Köşe Yazısı

A+ A-

Zefirion… Halikarnassos… Petrium… Bodrum… (Bedroom!) (2)

20 Ağustos 2019 Salı

[Haber görseli]

Tatillerini Bodrum’da geçiren 2 milyon kişi için kentin tarihine devam ediyoruz.
Milas’tan Bodrum’a göçen, yerel Pers Satrapı (valisi) Mavzolos, İstanköy ve Rodos adalarını fethetmiş, Likya’ya da egemen olmuş, ağır vergiler koymuş, “uzun saçlıları bile” vergiye bağlamıştı! Anlaşılan o tarihlerde hippiler de varmış!
Belki, kendisinin uzun suçlarının başkalarında olmasını kıskanmış da olabilir! “Mozele’sinin” yapımında, toplanan vergilerle, antik dünyanın en ünlü heykeltıraş ve mimarlarını da Bodrum’a çağırmıştı…

***

Ünlü sanatçıların yaptıkları “Heracles”in (Herkül) yolculuğu ya da “tek göğüslü kadın savaşçı” Amazon’ların Yunanlarla savaşını yansıtan kabartmaları da altın yaldızla boyanmıştı!
Güneşin çeşitli açılardan yansımasıyla, altın yaldızın, anıtta nasıl bir kutsal etki yarattığını da düşleyebilirsiniz!
Mavzolos’tan sonra eşi 2. Artemisia İda Ö 351’de ölünce, “erkek kardeşi” İdrieus “kız kardeşi” Ada ile evlenip “satrap” olmuştu! 2 bin 355 yıl önce Bodrum’da “kardeşler arasında evlilik” yönetimsel bir kural olarak geçerliydi! “Kız kardeşle evlilik”, dünyada Mısır firavunlarında ve Polinezya adalarında kral aileleri dışında da bilinmiyor!

***

Bodrum, İÖ 60’a doğru yoksullaşmıştı! Roma’da İÖ 43’te, Julius Sezar, kendisini öldürmeye girişenlerin en yakını olanına,“Sen de mi Brütüs?” demişti.
Marcus Junius Brütüs, suç ortağı Gaius Cassiu Longinus ile Roma’dan kaçıp Bodrum Yarımadası’nın en ucundaki, antik kent Mindos’a (Gümüşlük) sığınıp karargâh yaptıklarında, Bodrum’a da oldukça zarar vermişlerdi.
Bu yaz, Bodrum’a gelen 2 milyon kişiden, tatillerini Gümüşlük’te geçirenler, Brütüs’ün adını duymuş olabilirler, ama orada yaşadığını ya da bu yörenin geçmişini acaba kaçı biliyordur?

***

Hıristiyanlığın, resmi din olarak kabul edilmesinden sonra Bodrum’un bugünkü Ortakent köyü ya da eski adıyla “Müsgebi”, “piskoposluk” olmuştu! Yerleşmenin adı, bugün sanıldığı gibi “mis gibi”den değil “episkop”luktan devşirmedir.

***

İS 11. yy son çeyreğinde Bizans, 1. Haçlı Seferi’nde (1096-1099), Anadolu’ya egemen oldu!
İki yüzyıl sonra Menteşe Beyliği, Bodrum’da ilk kaleyi yaptı. 1402’de Yıldırım Beyazid Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilince Aziz Yuhannes’in şövalyeleri, Mehmet Çelebi’den, Anadolu kıyılarında Osmanlılara ait bir yerde kale yapımını istediler. Mehmet Çelebi Bodrum’u verdi!
Menteşe Beyi İlyas’ın karşı çıkmasına karşın şövalyeler, Bodrum’un ilk kurulduğu yer olan ve “Zefiryon (rüzgârlı)” adı verilen, eskiden bir adayken yarımadaya dönüşen, tam “Salmakis (Bardakçı)” Koyu’nun hemen karşısındaki noktada bugünkü kaleyi 1415’te inşaya başladılar.
Papa, kalenin yapımına katkıda bulunanlara “cennetin anahtarını (!)” da vaat etti. Mozolenin sütunları, kabartmaları, heykelleri, çevre duvarının kalıntıları kale yapımında dolgu malzemesi olarak kullanıldı.
Uzmanların tanımlamalarına göre anıtsal “Mozole gömütünün” taşlarının üçte biri kalede, geri kalanı Bodrum’daki konutlarda kullanılmış!
Bir an, Bodrum Kalesi’nin üç katı büyüklüğünde, bir yapıyı göz önüne getirirseniz “mozolenin” neden “yedi harikadan biri” olduğunu daha iyi algılayabilirsiniz.

***

1503’te tamamlanan Bodrum Kalesi’nin o tarihlerde adı Aziz Peter’den dolayı “Petrium” oldu. Zamanla “P” harfi, ağızda söylene söylene “B” harfine dönüştü, kent “Bodrum” adını aldı.
Tıpkı komşu “Pedessa”nın da, günümüzde “Bitez”e ya da “Poli”nin, “Bolu’ya” dönüşmesi gibi…

***

5 Ocak 1523’te, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u fethi ile Bodrum Osmanlı İmparatorluğu’na yeniden katıldı.
1770’te Rus donanması, Bodrum’u top ateşine tuttu. 1824’te Yunan isyanı sırasında Osmanlı da Bodrum’u, Persler gibi “deniz üssü” olarak kullandı.
Osmanlı amirali Turgut Reis’in “Bodrum’da doğduğunu”, yarımadanın denizci geleneğinin, yakın tarihlere kadar Libya’dan Lübnan’a kadar yelken açan “sünger avcıları” ile sürdüğünü de unutmayalım.

***

Charles Thomas Newton, bulduğu kabartmalar ile heykelleri, yine British Müzesi’ne gönderdi. Bunlar arasında Mavzolos ile “eşikız kardeşi” 2. Artemisia’nın heykelleri de bulunuyordu.
Newton’un bulduğu heykeller arasında yapının çatısındaki dört attan biri ve aslanlar da British Müzesi’nde sergileniyor.
Kabartmalardan ancak iki tanesi, son yıllarda Kale’nin duvarları arasında bulunmuş olup Bodrum Müzesi’nde sergileniyor.

***

1. Dünya Savaşı sırasında 26 Mayıs 1915’te Fransız Dupleks zırhlısı, Bodrum’u bombalayıp asker çıkarmak istedi. Bodrumluların karşı koymaları üzerine, pek çok ölü verince savaş gemisi geri çekildi.
Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda yenilince, İtalyanlar 12 adalar gibi, Bodrum’u da 2 Mayıs 1919’da işgal etti. İtalyanlar kaleyi karargâh olarak kullandılar. Türklerin, İstiklal Savaşı’nı kazanmaya başlamaları üzerine İtalyanlar, 5 Temmuz l921’de Bodrum’dan çekildiler.
Görüldüğü gibi Bodrum, yalnız turizmin, doğanın değil, tarihin de yoğun izlerini taşıyor…
Not: Sürecek…