Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

KAZ DAĞI’NA KIRK KİLOMETRE

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Kaz Dağları’ndaki vahşet ağaç kesiminden ibaret değildir. Bu nedenle bu vahşeti savunanlar “söylendiği kadar çok ağacın kesilmediği”, “ağaç kesimi olmasaydı masamızın, sandalyemizin olmayacağı”, “ağaç kesiminin Kaz Dağları’nda değil kırk kilometre uzağında yapıldığı” gibi sorumsuzca ve çocukça savunmalar yapmaktadır. Bu sözler doğayı korumaya yönelik “gerçek bir politik irade” olmadığının ifadesinden başka bir şey değildir. Gelecekte de başka yerlerde aynı katliamların yapılabileceğinin de göstergesidir. Kimileri “Canım ağaçlar zaten kesilmiş, ağaçları kesmeyin diye tutturmanın ne yararı var” diyebilmektedir. Bizim gibi toplumlarda “olmuş bir kere” sözünün yol açtığı değer aşınmasını anlatmak için ciltler dolusu kitap yazılabilir.
Ekosistem ekolojinin temel birimidir; bitki ve hayvan canlı topluluğu ve bunlarla bağlı cansız çevrelerinin dinamik ve bağlantılı bir tümleşiğidir. Ekosistem birbirleriyle enerji ve beslenme bağlantısı içinde olan canlılar grubu ile bunların etkileştikleri fiziko-jeo-kimyasal çevre olarak ele alınabilir. Dünya bir seradır. Dünyadaki canlılar mavi gezegenin sağladığı sera koşulları olmaksızın varlıklarını sürdüremeyecek canlılardır. Bu sera koşullarının sürdürülmesini ekosistemler sağlar. Ekosistemlerin boyutları çok değişir. Dünyayı da bütün bir ekosistem olarak ele almak mümkündür. Okyanuslar, göller, ormanlar, bataklıklar, dağlar, ormanlar, kentler bir ekosistemdir.
Her ekosistemin kendisine özgü bir yaşama birliği vardır. Yaşama birliği belirli bir bölgedeki tüm canlıları kapsamaktadır. Yaşama birliklerini türdeş topluluklar oluşturur. Türdeş topluluk aynı türden, aynı bölgede birlikte yaşayan bireyler topluluğudur. Sözgelimi bir ormandaki bütün ağaçlar bir türdeş topluluktur. Bir türün yaşadığı bölgeye habitat denir. Habitat canlılar için yiyecek ve barınak sağlar. Yaşama birliğindeki her tür bir nişe ya da role sahiptir. Organizmanın besin zincirindeki yeri, gece mi yoksa gündüz mü etkin olduğu, davranış biçimi nişidir. Kısaca habitat canlının evidir, yaşadığı yerdir. Niş ise işidir. İnsanın habitatının sınırlarını zorlaması ve nişini kendi tanımlaması çevre sorunlarının temelini oluşturur. Kaz Dağları’nda bütün bir ekosisteme ölümcül bir saldırı yapılmış, tüm dengeler altüst edilmiştir. Bu yıkımdan sonra söylenenlerle, Hiroşima’ya atılan atom bombasını savunanların söyledikleri arasında bir fark yoktur. Değer duygularını yitirmiş güçlülerin cinai eylemlerini karartma çabalarından ibarettir.
Halk sağlıkçı John M. Last, “Son zamanlarda sağlığın önüne kendi yarattığımız dağlar kadar engeller çıktı. Bunların en korkutucusu küresel ekosistem ve küresel ortak varlıklarda -atmosfer, okyanuslar, yabanıl yaşam alanları, biyolojik çeşitlilik kaynaklarında- oluşan insanların yol açtığı değişiklikler yığınıdır. Eğer insanlar varlığını sürdürecekse, ekosistemimiz ve birbirimizle uyum içinde yaşamayı öğrenmeliyiz, birbirimizi ve çevremizdeki dünyayı yenmeye ya da boyun eğdirmeye çalışmaktan vazgeçmeliyiz” der.
İnsan varlığının sürmesi sağlıklı ekosistemlere bağımlıdır. Besin ve ilaçların sağlanması, havanın ve suyun temizlenmesi, zehirlerin etkisizleştirilmesi, atıkların bozunumu, sel ve taşkınların önlenmesi, doğal yapının ve görünümün kararlılığı, iklimin düzenlemesi vb. dahil birçok katkısı bulunmaktadır. Bunlar olmaksızın insan yaşamının olamayacağının anlaşılması gerekmektedir.
Ekosisteme attığınız tekme, bırakın kırk kilometreyi, binlerce kilometre ötede bile onulmaz yaralar açar. Birçok kişi daha sonra olabilecek birçok olayın Kaz Dağları cinayetiyle ilişkili olduğunun farkına bile varmayacaktır. Bu sorumsuzluk ve çıkar sevdasının bedelini hepimiz ödeyeceğiz. Hiroşima’daki gibi...

Çağatay Güler

Tümü Olaylar ve Görüşler - Son yazıları

Suriye’nin geleceği: Türkiye ne yapmalı? 18 Eylül 2019 Çar
Özel hastane enflasyonu 18 Eylül 2019 Çar
Kerbela: Müslümanların büyük utancı 18 Eylül 2019 Çar

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Çağatay Güler