Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

CHP AKP’yi köşeye sıkıştırdı...

1 Ekim 2008 Çarşamba

Baştan söyleyelim de aman unutmuş olmayalım: Size ve tüm çevrenize mutlu, sağlıklı ve barış dolu bir Şeker Bayramı diliyorum. Siz sakın bakmayın Tayyip Beyin dayatmalarına: Onun adı Şeker Bayramıdır, Ramazan Bayramı filan değil. Bunu aslında herkes biliyor ama bu taktikler hep işe yaradığı için, vazgeçemiyorlar. Böylece gündemi hep onlar oluşturmuş oluyorlar. Gericilik kendi hamlesini saldırganlıkla yapıyor, uygar-laik insanlar ise nasıl olur efendim, bu ne saçmalık, nereden çıktı bu! sendromuna hapis kalıyorlar. Sonra dört irili ufaklı salvo aynı anda geldiğinde, ikisinde geri adım atıyorlar, ikisi de aradan kaynayıp geçiveriyor.

***

CHPnin önemi bu gibi durumlarda daha çok ortaya çıkıyor. AKP, geleceğin değil, ortaçağın Türkiyesini inşa ederken, en çok gündemi oluşturup, normal beyinleri müdafaaya zorlayıp, sürekli karambolde puan yazma yoluna gidiyor. Son Deniz Feneri olayında bu sözünü ettiğim konu yine fazlasıyla yaşandı, yine beklenilmedik yolsuzluk iddiası gollerini üst üste yiyen AKP, önce gnogi oldu ve şuursuzca sağa sola basınç, muhalefete karşı saldırıya yeltendi. Ardından da baktı ki olacak gibi değil, hemen gündem kartı çok şanslı(!) bir şekilde imdatlarına yetişti. Bir baktık hemen birinci sayfalar yeniden şenlensin diye, Ergenekon dalgası yine sahile vurmuş.

Evet, CHP artık ciddi puanlar topluyor. Herkes bunun farkında. Nihayet artık Baykalın hayli başarılı grup toplantılarının dışında da CHP gür sesler çıkarmaya ve gündemi sarsmaya başladı. Bunlar sevinilecek gelişmeler. AKPnin bu yolsuzluklar platformunda, Fıratın her resti görme veya meydan okuma hastalıklarından dolayı epey başı ağrıyacağa benzer! Mesela Baykal gelsin, onunla malvarlığını konuşalım diye ortaya çıktı ve hemen yanıtını aldı. Hem de Hodri meydan, her iki başkan, dokunulmazlıklarını kaldırıp gelsinler diyen bir CHPnin kararlılığını gördü ve şimdiden altında ezildi! Yani bomba, Fıratın elinde patladı ve şu anda eminim birileri onun kulağını çekiyor, Sus biraz, daha başımıza ne işler açacaksın?diye Uzun lafın kısası, AKP şimdi kendi oyununa geldi ve köşeye sıkıştı. Fıratın veya Erdoğanın, CHPnin teklifini kabul etmeleri tabii ki mümkün değil!

***

Biliyoruz ki, CHPnin muhalefet yapamadığını veya sol bir parti gibi davranmadığını söyleyen çok heyecanlı adam geziyor ortada. Halbuki bu cümlenin benim için anlamı yok. CHP parlamentoda da, komisyonlarda da, grupta da sanıldığından çok daha iyi muhalefet yapıyor ve savunduğu değerlerin içini dolduruyor. Üstelik yalnız yolsuzluklar konusunda değil, laiklik, Kıbrıs, Güneydoğu, Ermeni iddiaları ve iç hukukla ilgili tüm çıkışlarında da son derece haklı noktalara parmak basıyor.

Bugün artık toplum şu ayrımı yapmaya mecbur: CHPnin erozyona uğrayan en önemli ve saptırılmış konulara nasıl sahip çıktığı ve öte yandan nasıl yönetildiği ve iç hukuku ve iç demokrasisinin nasıl işlediği. Çünkü bunlar apayrı konular. 2. Cumhuriyetçi medya, bu iki farklı dünyayı muhteşem yöntemlerle birbiri içinde eritip, çok kurnaz bir CHP düşmanlığını ideolojik temel üzerinden yayıyor. Ama ana konu, partinin iç yönetim mekanizmaları. Halk Partisi, artık ne zaman kapılarını halka açacak? Ne zaman güçlü aydınların isimlerinden korkmadan tam tersine onlara sahip çıkıp ilk 11inde oynatmaya çalışacak? İşte bu çok kritik soruyu başka bir makalede irdeleyeceğiz. Bugünün en önemli gerçeği ise, CHPnin AKPlilerin uykusunu kaçıran son ağır top atışlarının ve salvolarının sürmekte oluşu

[email protected]

Faks: 0212 227 34 65