Köşe Yazısı

A+ A-
Muzaffer Ergöz

Efes’in doğumu

23 Haziran 2019 Pazar

1970’li yıllardı. Uludağ’da kayak öğretmenliği yapıyordum. Gücüm yettiğince de Cumhuriyet gazetesine yazılar yazıyordum. Okuyucularımdan birisi de S. Kâmil Yazıcı isminde ciddi bir sanayiciymiş. (Anadolu Endüstri Holding). Beni araştırmış ve rahmetli Turgut Özal’la da yakınlığımı öğrenmiş. Bir gün bana haber yolladı “Görüşelim” diye. Kalktım gittim. Uludağ’ın en güzel aile otellerinden birisinde kalıyormuş. “Hocam sauna seviyormuşsun” dedi. “Evet, hadi saunada konuşalım” dedim.
Sayın Yazıcı, Uludağ müdavimlerinden birisidir. Ben hayatımda bu kadar leb demeden leblebiyi anlayan çok zeki az insan gördüm. Konuşma adabı ve tartışmaları, çok yüksek bir entelektüel kültüre sahip olduğunun göstergesiydi. Biz artık sauna tartışmalarını rutine bağlamış, hemen hemen her konuda konuşuyorduk. Benim asıl merak ettiğim şey, neden ben seçilmiştim.
Derken birbirimizi, fikirlerimizi çok daha iyi anlayınca bunun nedenini de öğrendim. Meğer rahmetli Turgut Özal, etrafının da dolduruşuyla Anadolu Endüstri Holding’in motor gücü olan birayı alkollü içkiler sınıfına alarak satışların neredeyse 4’te 3’ünü yok etmiş. Koskoca holding dip depremleriyle yıkıldı, yıkılacak hale gelmiş. Ben bu hikâyeyi dinleyince Kâmil Bey’e döndüm ve ekledim: “Siz bu ülkenin gençlerine sadece bira veriyorsunuz. Oysa bu gençlerin daha çok önemli şeylere ihtiyacı var. O konuda ne yapabilirsiniz?” diye sordum. Ne demek istediğimi pek anlayamadı ve “Ne yapabilirim?” diye sordu.
Bir spor dalına sponsor olarak pekâlâ görev yüklenebilirsiniz. O zaman sizleri savunacak bir argüman ortaya çıkabilir. İşte o zaman Kâmil Bey’in kavrama zekâsına hayran oldum, anında kabul etti ve “Hemen güreşi alayım” dedi. Ben itiraz ettim ve basketbol önplana çıktı. O yıllar basketbol, ülkede yerlerde sürünüyordu.
Efes Basketbol Kulübü, böyle bir sauna fikir alışverişinden çıkarak ete kemiğe büründü. Bugün hemen hemen hiç kimse Sayın Kâmil Yazıcı’nın bu konudaki ‘knowhow’ sahibi olduğunu bilmez. Onun bu konudaki kararlılığı beni hep düşündürür. O bir spor modeli yarattı. Türk sporu için bir reçete yazdı. Bir gün kısmet olursa bu konuyu kendisiyle röportaj yaparak daha geniş bir şekilde anlatmak isterim.
Şimdi soracaksınız “Efes Pilsen’in bira yasağı ne oldu” diye? Konuyu rahmetli Özal’a detayıyla anlattım. Hatırladığım kadarıyla, Anadolu Endüstri Holding’in rahmetli Süleyman Demirel’e yakınlığı ve rekabetin getirdiği kıskançlık, bu yasağın ana nedeni olmuş.
Daha sonra birçok tahribat veren bu yasak kalkarak fabrikalar yeniden çalışmaya başlamış. Ancak ortaya öyle bir spor efsanesi çıktı ki bugün bu modelle gurur duyuyoruz. Darısı öbür büyük firmalarımızın başına… Sayın Kâmil Yazıcı’ya spor adına çok ihtiyacımız var.

Tümü Muzaffer Ergöz - Son yazıları

Wada seçimleri ve sporumuz! 17 Eylül 2019 Sal
Ali Koç rüzgârı ve belediyeler 16 Temmuz 2019 Sal
Efes’in doğumu 23 Haziran 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Turgut Özal, Süleyman Demirel