Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Takımlara da Virüs Girer

12 Ekim 2008 Pazar

Takımlar da insan yaşamında olduğu gibi hastalanır. Bir virüs girer takımın içine, nedenini-niçinini bile bilemezsiniz. Ne ilaç verseniz para etmez. Hatta aksi tesir yapar. Bu düşüncem top ile ilgisi olmayanlara belki acayip gelir. 1948 yılında spor toplumunun Asrın Takımı diye nitelendirdiği bir Fenerbahçe vardı. Antrenörü de Molnardı. Takım olarak şahane top oynuyorduk ama bir yıl sonra bu takıma sanki bir virüs girdi. Kadro, koşullar ve oyuncular değişmediği halde bir türlü iyi top oynayamıyorduk. Tanınmayacak hale gelmiştik. Anlayamadık ne olduğumuzu. Hiçbir ilaç da fayda etmemişti. Takımdaki as oyuncular yeni kurulmuş olan Adalet Mensucat takımına geçmişlerdi. Kadro sil baştan Ankaradan gelen gençlerden kuruldu ve o yıl da şampiyon oldular.

Bugünkü Fenerbahçe de aşağı yukarı geçen yılki takım. Bu takımın içine İspanya Ulusal Takımı şampiyon yapan Aragones ve gol kralı Güiza da girdi. Ama şimdi geçen yıl aranıyor. Yukarıda anlattığım gibi takımın içine sanki bir virüs girmiş. Yapılan tedaviler hiç mi hiç fayda vermiyor! Daha ligin başında görülmemiş bir şekilde sıralamada 12. durumda. Böyle bir halde takıma büyük ceza veya büyük prim verilmesinin ne kıymet-i harbiyesi olabilir? Bunlar palyatif tedbirlerdir. Böyle bir fırtınada paniğe kapılmak daha da kötü sonuçlar verir. Hastanın iyileşmesi için bir süre beklemek gerekir.

Böyle durumlarda çoğumuz takımların düzelmesi için antrenörlerden umut bekleriz. Hatta elimizdeki antrenörü kovar, yerine başkasını getiririz! Kaş yapalım derken göz çıkartırız. Hasta iyileşmez, aksine kulüplerin milyon Avroları heba olur, gider. Bizler hep antrenörden medet umarız. Onların bir takımı tek başına kurtaracağına inanırız. Oysa geriye dönüp bir bakın; bunlar gereksiz düşüncelerdir. Hepsi takımlarını değil kendilerini kurtarır, giderler. Bu insanların takıma yüzde 15ten fazla katkıda bulunamayacağını sık sık söyleriz. Sonra da onları tek kurtarıcı olarak düşünürüz! Bu kadar büyük bir çelişki olabilir mi?

Takımı da, antrenörü de kurtaran futbolculardır. Bunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamak gerekir. Ama takım hastalanmış ise kolay kolay, kısa sürede ne antrenör ne de yöneticinin olumlu yönde katkısı olabilir. Hastayı yoğun bakıma alıp radikal çözümler aramak gerekir.

e-posta:hderingor@hotmail.com

Tümü Halit Deringör - Son yazıları

Olmaz.. Olmaz... 6 Kasım 2012 Sal
Buz Üzerine Yazı Yazmak 31 Ekim 2012 Çar
Şarküteri Mallarından Hoşlanıyoruz! 23 Ekim 2012 Sal