Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

23 Haziran arifesinde İYİ Parti ve demokrasiye sahip çıkabilmek

18 Haziran 2019 Salı

“31 Mart seçimleri, demokrasinin ve uzlaşı kültürünün aslında ne kadar gerekli olduğunu ortaya koydu ve sonuçlara göre de bunların sağlandığını ortaya çıkardı. 23 Haziran, bütün bunların güçlü bir şekilde perçinlendiği, hem İstanbul’da hem de Türkiye’de yeni dönemi aralayan bir zafer geçidi olacaktır. ”

[Haber görseli]

Demokratik sistemlerde seçimler, milletin tercihlerinin yansıması ve siyasi partilerin sürekli rekabetle gelişimi ve bu şekilde hem demokrasinin hem de kalkınmanın sürekliliği için büyük önem taşıyor. Eşit ve evrensel demokratik koşulların gerektirdiği şekilde gerçekleşmese de Türkiye, son beş yılda tam yedi seçimde sandık başına gitmek durumunda kaldı.
Milletin tercihleri ancak demokrasinin gereklilikleri herkes için aynı şekilde işlediğinde tam olarak yansıyabilir. Son yıllarda ülkemizdeki seçimlere bakıldığında, eşit ve adil olmayan koşullarda, medya düzeninin yoğun baskısı ve ambargosu altında, devletin kaynaklarının sınırsızca kullanıldığı bir seçim düzeninin yerleştiğini görüyoruz. Bütün bunlara karşı mücadelemiz anayasanın bize tanıdığı sınırlar dahilinde sonuna kadar sürdü, sürüyor ve sürecek. Zira siyasi tercih ayırt etmeksizin milletimizin bize verdiği yetki ve demokrasi mücadelesi de bunu gerektirir. Nitekim İYİ Parti’nin kuruluş süreci incelendiğinde de başlı başına bir demokrasi mücadelesi gözlemleniyor. İktidarın yargıya el atmasıyla yaptırılmayan kongreler, salonlarda konuşmaların engellenmesi için kesilen elektrikler, devletin valilerinin adeta iktidarın il başkanı gibi önümüze çıkardığı engeller ve bireysel olarak yöneltilen iftiralar, suçlamalar... Bütün bunları yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Fakat 31 Mart sonrasında yaşananlar bize, Türkiye’de başka bir sürecin başladığını gösteriyor.

İktidarın öncelikleri
“31 Mart sonrasında ne oldu?” Bu soruya verilebilecek en net ve açık yanıt, milletin iradesinin ayaklar altına alınması ve seçilmiş bir belediye başkanının, kazandığı bir seçime yeniden girmek zorunda kalmasıdır. Milletimiz, ekonomik krizin yoğun bir şekilde hissedildiği, sosyal ve ekonomik eşitlik, adalet gibi temel olguların artık ortadan kalktığı bir ortamda sürekli yaşanan ve neredeyse geleneksel hale gelen seçim süreçlerinden yoruldu. İnsanlar bir an önce seçim ikliminden kurtulmak istedi. Buna rağmen siyasi iktidar, ekonomik kriz gibi hayati ve öncelikli bir mesele yerine kimi vakıfların, derneklerin, oluşumların ve bizzat siyasi iktidarın ayakta kalmasını sağlayan bir yapıdaki rantını ve çıkarını öne çıkardı.
Milletin büyük çoğunluğunun yaşadığı ekonomik darboğaz yerine çok dar, partizan ve küçük bir azınlığın rantı önemsendi. Ülkemiz için sürekli yapılan “beka” vurgusunun aslında iktidar olmanın maddi nimetlerini kaybetmek istemeyen dar bir azınlığın “bekası” olduğu ortaya çıktı. Neticede 31 Mart’ta Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu tarafından kazanılan İstanbul seçimi, hiçbir şekilde hukuki olmayan, komik gerekçelerle iptal edildi.
YSK tarafından demokratik ve hukuki olmayan gerekçelerle alınan karara ve bütün İstanbullulara yaşatılan mağduriyete rağmen kararlılığımızdan vazgeçmedik. 31 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nu belediye başkanlığına taşıyan milletimiz, yaşatılan bunca hukuksuzluk ve mağduriyetin ardından kendisini yine hak ettiği belediye başkanlığına taşıyacaktır. Milletimize olan bu güvenimiz, demokrasinin en önemli gerekliliklerinden olan “siyasi faaliyetlere katılım” ilkesinden hareketle, İstanbul’un 39 ilçesinde “demokrasi standları” adını verdiğimiz bir araya gelme noktalarını oluşturmamızı sağladı. Fişlemelere, baskılara ve engellere rağmen siyasetin korkulacak bir alan olmadığını hatta bunun yeri geldiğinde demokratik ve milli bir vazife olduğunu yine en iyi milletimiz gösterdi. Genel başkanımız, milletvekillerimiz ve diğer parti yetkililerimiz bütün bu süreç boyunca İstanbul’da çalışmalarına devam ediyor. Ayrıca süreci demokratik katılım ve siyasi bir evreden hukuki takibe ve mücadeleye de taşıdık. İYİ Parti’nin İstanbul İl Teşkilatı, iptal kararının ardından yeniden bir seçim iptaline meydan vermemek adına YSK’nin aldığı kararları ve yönettiği süreci bütünüyle takip ediyor. Birçok ilçede, seçimin iptal olmasına neden olan “partili sandık kurulu başkanı ve üyesi” sorununa karşı itirazlarda bulunduk. Bu itirazların birçoğundan sonuç çıktı ve hatalar düzeltildi. Birçoğuyla ilgili süreç de henüz devam ediyor. Seçim sürecine dair söylemler ve stratejide uyum ile sandık güvenliğine dair de ittifak ortağımızla tam bir uyum ve koordiasyon zemini sağladık. Bu uyum ve koordinasyon, demokrasinin en önemli gereği ve ülkemizin de en büyük ihtiyacı olan uzlaşının ve demokratik teamüllerin yeniden hayat kazanması için de bir araç oldu. Türkiye’de siyasi ve hukuki kurumlara, demokrasiye, sandığa ve milli iradeye karşı oluşan umutsuzluk ortamını, maalesef siyasi iktidar yüzünden değişime yönelik inancın giderek zayıflamasını da işte bu süreç engelleyecektir. Bu açıdan CHP ile işbirliğinin fikri bir zemini vardır: Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve kuvvetler ayrılığı. Farklı görüş ve fikirlerimiz olsa da birlikte hareket etmeyi bu fikri zemin üzerinde başardık. Türkiye’deki ayrıştırma ve kutuplaştırmaya inat, biz birlikte hareket edebilmeyi becerdik. Bu kutuplaştırmanın panzehiri olduk.

24 Haziran sabahı
31 Mart seçimleri, demokrasinin ve uzlaşı kültürünün aslında ne kadar gerekli olduğunu ortaya koydu ve sonuçlara göre de bunların sağlandığını ortaya çıkardı. Türkiye’de yeni nesil siyaset kazanmıştır. Bundan sonraki mücadele eski ve yeni nesil siyaset arasında olacaktır. İYİ Parti de yeni bir parti olarak bu mücadeledeki yerini almış ve Türk siyasetinin ana aktörlerinden biri olduğunu göstermiştir. 23 Haziran, bütün bunların güçlü bir şekilde perçinlendiği, hem İstanbul’da hem de Türkiye’de yeni dönemi aralayan bir zafer geçidi olacaktır. Biz bu geçitte yerimizi aldık. Şimdi üzerimize düşen vazifeyi, en başta ülkemiz, milletimiz ve de geleceğimiz için sonuna kadar yerine getiriyoruz. 24 Haziran’da İstanbul, Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığına uyanacak. Her şey iyi olursa, her şey çok güzel olacak.

BUĞRA KAVUNCU
İYİ Parti İstanbul İl Başkanı

Tümü Olaylar ve Görüşler - Son yazıları

100. yılında ILO ve temel sorunlar (1) 21 Ağustos 2019 Çar
Kuantum devrimi kapıda! 21 Ağustos 2019 Çar
Fındıkta yine oyun peşindeler 21 Ağustos 2019 Çar