Savcı ve yargıçlar için dersler-1

09 Ağustos 2019 Cuma

Sevgili okurlarım, başlığa bakıp da “Emre Hoca yapılan haksızlık ve hukuksuzluklar karşısında Hukuk Fakülteleri hocalarının suskunluklarına kızdı da sonunda hukuk dersleri vermeye soyundu” sanmayın:
Bu yazıda Türkiye’nin en üst mahkemesi olan Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü konusundaki kararından çıkan dersleri savcılar ve yargıçlar için özetleyeceğim.

***

HANGİ TÜR ELEŞTİREL, SERT VE SUÇLAYICI İFADELER, TEK BAŞLARINA...
Terör örgütünün şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde değerlendirilemez:
1) Toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilemez olsalar bile...
2) Belirli bir perspektiften ve tek yanlı hazırlanmış olsalar bile...
3) Tek taraflı, çelişkili ve sübjektif olsalar bile...
4) Abartılı yorumlar içerseler bile...
5) Yetkilileri sert biçimde eleştirseler bile...
6) Suçlayıcı ve keskin bir dil kullansalar bile...
7) Güvenlik güçlerine karşı incitici ve saldırgan bazı ifadeler barındırsalar bile...
8) Operasyonları yürüten kamu gücüne karşı ağır eleştirilerde bulunsalar bile...
9) Terörle mücadele eden devleti, halka “katliam”, “kıyım” ve “işkence” yapmakla suçlasalar bile...
Bu tür ifadeler Anayasa’nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü korumasından yararlanır.

***

Çünkü:
Devlete yönelik eleştirinin sınırlarının bireylere yöneltilen eleştirilere göre çok daha geniş olduğunda bir tereddüt yoktur.
Yaklaşık on ay boyunca, on bir şehirde terör örgütüne karşı yürütülen ve milyonlarca insanın hayatını etkileyen operasyonların kamuoyu tarafından takip edilmesi ve operasyonlar hakkında değerlendirmeler yapılması normal karşılanmalıdır.
Çünkü:
Bu tür müdahaleler kamuoyunun ülkede meydana gelen son derece önemli olayların farklı bir bakış açısından -onların büyük çoğunluğu için bu bakış açısının kabul edilmesi ne kadar zor olursa olsun- öğrenme hakkına ağır bir sınırlama getirmektedir.
Ve çünkü:
Kamu gücünü kullanan organlar, devlet politikalarına yönelik eleştirilere cevap verilmesi hususunda ülkedeki herkesten daha fazla imkâna sahiptir.
Özellikle son derece saçma ve ilgisiz BİLE görünse, muhaliflerin haksız saldırı ve eleştirilerine farklı yollardan cevap verme imkânının olduğu durumlarda ceza kovuşturmasına başvurulmamalıdır.

***

Hukuk Fakültelerinde, bu ilkeler okutulmalı, savcı ve yargıçlar bu ilkeleri içselleştirmelidir.
KAHROLSUN ŞİDDET VE TERÖR:
YAŞASIN LAİK VE DEMOKRATİK SOSYAL HUKUK DEVLETİ!