Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Gençlerin devrimi!

10 Nisan 2019 Çarşamba

1975 yılında futbolda kale önüne dizilen kalabalık savunmalara karşın bol gollü yenilgiler alan takımlarımızın ileri futbol ülkelerinin zamana karşı eğitim gerçeğine direnen zihniyete Beşiktaş’ta “Dur!” diyen yapının içinde bulundum. Teknik adamlık gerçeği ve zorluğunu orada gecemizi gündüzümüze katarak, zor şartlarda sabır, hatta tehditlere karşı direnerek sürdürdük. Aday sporcu bulma anlayışını değiştirmek ve zemini kötü sahalarda doğru futbol eğitimine geçmek için çok zorlandık. Ama yılmadık. Bunu o günlerde isimsiz birkaç kişi olarak sürdürmeye çalıştık. Gelişen gençleri tanıtmak ve kabul ettirmek kolay olmadı. Bu gençlere bir görsel lig gerekliydi. İşte bu doğru karar onları toplumun önüne çıkardı ve PAF Ligi kuruldu. Bu ligin en önemli özelliği profesyonel takımların önünde oynamak gerçeğiydi. Bu süreç kısa zamanda herkesi umutlandırdı. Yugoslav futbolcu hegemonyasından kurtardı. Kadrolar gençlerle doldu. Birçok kulüp bu gerçekle yarışmanın içinde gençlere forma verdi. Şahsen Beşiktaş’tan ayrılıp Yeşilköy’de açtığım futbol okulu gerçeğiyle federasyon tarafından genç, amatör milli takımların başına geçtim ve A Milli Takım’a oyuncu verdim. Birkaç teknik adamla eğitime tavizsiz devam ederek Türk futbolunun yapılanmasında önemli görevler alıp rekabeti kulüplere taşıdık. Bu rekabet ve yükseliş futbolumuzun önemli çıkışı oldu! Bu hatırlatmayı yapma nedenim endüstriyel futbol öncesi yozlaşan transfer ortamını anımsatmak için. Sonrası bu günlere geldik!

Bizler çalıştırılmadık!
İhmal edilen uygulamalar sonucu tamamen unutulan gençlerimiz sonuçta başımıza gelecek en büyük felaket ve futbol ekonomisinin zorlamasıyla kulüplerin kapısını çaldı! Çare kendi çocuklarımız ve gençlerdi. Alışkanlık ve kolaycılık nedeniyle bu uzun yoldan gelenlere kimse bakmadı! Ancak artık batan kulüp ekonomileri yabancılara karşı mücadele veren genç futbolcularımıza forma şansını getirdi. Önce sadece gurbetçi vatandaşlarımıza dönük gibi görülen bu tarama şimdilerde Altınordu, Trabzonspor, son olarak da Beşiktaş’ta sesini duyurmaya başladı! Bu anlamda çok küçük hatırlatmalar olsa da aslında futbolda özellikle endüstriyel futbolda alıştığımız zarar, ziyan kapısını kapatmanın yolu kendi gençlerimiz olmalıydı. Biz ise neredeyse sadece yabancıların forma giydiği futbola teslim olduk! Bu düzene karşı eğitici vasfımla ben ve benim gibi teknik adamları çalıştırmayan sisteme prim tanıdık.

Deniz bitti!
Şimdi deniz bitti! Gerçekler doğruları getirdi ve gençlerimiz büyük bir özveriyle kendilerini ispat ediyor forma verilince. Trabzonspor’da Abdülkadir’ler ve arkadaşları, Beşiktaş’ta Dorukhan, gollerini neredeyse son dakikaya sığdıran Güven, hatta takıma kan veren öğrencim Burak, Galatasaray’dan Stuttgart’a giden Ozan önemli mesajlar vermiyorlar mı?
Geç ve zor olsa da futbolda gençlerimize dönük hamlelerin hızlandırılması gerekli. İngiltere, Hollanda, İtalya, İspanya, Almanya yepyeni gençlerle liglerine ve futbollarına hız, başarı getiriyor. Artık borçları nedeniyle UEFA’ya düşen kulüpler olmaktan kurtulmamız için ekonomik ve gerçekçi olmalıyız. Futbolda gençlerimizi kadrolara doğru eğitimle kazandırıp çıkış arama sürecindeyiz. Bir dakika bile kaybetme şansımız olamaz. Yabancı sayısı serbest olsun. Biz o yabancıları aşan değerlerin ülkesi olalım. Bu ülkede neler var neler. Yeter ki isteyelim. Geçmişte bizler yoktan yasaklarla dolu ortamdan yıldızlar çıkarttık. Şimdi anne ve babalar çocukları ile kapımızda bekliyorlar hâlâ düşünüp sadece günlük çıkışlar arıyoruz! Bu eşyanın tabiatına aykırı bir durumdur. Gençlere güvenelim ve unutmayalım gelecek onlarındır!

Tümü Adnan Dinçer - Son yazıları

Futbolun kamburu! 17 Nisan 2019 Çar
Uyanış 14 Nisan 2019 Paz
Gençlerin devrimi! 10 Nisan 2019 Çar