Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

İkti-darda telaş!

14 Mart 2019 Perşembe

Erdoğan her ne kadar anketlere güvenmediğini söylese de eldeki en gerçekçi ölçü, anketler. Meydanların bir ölçü olması zor. Toplama kalabalıklar, belediye çalışanlarını sayım yaparcasına mitinge taşımalar doğru bir sonuç vermiyor.
Kamuoyu araştırmaları İzmir’de Tunç Soyer’in tartışmasız önde olduğunu, Ankara’da Mansur Yavaş’ın beş puandan aşağı düşmeyen oranlarla, zaman zaman iki haneli rakamlara da çıkarak önde olduğu gösteriyor.
Türkiye genelinde AKP-MHP ittifakının toplam oyu pek çok ankette yüzde 45 civarında, en çok yüzde 47’de çıkıyor. İstanbul’da ise her şey gidip geliyor.
İstanbul, pek çok bakımdan sınıflandırılabilir. Genel bakışla üç İstanbul var. Ekonomik durumu iyi olan, iktidar nimetlerinden pay alan İstanbul... Başını suyun üstünde tutmaya çalışan, ekonomik dalgalanmalardan etkilenen, orta direk İstanbul... En alttakilerin İstanbul’u...
Ekonomik kriz, iktidar nimetlerinden yüksek pay alan İstanbul’u da etkiledi. Orta direk zaten iktidardan değil, krizden pay alıyor... Bütün bunların toplamında İstanbul son düzlükte belli olacak...

***

Ankara’da Mansur Yavaş’ın önde olduğunu iktidar da kabul ediyor. O nedenle çareyi, kuraldışı yöntemlerde arıyorlar. Dün bir dizi akıldışı senaryo konuşuluyordu.
Bunlardan biri Bahçeli’den geldi. Önerisi, Mansur Yavaş’ın kendisinin çekilmesi. Zira, bu mevcut durum CHP’ye de zarar verebilirmiş! Bahçeli’nin CHP’nin zarar görmemesi için önerilerde bulunması insanın gözlerini yaşartıyor.
Eğer bu yöntem başarılı olmazsa ne olacak?
Bu kez Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) devreye sokulması gibi bir arayış dillendiriliyor. 3 Mart’ta listeler kesinleşti.
Bu aşamadan sonra YSK hangi hu-kukla Yavaş’ın önünü kesebilir?
Bahçeli’nin, “Yavaş çekilmeli” demeci şöyle yorumlanabilir:
Eyy Erdoğan, Mansur geliyor, tek çare onu yarıştan çekmen, benim yapabileceğim başka bir şey yok!
AKP’nin bu tür durumlarda çalışma yöntemi şu:
Mansur Yavaş hakkında dava açılması kamuoyunda nasıl yankılanacak, oyu artıracak mı azaltacak mı, bakıp ona göre devam etmek.
Bize göre geri tepti!
Şimdi başka bir akıldışı yöntem arayışında olmalılar!

***

Siyasetin bütününe bakınca 1 Nisan’dan itibaren yeni bir haritanın oluşacağını söyleyebiliriz.
AKP ile MHP arasında tepedekilerin tam çözemediği oy kanalları var, gidip geliyor. Özellikle AKP tabanından MHP’ye geçiş söz konusu. 24 Haziran’daki sürprizin benzeri olabilir. Ancak İYİ Parti’nin yerel seçimlerde varlığını sürdürmesi halinde sağ için seçenek olacağını MHP de görüyor. O nedenle Bahçeli ikide bir partisinden İYİ Parti’ye geçenler için pişmanlık yasası, eve dönüş yasası çıkarıyor.
CHP ile İYİ Parti arasında aday belirleme sürecindeki sıkıntılar geride kalmış görünüyor. CHP seçmeninde öteki partilere de oy verme zorluğu yok. Hatta alışkanlık yaptığı bile söylenebilir; “Bu seçimde partimizin yanı sıra hangi partiye omuz versek!
Sağ seçmen CHP adayına ne ölçüde oy verir? Bu soru, özellikle adaya göre değişik yanıtlar bulur. CHP’de başarının iki anahtarı var; kazanılan yer sayısı, alınan oy oranı!
Bir Nisan sabahı siyasi harita yeniden çizilecek.