Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Hüseyin Baş

Finansal Krizde Kriz!

30 Eylül 2008 Salı

Finansal spekülasyonlar sonucu iflasın eşiğine dayanan bankaları kurtarmak için bir süredir büyük merkez bankalarının kamuya ait dolar musluklarını açtıkları biliniyor. Buna koşut olarak sistemik bir krizin önlenmesine dönük bazı önlemlerin alındığı da gerçek. Ama çoğunlukla sorulan, ne var ki, kimsenin tatmin edici bir yanıt veremediği soru şu: Ne zamana kadar?

Lehman Brothersın güç duruma düşmesine seyirci kalmayı yeğleyen W. Bush yönetimi, aniden bunun tam tersini yaparak küresel ölçekte bir krizin önlenmesiiçin sigorta devi AIGye bir çırpıda 85 milyar dolarlık destek sağlamıştır. Fransız gazetesi LHumanitenin anımsattığı gibi kapitalizmin kadim “ ‘kârlar özele zararlar kamuya özdeyişinin bugün de, kuşkusuz yarın da geçerli olmaya devam ettiğini göstermiştir.

Ancak öyle görünüyor ki, AIGye verilen bu destek, miktar olarak bakıldığında devede kulakdahası denizde bir damlabile değil. Biraz da bu yüzden W. Bush giderayak, özellikle de finansal kriz sonrası kamuoyu yoklamalarında şimdiye değin görülmemiş ölçüde neredeyse dibe vuran Cumhuriyetçi aday McCaine arka çıkmanın yanı sıra çaresizlik içinde ağlaşıp duran piyasaları bir nebze de olsa sakinleştirmek adına 700 milyar dolarlık bir yardım paketini acil olarak onaylanması için Kongreye sevk etmiştir. Bu miktar ne denli önemli olsa da kuşkusuz finans piyasalarının içinde devindikleri derin krizin atlatılmasına yeterli olmaktan uzak. Ayrıca bu satırların yazıldığı ana kadar söz konusu paket onaylanmış da değil. Zira 700 milyar dolarlık yardım paketi Kongrede sadece çoğunlukta olan demokratlar tarafından değil, beklenmedik bir biçimde, birbirlerine zıt görüşlerde de olsa Cumhuriyetçiler tarafından da eleştiriye uğramış ve bu paketin acilen onaylanmasını geciktirmiştir. Bu gecikme salt Amerikanın değil, tüm dünya borsalarının yeni bir çöküşüne yol açmıştır. Bilindiği üzere söz konusu yardım paketi, yeni bir örgütün kurulmasını ve zor durumdaki finans kuruluşlarının çürükhisse senetlerini sözü geçen bir örgüte devretmelerini öngörmektedir. Bu, uzmanlara bakılırsa iflasların çığı halinde birbirini izlemesini önleyecek, mutlaka gerekli görülen bankalar arası nakit alışverişinin gerçekleşmesini sağlayacak güven ortamını yaratmaktır. Ne var ki, sorun, Demokrat çoğunluğa göre, söz konusu operasyon vergi mükellefleri için büyük yük anlamına gelmektedir. Özellikle de paketin tek yanlı bir biçimde bankaların düze çıkmasını sağlarken krizin zora soktuğu aileleri hesaba katmamaktadır. Bankalar komisyonu başkanı Demokrat senatör Chiristopher Dodd, planın bu haliyle uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürmektedir. W. Bush yönetiminin ekonomik ve sosyal alanlardaki performansını (!) bilen Amerikan kamuoyu ise büyük çoğunluğuyla kamuya ve vergi mükelleflerine ait milyarlarca doların krizin sorumlusu, çoğu düpedüz üç kâğıtçı olarak görülen spekülatörlerin kurtarılmasına gitmesinden kaygı duyaktadır. New York Times yeni başyazılarından birinde, W. Bush yönetiminin bugünkü krizde aşırı zenginlerin vergilerini indirdiği için büyük sorumluluğa sahip olduğunu vurgulamakta, bugün ise mükelleflerin 700 milyar dolarını salt Wall Street ve bankaları yeniden ayağa kaldırmak için kullanmaya çalışmakla eleştirmektedir.

Gerçi her iki aday da bir müdahale planı konusunda ortak bir görüşte anlaşmışlardır. Ama taraflar arasında yine de temel bazı görüş ayrılıkları da yok değildir. Nitekim, Obama ve Demokratlar finans piyaslarının kurallara bağlanmasını, spekülasyonlarla büyük kârlar sağlayan fırsatçıların vergilendirmesini koşul olarak ileri sürmüşlerdir. Buna karşılık LHumanite yazarı Jacques Coubardın önemle altını çizdiği gibi, bunun gerçekleşmesi yine de zor görünmektedir. Zira bu konuda karar verecek komisyonun üyleri doğrudan finans sistemine bağlı uzmanlardan oluşmaktadır(LHumanite, 26.09.2008).

700 milyar dolarlık yardım paketinin encamı şu anda belirsiz. Büyük bir olasılıkla da koşullu da olsa Kongrenin onayını sağlayacak görünmektedir. Ama işin eğlenceli bazı yanları da yok değil. Zira demokrat aday Obama yardım paketine krizin asıl mağdurlarının dahil edilmediğini, büyük ve kolay kâr uğruna her şeyi mübah gören açgözlü spekülatörlerin hizaya getirilmesine yönelik koşullar ileri sürerken W. Bushun devamı sayılan Cumhuriyetçilerin, Demokratlar tarafından ileri sürülen koşulları Eyvah, sosyalizm geliyor çığlıklarıyla karşılamaları, hayli eğlenceli bir güldürü olması bir yana, aynı zamanda ibret vericidir. Ve bundan çıkarılması gereken ders de küreselleşen kapitalizmin”, şu günlerde Avrupayı, Güney Amerikayı, Uzakdoğuyu sarsmaya başladığı büyük krize karşın bırakınız adam olmayı eşyasının tabiatına uygun olarak adam olmaya yönelik en utangaç adımları bile atmaya niyeti olmadığı, yeteri açıklıkla anlaşılmış bulunmaktadır.

Krizin çaresi yok değil. Kural tanımaz küresel piyasacıların doyumsuz kredi taleplerini sınırlayacak reformlar, hisse senedi sahiplerinin kârlarının, tavan tespitiyle sınırlandırılması, Avrupa Birliğince de kutsanan sermayenin serbest dolaşımı özgürlüğüne son verilmesinin, büyük sermayeden çok kendilerini halkın esenliğine ve bilime adamış dürüst ekonomistler tarafından uzun süredir önerildiği ise kimse için sır değil.

Bırakmayın geçmesinler, bırakmayın yapmasınlar!

Tümü Hüseyin Baş - Son yazıları

Dünyanın Su ile de Başı Dertte 26 Mart 2012 Pzt
Artan Doğa Felaketlerine Seyirci Kalmak... 19 Mart 2012 Pzt
Tunus Nereye?.. 12 Mart 2012 Pzt