Gözün karnı var mı?

16 Haziran 2019 Pazar

TV tartışmasının “Babalar Günü”ne rastlaması tesadüf. Ama bu değil:
Tam 365 gün önce şöyle haykırmıştı: “Utanmadan-sıkılmadan bizi televizyona davet ediyor. Kendisine reyting sağlayacak. Biz seni muhatap alır mıyız?” (17 Haziran 2018)
Bundan daha “baba” bir laf olabilir mi?
R’den Z’ye, tam bir Reyiz.

***

Muharrem İnce’yi elinin tersiyle itti. Peki kendisini 1’e 1 temsil eden Binali Bey’i neden, TV’lerde İmamoğlu’nun önüne atıverdi?

***

İnce’yi yiyebileceğinden emindi. Öyle de oldu. İmamoğlu’nu ise alt edemeyeceğini gördü. Elinde kalan en sağlam ve tek sağlam adamın elinden tuttu, meydan meydan gezdirdi. Seçmeni “ülkenin bekası” ile tehdit etti. Tutmadı. “İstikşafi” katakullisi gibi, bir YeSeKe hilei şeriyesiyle seçimi tekrarlattı.
İmamoğlu yine kazanırsa topyekûn, bir siyasi hezimetin siftah fatihasını okuyabilirdi. Muhtar adayı gibi mahalle mahalle gezmek yerine, “Dünya Liderliği”ne “U” dönüşü yaptı. Dün Asya İşbirliği Konferansı için Tacikistan’da idi. Rusya, Çin, İran liderleri ile görüşüyordu. Binali Bey ise kaderi ile baş başa, bu akşamki TV proramına hazırlanıyordu.

***

Haftaya bugün İstanbul için (yoksa Reyiz için mi?) seçmen sandığa gidecek. 17 yıldan beri halkımız her 20 ayda bir sandığa gidip duruyor
Reyiz ise muhtar seçimlerinde bile başrolde. Ama bu kez ilk kez, saha kenarında. Yenilgi ile arasına mesafe koyma hesabında .
Öyle ya, adı üstünde “yerel!” seçim. Onun seçimi 2023’te.

***

TV’nin bir amacı da, uydurma dizilerle ve reklam bombardımanı ile kitleleri koflaştırmaktır belki..
Ama ikili siyasal tartışmalarda TV’nin etkisi ve gücü inkâr edilemez. Taraflarda bir kofluk varsa, onları ortaya çıkarmanın en kestirme yolu TV’lerdir.
Özellikle ABD’de seçimin nihai belirleyicisi iki başkanın TV’deki nihai şovudur.

***

Reyiz, yıllardan beri karşılıklı tartışmadan şahsen ve zinhar uzak durdu. “Rakipsizlik” mesajını böyle kabul ettirdi!. Seçimin bu son virajında Binali Bey’i ekrana itmesi çok ilginç!
Muhtemel yenilginin tüm faturasını, belli ki İmamoğlu karşısında kem küm edebilecek Binali Bey’in üstüne mi yıkmak istiyor!

***

İktidar (çekinmeden Reyiz de denebilir) bugün bir iki istisna ile bütün TV’lerin dolaylı veya dolaysız sahibidir. Yine belli istisna ile yüzlerce (yoksa binlerce mi?) sözde gazetecinin dolaylı-dolaysız patronudur.
Ama nedense Binali Bey, buluna buluna Amerikan Şirketi Fox TV’den gazeteci İsmail Küçükkaya’nın “tarafsızlığına” emanet ediliyor. TRT’yi zaten çoktan geçtik. Ama bu keyfiyet, Ziraat Bankası parası ile alınmış TV ve gazeteler ile havuz medyasının tümünü istiskal sayılmaz mı?

***

ABD’li yazar T.S. Elliot’un “Kokteyl Parti” adlı oyununu Bülent Ecevit dilimize çevirmişti.
Elliot, TV’ler için “Milyonlarca insanın aynı şakaya aynı anda gülmesini sağlıyor. Ama yine de o insanların kendilerini yalnız hissetmelerine engel olamıyor!” demişti. İstanbul’un kayyımımsı Belediye Başkanı Vali Ali Yerlikaya Bey cesaret gösterip bu akşamki tartışmayı, İstanbul’un ünlü meydanlarında dev ekranlara yansıtmayı sağlasa ve halkımızın yalnız başına üzülmesini veya sevinmesini önlese keşke!

***

Gazeteciliğin en keyifli yanı önemli olayların aktörleri ile geçmiş anılarınızın olması.
Tartışmayı yönetecek İsmail Küçükaya’yı Sabah’ta muhabirliği döneminde tanımıştım.
Çok ataktı. İleride genel yayın müdürü olabileceğini söylediğimde şaşırmıştı. Üç beş yıl geçmeden olunca da ben hiç şaşırmadım.
Tıpkı Muharrem İnce’nin özel olarak ilettiği “Adam kazandı” notunu canlı ayında açıklamasına şaşırmadığım gibi.
Damardan gazetecilik haber atlatmaktı. Bu işin sevdalıları yapmak için babalarına bile kazık atabilirdi. Bunu meslektaşı Altan Öymen’e kazık atan kardeşi rahmetli Örsan öğretmişti.

***

Binali Bey’e ise muhalif bir milletvekili, Erzincan’da pek bilinen “gözün karnı yok!” sözünü hatırlatmıştı. “Siyasi ihtirasın sonu çıkmaz! Çünkü, göz doymaz” anlamında bir hikâye eşliğinde.
Çok çok uzun süren bir bakanlık. Genel Başkanlık, Başbakanlık ve sonunda da TBMM Başkanlığı! Sonrası yok. Var da yok.
Cumhurbaşkanı velinimeti. Ona da el kaldıran çarpılır. Tek çare, itaat edip rahat etmek. Sıfırdan, “yerel”den ve yeniden başlamak!
Binali Bey’in bu akşam sıfırlandığı'6Ea tanık olamayanlar haftaya sandıkta bunu göreceklerdir.
Kendisi de biat etmenin hiç de rahatlık sağlamadığını