Bayramdan Sonra..

05 Ekim 2008 Pazar
Uzatmalı bayram tatili henüz bitmediğinden, trafik canavarına yollarda kurban vermiş olacağımız toplam ölü ve yaralı sayısını henüz bilmiyoruz. Bayram tatilinin en hayırlı sonucu, dünya piyasalar krizindeki büyük dalgayı gününde yememiş olmamızmış. Dün açılan piyasalarımıza yansıyan düşüşün, ilk dalgada olabileceğinden daha hafif çarptığında piyasacılar birleşiyorlar. Birleştikleri bir başka nokta bizi vuracak dalgaların daha önce yaşadığımız özel kriz nedeniyle piyasalar, bankalar ağırlıklı değil; üretim, reel ekonomi üzerinden sokaktaki insanımıza dönük olacağı...

Başbakan Erdoğan, AKPnin ekonomiden sorumlu bakanları, piyasalar cephesi, bunun iyi bir şey olduğu pazarlamasındalar. Liberal eko-nomistler bile, bize, insanımıza olan bedelinin çok daha ağır olacağı görüşündeler.. Bayram günlerinde gelecek kaygısı, gamlı baykuş gibi üzerimize çökmüş, küçük küçük ayrıntılarla yaşamımıza yansımıştı..

AKP iktidarlarında belediyelerin bedava otobüs rüşvetine alıştırılmış vatandaşlar, metrolarda normal, otobüslerde yarım ücret ödemek zorunda kalınca küçükten küçükten homurdandılar. Başbakan Erdoğanın evlerinin önünde bayram harçlığı için bekletilmeye, kuyruk oluşturmaya alıştırılmış çocuklar, İstanbulda beş, Ankarada on liralık harçlıkların az olduğunu, ge-lecek bayrama artış beklediklerini kameralara söylemekten çekinmediler.

Sizinkini bilmem ama bizim mahallede davulcuların para toplama eylemlerinde, kavga çıktı. Her mahallede bir olması gerekirken, sonu gelmeyen davulcu ziyaretleri karşısında hem apartman sakinleri isyan ettiler, hem de davulcular aralarında kavga ettiler. Sabah karanlığından akşamın ilerleyen saatlerine, bayramın diğer günlerine sarkan, sonu gelmeyen sözde mahallenin çocuklarının bayram tebrikleri bıkınlık vericiydi. El öpme karşılığı terslenme ile birlikte para yüzü göremeyen, çikolatadan, küçük şekerlere düşürülen çocukların söylenmeleri ise argo, küfürlü olmuştu..

Bu işleri gözlemlemeyi gazetecilik merakı olarak geliştirmiş biri olarak iddia ediyorum ki, uzun yıllardır bu kadar sönük, ziyaretlerin tatsız, bayram yerleri, alışveriş merkezlerinin işlerinin kesat, sönük bir bayram yaşamadım. Sanki yeni giysiler giyme, şık, temiz görünme özeninde bile düşüş gözlemleniyordu. Kimbilir belki de bedava otobüs, metro kolaylığında, bir yerden bir diğerine, araçtan araca koşuşturup duran çocuklar, kala-balık yoksul aileler daha bir az sokağa çıkar olduklarındandır.

***

Müslümanın Müslümanı bayramda da öldürmekten çekinmediği kanlı eylemlere gelince; Irakta iki intihar saldırısı eyleminde 19 ölü. Suriyede Şam patlamasında 17 ölü. Lübnanda en az 5 ölü.. Kanlı petrolün İslam dünyasındaki çökertmesi üzerine zaten söylenebilecek söz kalmadı. Onca savaş suçu, katliam, insan hakları ihlalleri üzerinden, kanlı petrolün önlenemez yükselişinden piyasaların balayı günleri bitti. Kirli saadet zincirinde, yedikleri kursaklarında da kalmayacak gibi. Emperyalizmin bu son büyük krizinin insanlığa bedellerinin en ağırı sonunda milyarlarla çoğunluğa, yoksullara ödetilecekse de, ilk vurgun piyasalardan olunca şimdilik en çok zenginleri sarsıyor..

ABDnin en büyük finans devlerinin batıştan nasıl kurtarılacağı operasyon haberleri ile yatıp kalkıyor, yüreğimiz ağzımızda en az bedelle kurtarılmalarını bekliyoruz. Vurgun düzeninin sorumlularına hesap sormak hak götüre.. açlıkla eşanlamlı işsizliğin daha da patlamaması için, eller havada her dinden dualar, ayinler düzenleniyor.. Diktatörlükler, şeyhlikler tamam da, demokratik düzenlerde siyaset hiç bu kadar ayaklar altında, her şeyin kirletildiği, din ve ırk sömürücülüğüne aracı kılınmış mıydı?

İstanbul Patrikhanesinde, ekümenlik kavgası, İstanbul-Moskova merkez çatışması ekse-ninde, Ortodoksluk üzerinden çıkarlar, güç çatışmasına, Ukraynanın Moskovaya mı, İstanbula mı bağlı kalacağı son tartışmasına çözüm üretecek, bir toplantı yapılacakmış.

Yarın ABnin dört büyüğü, ABDden çıkan büyük ekonomik krizde ABnin alabileceği önlemleri karara bağlayacaklarmış. Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya özel koşullarının önceliği çatışmasında, ortak reçeteler üretmeye, AB olarak ekonomik direnme güçlerini büyütmeye çalışacaklarmış.

Bayramda Altınovada yakılan ateş içimizde. Yıllardır PKK terörü, sıcak savaşta kaybettiğimiz on binlerce insanımız, verdiğimiz şehitlerimizle ters orantılı geçerli, çok övündüğümüz sağ duyumuz kırıldı kırılacak.. Göreceli barışın, refahın, çok kültürlülüğün, kardeşliğin en çok işlediği sahil yörelerimizde, PKK terörü bağlantılı Güneydoğudan gelen sıcak göçün içten içe derinleştirdiği bir yara var ki.. Birebir ilişkilerde tahrik edilen ötekiler-biz ayrımcılığı, işin içine ayrılıkçı siyasetler, provokasyonlar da girince yarayı derinleştiriyor. Mersin, Adana, Antalyada yaşanan ayrışmalar; Ayvalık, Cunda gerilimlerinden sonra Altınovada çok daha tehlikeli bir yangının ateşine dönüştü. İşte bu gelişmeden gerçekten çok korkmalı, körüklenmesine izin vermeden, hep birlikte söndürmeliyiz..

[email protected]