Levant, Suriye ve basit bir soru

11 Temmuz 2019 Perşembe

Levant, Doğu Akdeniz: Üç peygamberin çıktığı, üç büyük dinin doğduğu coğrafya!
Dünya sadece Avrasya’dan ibaretken onun kan damarlarını ve sinir sistemini oluşturan İpek ve Baharat Yolu’nun ana istasyonlarından, dünya ticaretinin stratejik noktalarından biri...
Roma İmparatorluğu’nun göz diktiği, ele geçirdiği, Bizans’a dönüştüğü ve uğruna yıkıldığı “Kızıl Elma!”...
Kutsal efsanelerin, kutsal kitapların, kutsal olayların, kutsal ibadethanelerin/tapınakların mekânı...
Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında dünya hâkimiyeti için girişilen kavganın Yahudilerin de katılmasıyla iyice kördüğüm olan kavşağı...

***

Müslümanların Ortadoğu’yu fethinden sonra, Levant’ı kontrol etmek için dokuz haçlı seferi (kimileri dokuzuncuyu saymaz, sekiz haçlı seferi kabul eder) düzenlenmiştir.
Günümüze kadar gelen “Hilal ile Haç arasındaki Savaş/Düşmanlık” anlayışının arkasındaki ana motif Ortadoğu/Doğu Akdeniz/ Levant hâkimiyeti çatışmasıdır.
1096-1272 seneleri arasında, Müslümanlara karşı düzenlenen haçlı seferleri sonucunda, Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da ve Balkanlarda birçok Lâtin devleti kuruldu:
Kudüs Krallığı, Kıbrıs Krallığı, Trablus Kontluğu, Antakya Prensliği, Urfa Kontluğu, İstanbul Lâtin İmparatorluğu, Mora Prensliği, Atina Dukalığı, Kefalonya Kontluğu, Naksos Dukalığı, Rodos, Malta Saint Jean Şövalyeleri.
Sonradan Osmanlı İmparatorluğu tarafından çoğu ortadan kaldırılan bu Haçlı Kökenli Hıristiyan devletlerinin halkları, kendi Hıristiyan kültürlerini günümüze kadar sürdürmüşlerdir.

***

Tarihte pek çok devlete ev sahipliği yapmış olan Levant, bugün şu devletleri kapsamaktadır:
Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.
Ayrıca Tartus’ta Rusya’nın bir askeri üssü, Akdeniz’de de ABD’in altıncı filosu var.

***

Herhalde bütün okurlarımız, şu anda Türkiye ile dünya devletleri arasında Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs sorununa ek olarak, doğalgaz ve petrol arama konusunda da büyük bir kriz yaşandığının farkındadır.
ŞİMDİ BASİT BİR SORU SORUYORUM:
Türkiye Suriye ile düşman olacağına, dost ve müttefik olarak kalsaydı, Doğu Akdeniz’deki hakları konusunda daha mı güçlü daha mı güçsüz pozisyonda olurdu?