Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

AKP'nin Harcadığı İki Miras...

11 Ekim 2008 Cumartesi

Gündemde iki ana konu var:

Terör ve ekonomi...

Her ikisi de AKPnin iktidara geldiği 3 Kasım 2002de bugünkü durumda değildi!

Terörden başlayalım... Terör örgütü başının Eylül 1998de Suriyeden çıkarılıp, uzun bir dünya turunun ardından 15 Şubat 1999da Türkiyeye getirilmesi çok önemli bir kilometre taşıydı. Aynı yıl içinde yargılanan ve hüküm giyen Öcalanın cezasının buzdolabına konması, dönemin üçlü koalisyon hükümeti açısından zor bir karar olmuştu. 3 lider yaklaşık 7 saat konuyu görüşmüş ve bu karara varmıştı.

Ortak bakış şuydu:

Asıl olan kanı kanla yıkamak değil, iç barışı sağlamak!

2000-2002 yeni dönemin nasıl iç barış temeline oturacağı tartışmasıyla geçti. O zaman diliminde idam kaldırıldı. 2002 seçimlerinde AKP tek başına iktidara geldi.

Güneydoğudan da oy almış bir parti olarak iç barışı sağlama sorumluluğunu ve fırsatını üstlendi. İlk 2 yıl bu iklimle geçti. Zamanla AB daha fazla devreye girdi. AKP, AB sürecinin kendisini içeride de güçlü kılabileceği teziyle hareket etti. Terör örgütü de AB sürecini lehine işletme girişimlerinde bulundu.

2005’te bu bekleyişlerin ikincilleşmesi üzerine terör yeniden yükselmeye başladı. Son 3 yıldır iniş çıkışlarla yeni bir terör dalgasını yaşıyoruz...

***

Ekonomiye geçelim... Şubat 2001de vuran ekonomik kriz toplumun her kesiminde kendisini hissettirdi. Çözüm için aranan koltuk ABDde bulundu. Kemal Derviş, koalisyonun dördüncü ortağı denebilecek bir güçle ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığını üstlendi.

Derviş, krizden çıkış için son derece katı bir plan yaptı. Özelleştirmeden bankaların yeniden yapılanmasına kadar her alanı kapsayan IMF destekli plan ilk meyvesini enflasyonun düşüşünde verdi. Dervişe göre, 3 yıl uygulanacak bu program Türkiyeye nefes aldıracak, sosyal politikalar daha sonra ele alınacaktı.

Öyle oldu...

Ancak başka bir hükümetle! 3 Kasım 2002 seçimlerine direnenlerin başında dönemin Başbakanı Ecevit geliyordu. Ortaklarına şöyle dedi:

Yapmayın. Halka acı ilacı içirdik. Tam iyileşmeyi tadacakken, seçim olmaz.

Ok yaydan çıkmıştı... Halk, krizi affetmedi, koalisyon ortaklarının tümünü sandığa gömdü. AKP, başlangıçta kendisi bir ekonomi programı yapıp yürümekten yanaydı. Baktı ki, Dervişin programı daha çok işine yarıyor. Onunla devam etti. Derviş de bunu her fırsatta dile getirdi, AKP programa sıkı sıkıya bağlı, bu ülke için olumlu dedi. Ancak Derviş iki yıl önce başka bir demeç verdi:

Bizim hazırladığımız programın ömrü doldu. AKPnin yeni bir planla yürümesi gerekiyor.

AKP bunu dikkate almadı... Geldik bugüne... Dünyadaki ekonomik krizi haftalardır görmezden gelen, biz dimdik ayaktayız diyen hükümet 2-3 gündür telaşta!

***

AKP her iki konuda da çok önemli bir yol ayrımında...

Önümüzdeki seçimler mi diyecek, önümüzdeki nesiller mi diyecek?

Başbakan yeri geldikçe şunu söylüyor:

Ülkem kazanacaksa, ben kaybetmeye razıyım.

Öylesi günlerdeyiz...

Terörle ilgili kimsenin elinde sihirli değnek yok. Ama pek çok kesim zehirli değnekle geziyor, bu ayrı yazı konusu. AKPnin bu konuda atabileceği en önemli adım bize göre şu olabilir:

Hem devlet kurumlarının hem toplumun tümünün hassasiyetlerini dikkatte ve dengede tutmak.

Ekonomide ise sihirli değnek şu:

Üretim ekonomisi...

ankcum@cumhuriyet.com.tr

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Sözcü Mütalaası FETÖ’ye yarar! 21 Nisan 2019 Paz
Binali Bey... Artık çekilin! 18 Nisan 2019 Per
Köy Enstitüleri: Bilginin üretim hali! 17 Nisan 2019 Çar