Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

Büyük Avrasya: Ortak Geleceğe Doğru Hareket

2 Ağustos 2019 Cuma

Bu diyalogların başlatılması, Avrupa ve Asya’daki tüm ülkelerin ortak çıkarlarıdır ve birleşik Avrasya’nın istikrarlı geleceği için karşılıklı bağlantıların oluşmasına katkıda bulunacaktır.

Sadece Kazakistan için değil, tüm Avrupa ve Asya ülkeleri için önemli bir etkinlik 23-24 Eylül’de gerçekleşecek. Başkentimiz Nur Sultan, Avrasya coğrafyasındaki kapsamlı etkileşim ve işbirliğinin güçlendirilmesine, parlamentolar arası temasların ve ortaklığın gelişmesine katkıda bulunacak olan “Büyük Avrasya: Diyalog Güven Ortaklık” konulu Avrasya Ülkeleri Parlamento Başkanları Toplantısı’nın dördüncüsüne ev sahipliği yapacak.
Günümüz dünyasının iskeleti olan Avrasya, dünya nüfusunun yüzde 65’ini, enerji kaynaklarının yüzde 75’ini ve küresel GSYH’nin yüzde 40’ını kapsayan en büyük kıtadır. Kıtanın farklı bölgeleri arasındaki ekonomik sistemlerin çeşitliliği, gelişme düzeyindeki büyük dengesizlik ve giderek artmakta olan bölgeselciliğe yönelik eğilim Avrasya’yı tek bir ekonomik varlık olarak tanımlamamıza engel olmakta.
Mevcut ticaret ve ekonomik bağımlılık düzeyi, herkesten daha yakın etkileşim kurmayı ve Avrasya ülkelerinin çıkarlarını düşünmeyi gerektirir.

Avrasya Ekonomik Birliği
Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ilk defa 25 yıl önce 1994’te ortaya attığı Avrasya entegrasyon fikri bir dizi gelişme evrelerini geçirdikten sonra bugün Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) biçiminde hayata geçirilmiştir.
Nazarbayev’in önerisi Avrasya kıtası genelinde ortaklıklar kurma stratejik girişimi, 2010 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Astana bildirgesinde yer aldı. AGİT’e üye ülkeler, ortak ve bölünmez bir Avrupa-Atlantik ve Avrasya topluluğu ilkesine bağlılıklarını ilan etti.
2015 yılında BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı açıklamada Kazakistan kurucu Cumhurbaşkanı, Avrasya Ekonomik Birliği, İpek Yolu Ekonomik Kemeri ve Avrupa Birliği’ni (AB) tek bir entegrasyon projesi kapsamında bir araya getirme anlamına gelen Büyük Avrasya kurma fikrini öne sürdü.
Büyük Avrasya’nın eşi benzeri olmayan projesi, katılımcıları arasındaki ticaret ilişkilerinin serbestleşmesi, ulaşım koridorlarının ortak geliştirilmesi, enerji yollarının çeşitlendirilmesi, yatırım işbirliğinin genişletilmesi ve diğer ekonomik etkileşim konuları dahil olmak üzere, bu kurumların ve girişimlerin faaliyetlerini uyumlaştırma çağrısında bulunuyor.
Nisan 2019’da, Pekin’deki İkinci Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’nda Nursultan Nazarbayev, dünya toplumunu Üç Diyalog’un kurulmasını öngören “3D” adı verilen yeni bir jeopolitik gerçeği oluşturmaya davet etti.
İlk diyaloga ABD, Rusya, Çin ve AB arasındaki küresel düzeyde ihtiyaç duyulmaktadır.
İkinci diyalog Avrasya düzeyinde, Asya’da Etkileşim ve Güven Yaratma Önlemleri Konferansı ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın potansiyellerini birleştirmek için gereklidir.

Tüm ülkelerin yararına
Üçüncü diyalog Avrasya Ekonomik Birliği, AB, Şangay İşbirliği Teşkilatı ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği arasında sistematik bir ekonomik diyalogtur. Bu şekilde ekonomik işbirliğin gelişmesi, ülkelerimizin kalkınması ve vatandaşların refahının artması için güçlü bir ivme sağlayabilir. Ayrıca rekabetçiliğin güçlendirilmesini, iş ortamının iyileştirilmesine olanak tanır. Aynı zamanda Büyük Avrasya’nın küresel rolünü artırmanın ilk adımı olabilir.
Bu diyalogların başlatılması, Avrupa ve Asya’daki tüm ülkelerin ortak çıkarlarıdır ve birleşik Avrasya’nın istikrarlı geleceği için karşılıklı bağlantıların oluşmasına katkıda bulunacaktır.
Bu nedenle, Avrasya Ülkeleri Parlamento Başkanları’nın 4. toplantısının ana hedefi, Avrasya coğrafyasındaki etkileşimi ve işbirliğini daha da derinleştirmek ve genişletmek için Avrupa ve Asya ülkelerinin yasama organlarının başkanları, ayrıca uluslararası ve parlamentolar arası kuruluşların başkanları arasında doğrudan çok taraflı diyalog kurmaktır.
Parlamentoların devletlerin siyasi ve ekonomik kalkınmasının kilit alanlarını belirlemedeki rolü, bölgesel ve kıta seviyelerinde ortak etkileşim noktaları ve karşılıklı olarak kabul edilebilir çözümler bulmak için ciddi bir temel oluşturacaktır.
Gündemin ana unsurları şunları içerebilir:
• Ulaşım altyapısının geliştirilmesi, karşılıklı ticaretin geliştirilmesi, endüstriyel ve inovasyon işbirliğinin genişletilmesi gibi Avrasya coğrafyasının ekonomik kalkınmasının temel ilkelerinin koordinasyonu.
• Diyalog algoritmasının kültürel ve insani bağlar yoluyla tartışılması ve Avrasya coğrafyasındaki parlamentolar arası etkileşimin geliştirilmesi.
Bu forumun girişimcilerinin Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması ve Kore Cumhuriyeti Ulusal Meclisi olduğunun altı çizilmelidir. Önceki üç toplantı Moskova’da (Nisan 2016), Seul’de (Haziran 2017) ve Antalya’da (Ekim 2018) yapıldı ve Avrasya kıtasındaki ülkelerin sürdürülebilir kalkınması ve refahı için işbirliğinin güncel konularını tartışmanın etkili bir platformu haline geldi.

Katılım her yıl artıyor
Katılımcılar her yıl artmaktadır. Moskova’daki ilk toplantıya 19, Seul’e 26, Antalya’ya 38 ülke temsilcisi katılım sağlamıştır. İlk kez Kazakistan’da düzenlenecek olan parlamentolar arası foruma Avrupa ve Asya’nın 84 ülkesinin parlamento başkanı ve 16 uluslararası ve parlamento arası örgüt başkanı davet edildi. Halihazırda 16 uluslararası örgütün tümü ve 50’den fazla ülke temsilcisi katılımlarını onaylamış durumdadır.
Foruma Avrupa ve Asya’dan gelen yetkili parlamenterlerin katılımı, mevcut kalkınmanın güncel konuları üzerine görüş alışverişinde bulunmanın yanı sıra, Avrasya için uygulanabilir bir “evrensel galibiyet” modeline doğru ilerlemek için bir vizyon ve pratik tarifler kazanmasını sağlayacaktır.
Görüşmenin sonucu olarak, parlamenterlerin Avrasya kıtasının ortak geleceğimiz yolunda ilerleyişine dair görüşlerini yansıtacak olan Parlamento Başkanlarının Ortak Bildirisi’nin kabul edilmesini umuyoruz.

Nurlan Nigmatulin
Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Meclis Başkanı

Tümü Olaylar ve Görüşler - Son yazıları

Ankara zirvesi: Dönüm noktası 19 Eylül 2019 Per
Küreselleşme çağında demokratik kitle örgütleri ne yapabilir? 19 Eylül 2019 Per
Suriye’nin geleceği: Türkiye ne yapmalı? 18 Eylül 2019 Çar