Hikmet Çetinkaya

Merhaba!..

01 Ekim 2008 Çarşamba

On günlük bir dinlenceden döndüm...

Yazı masamın başında ne yazayım diye düşünürken aklıma geldi:

Nerede kalmıştık?

Dinlence dönüşü yazı yazmak kolay olmaz. Çünkü pek çok olay ardı ardına gelmişse işin içinden çıkılmaz.

O zaman nereden başlamalıyım?

Kaldığımız yerden!..

Aydınlık, demokrasinin yaşam biçimi olduğu bir Türkiye istemek suç mudur?

Galiba öyle!

Hrant Dink cinayeti işlenmeden önce polis biliyor, jandarma biliyor, komutan biliyor, müdür biliyor.

Nedense devletin önceden bildiği bir cinayet planı için önlem alınmıyor, Hrant Dink güpegündüz öldürülüyor.

Peki suçlu kim?

Cinayeti işleyen tetikçiler mi, yoksa devlet görevlileri mi?

Yaşananlar karşısında insanın yüreği sızlıyor...

Toplum giderek yozlaştırılıyor, eğitimsizliğin kör karanlığında din baronları, tarikat şeyhleri allanıp pullanıp siyasal çıkarlar tezgâhında halka sunuluyor.

Bilinçsiz bir toplum yaratılıp din eksenli politikalar sadaka ekonomisieşliğinde ivme kazanırken RTÜK Başkanı Nakşi Zahid Akman hâlâ koltuğunda oturuyor...

2007 yılının Nisan ayında Zahid Akmana çağrı yapmıştım:

Haydi Zahid Akman birlikte Frankfurta gidelim!..

Bir buçuk yıl sonra CHP MYK üyesi Ali Kılıç elinde belgelerle Akmana sesleniyor:

Zahid Akman Almanyaya gelirse tutuklanacak!

***

CHPli Ali Kılıç, Avrupa Kanal 7 INTin polis baskınından on iki gün önce Frankfurt Savcılığının yabancılar polisine yazdığı yazının fotokopisini gazetecilere dağıttı.

Oturma izninin süresi bitmişti ve görüldüğü yerde tutuklanması isteniyordu. Çünkü oturma izni süresi uzatılmamıştı.

Zahid Akmanın suçu nedir?

Federal Ceza Kanununun 263. maddesi uyarınca dolandırıcılık, kara para aklama, görevi kötüye kullanma...

Akman, Nakşi. Aykut adının önüne 26 yaşından sonra Şeyh Zahid Kotkunun adını boşuna almadı!..

Böyle bir Türkiyede Hrank Dink cinayeti, Malatyadaki Zirve Yayınevikatliamının arkasındaki örgütlü güç açığa çıkar mı?

Ben bu soruyu önce döneklerin piri Hadi ve arkadaşlarına sorup Sorosun Çocuklarına sözü getireyim:

Türkiyeye AKP ikidarınca demokrasi ve özgürlükler getirileceğine, tüm faili meçhul cinayetlerin çözüleceğine hâlâ inanıyor musunuz?

Dinci-tarikatçı ve AKP yalakası medya, Kes bir döner, bol Ergenekonlu olsun diyerek başta Hrank Dink cinayeti olmak üzere, Fıratın ötesindeki faili meçhul cinayetlerin üzerini öyle güzel örtüyor ki, seyrine doyum olmuyor!

Fethullah Gülenin müritleri zil takıp oynadılar; Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan ve Tuncay Özkan tutuklandıklarında.

Nurcu Fethullah Gülenin Türk Kültür Merkezinde New Yorkta beş yıldızlı bir otelde verdiği iftar yemeğine Cumhurbaşkanı Abdullah Bey de katıldı, 20 bin sivili öldüren ırkçı Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe de katıldı.

Eli kanlı faşist diktatör Mugabeden Bush bile nefret ediyor... G8 ülkeleri, Mugabe iktidarını tanımıyor...

İşte Fethullahçıların gerçek yüzü!

***

Serin bir İstanbul sabahında kahvemi yudumlarken gazeteleri okumaya başladım.

Dinci ve AKP yalakası medya yine Cumhuriyete saldırıyordu.

Sonra düşünmeye başladım...

Dinin egemen olduğu toplumlar halkı karanlığın içine sürükler.

Türkiye böyle bir dönemden geçiyor.

Kız çocuklarımız okul yerine Kuran kurslarına gönderiliyor. İşsizlik ve yoksulluk artıyor.

Hrank Dink cinayetinin işleneceğini önceden bilen devlet önlem almıyor, tıpkı Uğur Mumcu ve öteki faili meçhul cinayetlerde olduğu gibi...

Yaşam ve ölüm!..

Boş ellerin, acı bakışların, hüznün uğultusu kapkara bir ırmak gibi akıp gidiyor, göklerin yığınları altında...

***

Bugün Şeker Bayramının birinci günü. Tüm okurların bayramını kutluyorum.

[email protected]

Faks numaramız: 0212 343 72 69