Köşe Yazısı

A+ A-

Gerçek bir adalet reformu için öneriler

7 Temmuz 2019 Pazar

Cumhuriyet’in eski Genel Yayın Yönetmeni, CHP milletvekili Utku Çakırözer, “Haziran Ayı Basın Özgürlüğü Raporu”nu açıkladı:
26 gazeteci hakkındaki yargılama devam etti.
3 gazeteci toplamda 13 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.
4 gazeteci hakkında daha önce verilen toplamda 41 yıl 2 ay 21 gün hapis cezası istinaf mahkemesinde onandı.

***

Çakırözer şunları söyledi:
“Hiç yargılanmamaları gerekirken haksızca yargılanıp hukuksuzca hapis cezasına çarptırılan gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, avukatlar, hekimler, sivil toplumcular, siyasiler özgürlüklerine kavuşmak için yargıda reform paketini bekliyor.”
Çakırözer’ni zikrettiği isimler şöyle:
Cumhuriyet Gazetesi davasında ikinci kez hapse giren Musa Kart, Güray Öz, Hakan Kara, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Emre İper; Sözcü Gazetesi’nde Emin Çölaşan, Necati Doğru, Metin Yılmaz ve gazetenin diğer çalışanları, avukat Selçuk Kozağaçlı, sivil toplum kurucusu Osman Kavala, siyasetçiler Eren Erdem, Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder...
Bu kişilerin adlarını andıktan sonra şunları ekledi:
“Bunlar sadece birkaç isim. Basın ve ifade hürriyeti için yargı reformunun bir an önce Meclis’e sunulmasını bekliyoruz.”

***

Çakırözer, sadece fikirlerini ifade ettikleri için cezalandırılan aydınların yargı reformundan beklentilerini şöyle açıkladı:
“Genel olarak ifade özgürlüğünü korumak için; Terörle Mücadele Kanunu’nun 6 ve 7. maddeleri ile Türk Ceza Kanunu’nun 125, 216, 220, 299, 301 ve 314 maddeleri uluslararası ölçütlere ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu düzenlemelerle ilgili içtihatlarına uygun hale getirilmelidir.”

***

Çakırözer, gerçek bir “Adalet Reformu” önerilerini 12 madde halinde özetledi.
Aşağıda ilk iki maddeyi alıntılıyorum.
1. Eleştiri amacıyla yapılan ve şiddet içermeyen düşünce açıklamaları suç kapsamından çıkarılmalı.
Bu yöndeki düzenleme hiçbir yorum ve takdire yer vermemeli.
2. Sadece eleştirel fikirleri nedeniyle yargılananların hiçbiri eline silah almıyor. İnsan canına kastetmiyor, şiddete çağrı yapmıyor. Ama Türk Ceza Yasası’nın kendi içinde çelişkili iki maddesi nedeniyle (220/6- 7) terör örgütü üyesiymiş gibi cezalandırılıyor.
Buna göre bir gazeteci, “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmasa da” örgüt üyesi olarak cezalandırılıyor. Örgüte üye olmasa da örgüt üyesi olarak yargılanıyor ve cezalandırılıyor.
Terör örgütünün üyesi olmadan üyesiymiş gibi cezalandırma çelişkisi ortadan kaldırılmalı.

***

İktidarın tam yerel seçimler öncesi açıkladığı sözde “Adalet Reform Paketi” hiç güven vermiyor.
Çakırözer’in “Gerçek Bir Adalet Reformu” önerilerine devam edeceğim.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Metin Yılmaz, Hakan Kara, Musa Kart