Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

20 yıllık gelenek

15 Nisan 2019 Pazartesi

Eski adıyla Mithatpaşa Stadı. Şimdiki ismiyle Vodafone Beşiktaş Stadı. Metin Oktay jübilesini yapıyor. Yıl 1969. Günlerden 23 Ağustos. Jübile maçından önce Metin Oktay, Fenerbahçeli yönetici Eşref Aydın’a (rahmetli oldu) gidiyor. Fenerbahçe ile oynamak istediğini söylüyor. Aydın’ın bu isteğe yanıtı şöyle oluyor: “Tek bir şartım var. Fenerbahçe Kulübü ve taraftarı her zaman sana hayrandı. 10 dakikalığına da olsa Fenerbahçe formasını giyer misin?” Metin Ağabey, Eşref Aydın’ın bu isteğine “Şeref duyarım” diyor. Jübile maçında 10 dakikalığına Metin Oktay Fenerbahçe, Can Bartu Galatasaray forması giyiyor. “Taçsız Kral”, 1955-69 yılları arasında G.Saray forması giymişti. Oktay, 13 Eylül 1991 günü trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Can Ağabeyi (Sinyor) kaybedeli daha üç gün oldu. İki büyük efsane. Yerleri doldu mu, dolar mı? Asla. Rekabet, forma aşkı o zamanmış. Çamur deryasında oynamışlar yıllarca. Üzerlerinde ağırlaşan o formadan bir gün vazgeçmemişler. Ne güzel günlermiş. Arkadaşlıklar, sevgi, saygı hep ön plandaymış. Şimdi var mı böyle bir şey?
Galatasaray 20 yıldır Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenemiyordu. Sarı-Kırmızılılar için bu hep F.Bahçe’ye yeniliyor anlamına gelmemeli. Arada berabere biten maçlar var. Yine bu statta iki takım arasında 2012 yılında “Süper Final” adı altında unutamadığım bir maça tanıklık etmiştim. G.Saray’a şampiyon olması için beraberlik yeterken Fenerbahçe’nin kazanması gereken bir karşılaşmaydı. Mücadele berabere bitti, G.Saray şampiyon oldu. Sıra geldi kupa törenine. G.Saray’ın kupasını nerede alacağı bir süre tartışma konusu oldu. Fenerbahçe stadın ışıklarını kapattı. Uzun süre bekleyişe geçildi. Sarı-Kırmızılı taraf kupayı burada kaldırmak istediklerini federasyon temsilcilerine iletti. Federasyon, bu isteğe olumlu yaklaştı ve G.Saray, zifiri karanlıkta kupasını aldı. O gün yaşananlar hâlâ belleğimde. Kolay unutulacak bir akşam değildi çünkü. Fenerbahçe-Galatasaray derbileri bir başka oluyor. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi eski derbileri güzelliklerle anarken şimdiki maçlar için aynı yaklaşımda olduğumu söylemem asla mümkün değil (Canlı örnek: Ligin ilk yarısında Seyrantepe’de oynanan ve 2-2 berabere biten olaylı derbi). Dünkü mücadelede de küfürler, kartlar derbinin önüne geçti. Fatih Terim’e tribünlerden söylenenleri tasvip etmiyorum. Hasan Şaş’ı ise ayıpladım, üzerindeki tişörtte Metin Oktay ve Can Bartu’nun fotoğrafları var. Tribünleri geriyorsun hocam, akıllanmadın mı hâlâ? İlkyarıdaki futbolu hiç beğenmedim, derbiye yakışmadı. Hasan Ali’nin kırmızı kartını VAR verdi, karar doğruydu. İkinci yarı biraz daha tempolu bir oyuna tanıklık ettik. Galatasaray, 10 kişilik Fenerbahçe karşısında baskısını artırdı, Onyekuru ile 1-0 öne de geçti. Ancak üstünlüğünü koruyamadı, Fenerbahçe Eljif Elmas’la 1-1 yaptı. Sarı-Lacivertliler son anlarda iyi kapandı, rakibine şans vermedi. Ve gecenin sonunda Kadıköy’deki 20 yıllık gelenek yine bozulmadı.. Son söz hakem için. MHK, Ali Palabıyık’ı çok aradı mı acaba? Derbideki kararları gündem yaratacak türdendi

Tümü Hilmi Türkay - Son yazıları

Bu F.Bahçe’ye alıştık 22 Nisan 2019 Pzt
20 yıllık gelenek 15 Nisan 2019 Pzt
Başakşehir’de İzmir Marşı 14 Nisan 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Hasan Şaş