Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

Yüz yıldır mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz

14 Mart 2019 Perşembe

Bu topraklarda hekimler her zaman ülke sorunlarına duyarlı, her zaman bilimden, aydınlanmadan, laiklikten, bağımsızlıktan, barıştan ve özgürlükten yana oldular.

[Haber görseli]

Bundan yüz yıl önceydi.
Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, Mondros Mütarekesi imzalanmış, 13 Kasım 1918 günü İtilaf Devletleri’nin 61 parça harp gemisinden oluşan bir donanması İstanbul önlerine demir atmıştı. Bu, açıktı ki, topyekûn işgalin başlangıcıydı. Nitekim, kısa süre sonra Tıbbiye’nin bir bölümü de işgal edilecekti.
Haydarpaşa Tıbbiyesi’nden Sarayburnu’ndaki düşman gemilerini gören tıbbiyelilerin yürekleri kan ağlıyordu.

14 Mart 1919
“Bir şey yapmalı”ydı, bir şey yapmalı!..
Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti, 14 Mart 1827’de Osmanlı’da modern tıp eğitiminin başlangıcını, Tıphane-i Amire’nin 92. kuruluş yıldönümünü kutlamak bahanesiyle 14 Mart 1919 günü bir toplantı düzenledi. Tıp fakültesi hocalarının ve öğrencilerinin hep birlikte katıldıkları toplantıda söz alan hatipler, ateşli konuşmalarla emperyalist işgale karşı tepkilerini dile getirdiler. Sonrasında, Tıphane-i Amire’nin 93. ve 94. yıldönümünde de benzer toplantılar düzenlendi.
Tıbbiyelilerin emperyalist işgale karşı mücadele meşalesini ilk yakanlardan olmaları tesadüf değildi. Daha öncesinde 2. Abdülhamit’in İstibdat Rejimi’ne karşı mücadelenin de, “Hürriyet, Adalet, Müsavat!” sloganlarıyla ilan edilen 2. Meşrutiyet’in de en ön saflarında tıbbiyeliler yer almışlardı.
Bu topraklarda hekimler her zaman ülke sorunlarına duyarlı, her zaman bilimden, aydınlanmadan, laiklikten, bağımsızlıktan, barıştan ve özgürlükten yana oldular.
Hiçbir şeye sessiz kalmadılar. Bulaşıcı hastalıklara karşı nefer, deprem mağdurlarına şifa oldular. Doğanın talanına, nükleer belasına karşı durdular. Her zaman iyi hekimlik ve insan haklarından yana oldular. Etik ve deontolojik değerleri korumaktan vazgeçmediler. Sağlıkta yaşanan sorun ve yetersizliklerin ülkedeki yönetim anlayışından, önceliklerinden, tercihlerinden ayrı düşünülemeyeceğini savundular.

100. yıl yürüyüşü
Bu sene, tıbbiyelilerin emperyalist işgale karşı direnme iradesini ortaya koymalarının 100. yıldönümü. Bu 14 Mart Tıp Bayramı/Tıp Haftası bizler için her zamankinden daha anlamlı. Bu nedenle her zamankinden daha canlı, daha heyecanlı, daha coşkuluyuz.
Bu sene, 14 Mart Tıp Haftası’nın finalinde 100. yıla özel görkemli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz.

Her yerden katılım
Önce, 17 Mart 2019 Pazar günü saat 13.00’te Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bahçesinde toplanıyor ve ilk olarak emperyalist işgale karşı bayrak açan tıbbiyelilerin anısına Haydarpaşa Tıbbiyesi’nin önünde saygı duruşunda bulunuyoruz.
Ve sonra, en derin köklerimizin olduğu yerden, Haydarpaşa Tıbbiyesi’nden, onlarca kez “İyi Hekimlik, Sağlık Hakkı, Demokrasi, Barış ve Özgürlük” talebi ile mitingler yaptığımız Kadıköy’e yürüyor, Kadıköy İskele Meydanı’nda Hekimlerin Yüzüncü Yıl Bildirgesi’ni kamuoyuna açıklıyoruz.
Bu tarihi günde sadece İstanbul’dan değil, bütün Türkiye’den, bütün illerden, bütün tabip odalarından gelen hekimlerle birlikte yürüyoruz.
Sadece tabip odaları ve hekimlerle değil, bütün sağlık meslek odaları, meslek örgütleri, sağlık sendikalarıyla, bütün sağlıkçılar ve dostlarımızla birlikte yürüyoruz.
Yüz yıldır ülkemize, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkmanın bilinciyle yürüyoruz.
Hekimlerin yüz yıl önce olduğu gibi bugün de emperyalizme, gericiliğe ve istibdada karşı bağımsızlıktan, aydınlanmadan ve özgürlükten yana olduğunu göstermek için yürüyoruz.
Türkiye’de hekimlik ve sağlık ortamının sorunlarını ve çözüm önerilerimizi paylaşmak için yürüyoruz.
Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürüyoruz!
Bütün meslektaşlarımızı, bütün sağlık çalışanlarını, bütün dostlarımızı bekliyoruz.

Dr. Osman Öztürk / İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri