Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Adam Gibi Adam

11 Ekim 2008 Cumartesi

Kişileri değerlendirirken dış görünüm, giyim kuşam, davranış ve kültürleri ile ilk görünüşte yorumlamak gibi bir mantığımız olabilir. Bu nedenle elektriği tutanlar o kişiyi tarif ederken genelde “Adam gibi adam” deyimini kullanırlar. Son zamanlarda kimin adam, kimin olmadığı konusunda ikilem yaşayan bir toplum olduğumuzu medya ve basın tayin ediyor.

Gelişi ile gidişi arasındaki toplumsal duyumları ve yaşanılanı irdelersek Ertuğrul Sağlam’ın “Adam gibi” gittiğini söyleyebiliriz. Kirlenmeden namusunla becerebildiği kadar işini iyi niyetle yaptı. Kimsenin onun adamlığı üzerine konuşması ve gündem oluşturması gerekmez. Bu ilkel bir futbol yorumunun sonucunda gelinen noktanın karartılması anlamı taşır. Asıl sorun Beşiktaş’ta ne kadar başarılı olacağıydı. Gelirken önünde örnekleri olan bir durum vardı. Del Bosque, Rıza Çalımbay, Tigana gerçeğini bilerek göreve başladı. Gözyaşı dökmeyen teknik adam çok azdır. Kimi dışa vurur kimi içine akıtır. Tigana da öyle gitmişti.

Bugün gelinen noktada Beşiktaş, Ertuğrul Hoca’nın başlangıç tarifine ve beklentilere uymuyor. Birçok uygulamada kararsızlıklar yaşandı. Cezalar, vaat edilenler ve saha içi ile dışı gerçekleri söylemleri ile örtüşmedi. İki sezonda alınan oyuncuların forma giymeden geri gidenlerine suskun kalmak veya takımın asıl futbol devamlılığına gösterdiği yakınlık umut vermedi. UEFA Beşiktaş için çok önemliydi. Olmadı. Saman alevi gibi istikrarsız futbol takımı oldu Beşiktaş. Liverpool ve son Metalist yenilgisi Beşiktaş ve Ertuğrul Sağlam’ın hedefi olamazdı.

Sağlam’ın genç yaşta Beşiktaş’a gelirken ona te- levizyondan ve bu köşemden hatırlatmamda iyi düşünmesini, başarılı takımından kötü olan Beşiktaş’a geldiğini bir ağabeyi olarak hatırlatmıştım. İslam Çupi hiç gol yemeyen namağlup genç ulusal takımın başından ayrılırken nedenini sorduğumda bana “Daha çok gençsin yine gelirsin” demişti. Bu uğurda ömür verdik de ne oldu? Biz “Adam gibi adam” değil miyiz? Madem öyle işte böyle demedik. O zaman sen de çok gençsin Ertuğrul yine bu şansı yaratabilirsin. Önemli olan ‘Adamlık’ ise kimselere laf söyletmem kendi adıma. Ama suskunlukla el koyup kararsız davranışların senin en büyük kaybın olup bu sonu hazırladı. Üzülme şimdi teknik adam oldun. Çünkü bu ülkede en zor işin temsilcisi olup yaşadığını olağan kabul edeceksin. Futbolumuzun acı gerçeği budur. Gelirken omuzlarda giderken ise gözyaşı...

Tümü Adnan Dinçer - Son yazıları

Futbolun kamburu! 17 Nisan 2019 Çar
Uyanış 14 Nisan 2019 Paz
Gençlerin devrimi! 10 Nisan 2019 Çar