2 Aralık 1991’de akşam saatlerinde doğum muştusunu aldıktan hemen sonra Işık’la buluştuk. Kadriye’nin sağlık haberiyle birlikte bize kutlamak düşüyordu. Akşam erken saatlerde başladık, sabah erkenden noktaladık. O gün Kansu ailesine yeni bir Ceyhun gelmişti...
Ceyhun Atuf Kansu’nun bıraktığı eserlerle Cumhuriyeti yeni kuşaklarda çoğaltma mücadelesi ise kesintisiz devam ediyor.
Bugün Türkiye adeta bir yangın yeri... Bu yangın yerinde Kansu’lar yeşerir mi?
Hem de nasıl yeşerir!
Doğanın yasasıdır; orman yangınlarından sonraki ilk mevsimde yeşerme başlar. Örneğin kızılçam ormanının kozalağındaki tohum 500 derece sıcaklığa kadar dayanır. İlk fırsatta yeşerir.
Ceyhun Atuf Kansu’nun 100. yaşına selam olsun...
“Bağımsızlık Gülü” hiç solmayacak...

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

‘İmdat... Boğuluyorum... Kızım işsiz!’ 22 Ağustos 2019 Per
ABD Suriye yerine Türkiye’ye mi girecek? 21 Ağustos 2019 Çar
Seçimle gelen kayyımla gider! 20 Ağustos 2019 Sal

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Işık Kansu, Kadir Has, Turgay Fişekçi