Köşe Yazısı

A+ A-

Ters geldi

12 Haziran 2019 Çarşamba

Muhteşem Fransa galibiyetinden sonra yorumumda uyarı adına İzlanda maçının zor geçeceğini belirtmiştim. Buna neden, ulusal karakterimizin böylesine sürpizlere açık olduğudur. İlk yarıda kolay kazanacağını uman Ulusal Takımımız, 2-0 yenik duruma düşünce rakibimizin kaçırdığı goller nedeniyle şaşırmamıştık. Bu devrede attığımız tek gol, belki de bizim için 2. yarı adına umut olmuştu. Çabuk paslarla ve basit oynamaya çalışan İzlanda, 2. yarıda sonucu korumak için kendi alanına çekilerek kontratak düşündü. Az atak yaparak 2. bölgeyi kilitlemeye çalıştılar.
Kazanma arzumuzun depreştiği 2. yarıda takımımız, bilinçli oynamaya ve oyunu o anda bitirmeye gayret gösterince orta alanda kalabalık bir mücadele izledik. Bu mücadelenin taktiksel yanı yoktu. Sadece futbolcularımızın kazanmak için kendi yetenekleriyle aradığı goller vardı. Daha az adamla atağa çıkan İzlanda, tedbirli oynayarak özellikle Yusuf’un hareketliliğiyle yarattığı atakları durdurmaya çalıştı. Tecrübeli R. Sigurdsson’la organize olan İzlanda, bizi oynatmamak isterken aslında 2-1’lik avantajını da korumaya çalıştı.
Son 15 dakikaya yorgun giren İzlanda’yken takımımız, 3. bölgeye daha çok top taşıma ve gol atma adına yüklenerek maçın kaderini değiştirmeye çalıştı. Kalite ve heyecan açısından bizleri üzen bir görüntü olsa da takımımız, gol atmak için riskleri de aldı. Burak’ın yetersizliği, Cengiz’in yokluğu, Hakan’ın oyunu etkilemeyen tarzı, Ulusal Takımımız için beklenmeyen bir sürprizdi.
Rakibimizin Avrupa futbolundaki yeri, şu anda iyi olmamasına karşın Fransa galibiyetimizle motive olan İzlanda, gerçekten amatör bir ruhla mücadele etti. Bize daima ters gelen futbol tarzıyla sert, sağlam ve ataklara çabuk çıkan rakibimiz, daha çok gol pozisyonuna girerek bizi şaşırttı.

Tümü Adnan Dinçer - Son yazıları

Futbola darbe! 26 Haziran 2019 Çar
Dünya kupasını izleyin! 19 Haziran 2019 Çar
Ters geldi 12 Haziran 2019 Çar