Köşe Yazısı

A+ A-

İstanbul’da uçuşan kemanlar

19 Kasım 2014 Çarşamba

Dünyanın en ünlü kemancıları müzikseverlerle buluşuyor

İstanbul’un konser merkezlerinde dünyanın en ünlü kemancıları adeta uçuşuyor. Kasım ayından mayısa kadar baktığınızda kimler yok ki: Itzhak Perlman, Pinchas Zukerman, Joshua Bell, Vadim Repin, Sarah Chang, Andre Rieu, Julian Rachlin...
Kimi kemanıyla dans ediyor, kimi sakat sandalyesinde oturarak harikalar yaratıyor, kimi yeni yetişiyor, kimi yılların birikimini sergiliyor; kimi çağa damgasını vurmuş, kimi sesini yarınlara ulaştırmak peşinde.
Andante klasik müzik dergisi, kasım sayısının kapağına Andre Rieu’yu koymuş. Editör Serhan Bali, onu kapak yapmak bazı geleneksel müzikseverleri kızdırabilir, demiş. Çünkü Andre Rieu (1949), müthiş ajilitesini ve yaşına karşın enerjisini ve “cazibesini” kullanarak, kemanını geniş kitleyi coşturacak şekilde cambazlıklarla çalıyor. Sahnedeki gösterisiyle, güzel kızlardan oluşan keman korosuyla ve Johann Strauss’ın zarif ezgilerle donanmış valsleriyle dünyanın her köşesinde konser biletleri satış rekoru kırıyor. Şu anda herhalde dünyanın en zengin kemancısı. Böylesi ünlenmesinin bir nedeni de çok iyi ajanların hazırladığı tanıtım yöntemleri. Bir zamanlar “Kemanın Madonnası” olarak tanıtılan Rieu’nun artık bu nitelemeye de gereksinimi kalmamış. Dünyanın pek çok yerinde nice ciddi klasik müziksever kalkıp onun konserine gitmiyor. Ama Rieu, gittiği birçok ülkede dinleyicisine kendi dillerinde seslenerek hiç klasik müzik konserine gitmemiş geniş kitleye de valsi sevdiriyor.
Geçen hafta İşSanat’ta 1971 Sibirya doğumlu ünlü kemancı Vadim Repin’i dinledik. Dünyanın bütün ünlü orkestralarıyla çalmakta, önde gelen müzik organizasyonlarında yer almakta. Vakur duruşu, harika tonu ve alışılmışın dışındaki programıyla, özellikle Mendelssohn’un hiç tanımadığımız 13 yaş konçertosunda çok etkileyiciydi.
İşSanat’ta hemen gelecek hafta Kore asıllı Amerikalı kemancı Sarah Chang’ı hem şef, hem solist olarak dinleyeceğiz. Tutkulu ve enerjik söyleminin yanı sıra derin düşünceli anlatımıyla tanımıştık onu. Ardından yine ünlü bir kemancı var: I Sonatori topluluğunu yönetip solistliğini yapacak olan İtalyan kemancı Giuliano Carmignola, Vivaldi çalacak. İşSanat’ta ilkbaharda Londra Filarmoni’yle kemanda yeni bir imzayı, Tayland doğumlu Ray Chen’i ve ayrıca Berlin Oda Orkestrası eşliğinde ünlü Fransız kemancı Renaud Capuçon’u dinleyeceğiz.
Aralık ayından başlayarak Zorlu Performans Sanatları Merkezi de dünyanın tepesinden, çağımıza imzasını atmış kemancıların duayenlerini getiriyor: 8 Aralık’ta Pinchas Zukerman (1948), 16 Aralık’ta Joshua Bell (1967) ve 28 Mayıs’ta Itzhak Perlman (1945) geliyorlar. BİFO ise 30 Nisan 2015’te Julian Rachlin’i konuk edecek.
Bu arada bizim çok yönlü kemancımız Cihat Aşkın da 35. sanat yılını kutlamakta.
Cemal Reşit Rey’de Güher-Süher Pekinel’in desteğindeki Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler Konseri’nde çalan bütün gençler beni heyecanlandırdı. Ancak bu “keman” temalı yazımı hazırlarken orada dinlediğim iki kemancıdan da söz etmeliyim: Çocukluğundan bu yana izlediğim Veriko Cumburidze’nin artık gerçek bir virtüöz olma yoluna girdiğine, yarınlarda onu uluslararası sahnelerde alkışlayacağımıza emin oldum, kıvanç duydum. Öte yanda ilk kez dinlediğim 14 yaşındaki Doğa Altınok’a da çalgısına hâkimiyeti ve kendine güveniyle müzik dünyamıza hoş geldin dedim.

Tümü Evin İlyasoğlu - Son yazıları

İSTANBUL’UN FESTİVALİ BAŞLIYOR 23 Mayıs 2018 Çar
Festival kentle iç içe 16 Mayıs 2018 Çar
Leyla Gencer’in Dehası 9 Mayıs 2018 Çar