Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Yargıtay Başkanı’nın Uyarıları

1 Ekim 2008 Çarşamba

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçekerin, mahkeme kararı olmadan dinlenilen telefon konuşmalarının suç kanıtı olarak yargıya taşınması karşısında yargıç ve savcıları uyarmayı amaçlayan çağrısına, adalet mensupları kadar yürütme erki de kulak vermelidir.

Pazar günkü Hürriyet gazetesinde yayımlanan Oya Armutçu imzalı söyleşinin sahibi, Teknoloji o kadar ilerlemiş ki başa çıkılamıyor bu işle diyor.

Adaleti arayanların en büyük ve en son kapısı olan Yargıtay kurumuna her gün gelen dosyalarda giderek sayıları artan bu tür telekulak kanıtlarının yüksek yargıçları bunalttığını söylemek, abartılı bir yorum sayılmamalıdır.

Sayın Gerçeker, ülkemizde var olan bir kavram karışıklığına dikkatleri çekiyor.

Amaca ulaşmak için her şeyin geçerli olduğu görüşünü paylaşanların, ne yapayım, başka türlü üstesinden gelemiyoruz?düşüncesi ile görev yapmaları, bugünkü kavram kargaşasının nedenidir.

Bu, amaca ulaşmak için her şeyin geçerli olduğu görüşünün Machiavellinin savunduğu hiçbir ahlaki değeri dikkate almayan, kural ve dürüstlük dışı bir siyaset olduğunu bilenler için, Yargıtay Başkanının uyarısı çok daha büyük önem taşır.

Yürütme erkinden oluşan sıkıntı

Yürütme erki, bir başka deyişle o erki halktan aldığı yetki ile üstlenmiş olan siyasal iktidar, amaca ulaşmak için her şeyin geçerli olduğu ilkesi ile mi işlerini yürütüyor? Güvenlik güçlerine bu doğrultuda görev veriyor da, yargı kurumu o güçler tarafından kendisine gönderilen zanlı ya da sanıkların suçlu olup olmadıkları konusunda çok büyük sıkıntılar çekiyor?

Gerçekerin açıklamasının oluşturacağı tartışmalar bu sorunun da çözülmesine yardımcı olmalıdır.

Güvenlik görevlilerinin yasadışı işler yapan kişi ya da örgütleri izlemesi, yapılanlar için kanıt toplaması, yasama ve yürütme erklerinin de bu doğrultuda bu kurumların istedikleri olanakları sağlamaları elbette doğaldır. Ancak Yargıtay Başkanının da altını çizdiği gibi, en iyi mevzuatı da getirseniz, insanlar iyi niyetli değilse, sorumluluk duygusu yoksa ve o mevzuatı hukuka uygun bir şekilde uygulama niyetleri yoksa, hiçbir işe yaramadığı da bilinmelidir.

Söz konusu uyarıdan anlaşılıyor ki, yüksek yargının başının önemli şikâyeti, iyi niyetli ve sorumluluk sahibi olmayanlardan doğmaktadır.

Nitekim Teknoloji o kadar ilerlemiş ki, başa çıkılamıyor bu işle diyor.

Hâkim ve savcılar itibar etmesin

Hâkim ve savcılardan yasal dayanağı bulunmayan, geçerliliği olmayan delillere itibar etmemelerini isteyen Yargıtay Başkanının bu açıklamasının, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunda tartışılarak bir içtihat hükmü kazanması, belki zaman alacaktır.

Ama, vatandaşın hâkimine, savcısına, yargısına tam anlamı ile güvenmesi gibi yıllardır hasretini çektiğimiz bir olgu da yerleşmiş olacaktır.

Galiba gerçek hukuk devletinden anladığınız da budur.

***

Mutlu, sağlıklı, huzurlu nice bayramlar dileği ile.

Faks: 0 216 302 82 08 [email protected]-kolay.net

Tümü Orhan Birgit - Son yazıları

Doğukan’ın Gözyaşları 9 Ocak 2013 Çar
Anlayan Varsa Beri Gelsin 8 Ocak 2013 Sal
Şehit İki Pilotun Elleri Yakanızdadır! 4 Ocak 2013 Cum