Köşe Yazısı

A+ A-

Kritik galibiyet

5 Mayıs 2019 Pazar

Kasımpaşa’nın başındaki Mustafa Denizli, Türk futbolunun efsanelerindendir. Üç büyük takıma (Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe) şampiyonluk yaşatmış tek adamdır. Denizli’yi Altay’da top oynarken tanımıştık. Sonra Galatasaray’a geçti (1 yıl kadar oynadı). Futbolu bıraktı, ama kopmadı. G.Saray’da Derwall’in (toprağı bol olsun) yanında yardımcı antrenör olarak görev yaptı, bir anlamda hocalık kariyerinin ilk adımını attı. İki kez milli takımın başına geçti. İnanılmaz zaferlerin altında imzası vardır (EURO 2000 gibi). Kulüp takımlarında sırasıyla Kocaeli, Fenerbahçe, Manisa, Beşiktaş, Çaykur Rize, Galatasaray, Eskişehir, Kasımpaşa’nın başında yer aldı. Mustafa Denizli, Kasımpaşa’ya ekim ayında geldi. Lacivert-Beyazlılar sezona Kemal Özdeş’le girmiş, 4 maç 4 galibiyetle lige harika bir başlangıç yapmıştı. Ancak 48 yaşındaki hoca 7. haftada ani bir kararla görevini bırakmış, buna gerekçe olarak yönetimle fikir ayrılığı yaşandığı söylenmişti. Mustafa Denizli, devraldığı takımı hamleleriyle ligin birinci devresinde ilk dört içinde tutmayı başardı. Peki sonra? Sonrası Kasımpaşa için şok. Devre arasında Diagne G.Saray’a verildi. Senegalli tam 20 gole imza atmıştı. Takımın her şeyiydi. Suçu Kasımpaşalı yöneticilerde ararım. Haliyle çöküş başladı. Bir diğer yıldız Trezeguet yalnız kaldı, Heintz ve Hajradinovic gibi takviye transferler bir işe yaramadı. Kasımpaşa stadına yıllardan beri giderim. Kapasitesi 13 bindir. Tribünlerin tam dolduğunu hiç görmedim. Hatta bir kale arkası tribünü var ki, hiç açılmıyor! Basın tribünü 50 kişilik. Sıkıntılı. Protokolle iç içe oturuyoruz. Kasımpaşalı yöneticilerin buraya bir çare bulmaları şart. Saracoğlu’nda oynanan Fenerbahçe- Kasımpaşa maçı 2-2 berabere sona ermiş, Lacivert-Beyazlıların iki golü Diagne’den gelmiş, Özgür Çek (Kasımpaşa) kendi kalesine atmış, Fenerbahçe’nin golünü ise Neustadter kaydetmişti.
Gelelim dünkü maça... Dakika 13, Kasımpaşa öne geçiyor. Neustadter’in geri pasında Harun, dengesini kaybedip topu ayağından kaçırıyor. Fenerbahçeliler için yıkım anı. Çünkü bu hataların yeri ve zamanı değil. Çok geçmiyor, Eljif yetişiyor yine Ersun Yanal’ı kurtarmak için. Gol önce VAR’a gidiyor, sonra geçerli sayılıyor. Sahadaki mücadelenin mahalle futbolundan farkı yoktu. Fenerbahçe zaten bugüne kadar ne oynadı ki? Böyle güzel bir bahar akşamında bizlere bu kötü futbolu izlettirenleri lanetliyorum. Isla’nın pozisyonu ofsayt çıktı. Gole çocuklar gibi sevinen futbolcular, ne yazık ki VAR’a takıldı. Bulunduğum yerden gol temiz göründü ama... Devre arası protokol tribününde Ali Koç, kurmaylarıyla mini bir toplantı yaptı, bir meslektaşımızdan cep telefonunu alıp defalarca hakemin VAR’a gittikten sonra geçersiz saydığı golü izledi. Eljif, Fenerbahçe’nin en iyisiyken, Ersun Yanal, bir kez daha hocalığının bittiğini gösterdi ve Makedon’u çıkarıp Moses’ı oyuna soktu. 19 yaşındaki oyuncu, takımın en son çıkanı olmalıydı. Bu yaptığın kaçıncı hata hocam? Böyle yanlış tercihleri yapmaya daha ne kadar devam edeceksin? Bir hafta Eljif, bir hafta Valbuena böyle iyi değil mi Ersun Yanal? Gecenin kapanışını ise Soldado yaptı. Böylece Fenerbahçe, aylar sonra deplasmanda galip geldi.

Tümü Hilmi Türkay - Son yazıları

Gençlere uzağız 16 Haziran 2019 Paz
Fenerbahçe! 27 Mayıs 2019 Pzt
Sevilmek güzeldir 25 Mayıs 2019 Cmt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ali Koç, Ersun Yanal, Mustafa Denizli