Köşe Yazısı

A+ A-

Türkiye: Dârü’l-takıyye mi?

11 Haziran 2019 Salı

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi “Takıyye” maddesi, Türkiye’de olup bitenleri, iktidar ile ABD, AB, Cemaat ve Kullanışlı Aptallar, “Yetmez Ama Evet”çiler ilişkisini güzel açıklıyor: (Bak:https://islamansiklopedisi.org.tr/takiyye)
Ne demek “Takıyye”?
(DİKKAT, Ben söylemiyorum)
İslam Ansiklopedisi, ama bendeki asıl İslam Ansiklopedisi’nin (Leiden Baskısı) Türkçesi değil, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı, tam İslam yerine İslam’ın bir yorumunu, bize empoze edilmek istenen Emevi İslam anlayışını, yansıtan Ansiklopedi:
“Kişinin canına veya malına yönelik bir tehlike karşısında inancını gizleyip gerektiğinde aksini söylemesi anlamında bir terim.”

***

“...Kur’an’da, kalbi imanla huzur bulduğu halde küfür ve inkâra zorlanan kimsenin mâzur sayıldığını ifade eden âyetle (en-Nahl 16/106) Firavun’un tebaasından olup imanını gizleyen kimseden övgü ile bahsedilen âyetten (el-Mü’min 40/28) hareketle tehlike karşısında kişinin asıl inancını gizleyebileceği kabul edilmiştir...
Rivayete göre ilk müslümanlardan (sic.) Ammâr ile babası Yâsir ve annesi Sümeyye’yi müşrikler dinden dönmeye zorlamış, babası ile annesi bunu reddedince öldürülmüş, Ammâr ise eziyetlere dayanamayıp sözle inkârda bulunmuştur.
Daha sonra durumu Hz. Peygamber’e bildirdiğinde Resûlullah cebir karşısında böyle davranılabileceğini söylemiştir (Taberî, XIV, 237-238; İbnü’l-Esîr, IV, 131). Bu olay hakkında nâzil olan Nahl sûresindeki âyet (16/106) benzeri durumlarda takıyye uygulamasının bir ruhsat (izin) sayıldığını teyit etmiştir.”

***

“Bununla birlikte cebirle karşılaşan bir müminin takıyyeye başvurmayıp ölümü tercih etmesi hemen bütün İslâm fırkalarınca daha üstün bir davranış olarak değerlendirilmiştir (Şerîf er-Radî, V, 195-196).”

***

Yalancılığın caiz olduğu ülke:
Sonraki dönemlerde bir kısım Hâricîler’in bulunulan ülkeyi “dârü’t-takıyye” (sic.) (yalan söylenen/saklanılan ülke) ve “dârü’l-alâniyye” (sic.) (aleni olunan/saklanılmayan ülke) diye nitelendirmeleri de onların bu konudaki tavrını belirtmektedir.

***

Siyaset ve Din Üzerine Bir Emevi Yorumu:
“Meydana gelen siyasal ve sosyal tatminsizlik takıyye yöntemiyle kontrol altına alınabilmiştir...”
“...Diğer bir ifadeyle takıyye muhaliflere karşı uygulanan siyasî bir mahiyete bürünmüş, istenen sonuca ulaşabilmek için söylenen sözleri zâhir ve bâtın diye ikiye ayırıp ilkini herkesin, ikincisini ancak mezhep mensuplarının anlayabileceği bir terminoloji oluşturulmuştur.”

***

Yirmi Birinci Yüzyıl’da, Altıncı-Yedinci Yüzyıl’da bile tartışmalı olan politikaları izleyen iktidar, hiç kuşkusuz 23 Haziran 2019 seçimlerinde bunun bedelini ödeyecektir!
YAŞASIN DÜRÜSTLÜK...
KAHROLSUN YALANCILIK!