Gökyüzünün altında yaz festivalleri

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Yaz festivalleri bütün dünyada keyif­le izlenen açık hava etkinlikleridir. Yıllardır antik kentlerde ya da gü­zel manzaralı alanlarda düzenlenir. Bizde de bu festivaller mayıs ayı ile Mersin veya İzmir gibi kentlerimizin antik alanlarında başlar; Marmaris, Bodrum ve İstanbul’da­ki tarihi alanlarda yer alır; yaz sonunda ise Aspendos’un heybetli ortamındaki Opera-bale Festivali’yle son bulur.
Şu sıralarda bir yandan Gülsin Onay’ın sanat yönetmenliğindeki 16. Gümüş­lük Festivali devam ederken, yarın ak­şam 15. Bodrum Müzik Festivali başlı­yor. Turgutreis’teki D-Marin bu festiva­le yıllardır ev sahipliği yapıyor. Bir ma­rinada yer alan ilk festival olma özel­liğine sahip. Şimdi bütün Bodrum Yarımadası’na can katıyor. Sadece dört gün ve geceye yerleşen etkinliklerle bir “minyatür festival” olarak müzik tarihi­mize geçecek. Açılışta gencecik şef Nil Vendetti yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası’na Fazıl Say, Beethoven’in 3. Konçertosu’yla solist olacak. Sonra da Mendelssohn’un İtalyan Senfoni’si ça­lınacak. Konser programlarının her bi­risi tam açık hava festivali için seçil­miş alımlı ve enerjik yapıtlar. İkinci kon­ser İbrahim Yazıcı yönetiminde ve genç çellist Pablo Ferrandez’in solistliğin­deki Dvorak’ın güzelim konçertosuy­la başlayacak; Fazıl Say’ın ilk kez gün yüzüne çıkacak olan “Umut” başlık­lı 4. Senfonisi’yle son bulacak. Üçün­cü gecede Olten Filarmoni Orkestra­sı var. İzmir’de Olten ailesinin, tıpkı 18. yüzyılda olduğu gibi özel olarak kurdu­ğu ve desteklediği bir topluluk. Bu tan­go konserinde Piazzolla’ların arasına bir de Turgay Erdener’in “Afife”sinden rüzgârlar esecek. Aynı konserde Swäng adlı Finlandiya korosu da yer alıyor. 25 Ağustos’taki kapanışta ise yeni ku­şak şeflerimizden Tolga Taviş yöneti­minde ünlü caz şarkıcısı Karsu’nun din­letisi var. Geleneksel günbatımı ve ge­ce yarısı konserleriyle dört gece boyun­ca etkinlikler izleyicileri hiç boş bırakma­yacak. Festivalin ana sponsoru yıllardır Doğuş Grubu. Sanat direktörü ise iki yıl­dır Tuğçe Tez.

Aspendos Opera ve Bale Festivali
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlü­ğü tarafından 1994 yılından beri ara ver­meden düzenlenen “Uluslararası Aspen­dos Opera ve Bale Festivali”nde bu yıl üç opera, bir bale temsili ve iki konser yer alıyor. Zengin sanatçı kadrosuyla açık ha­va festivaline yaraşan yapıtlar seçilmiş.
Zaten Aspendos öyle görkemli bir mekân ki, hiçbir ek dekora gerek kal­mıyor. 1 Eylül’deki açılışta İstanbul operası solistlerinin ve Antalya Ope­ra Orkestrası’nın birleştiği, İtalyan re­jisör Travaglini tarafından sahnelenen “Carmen” operası oynanacak. Antalya Operası’nın prodüksüyonu olan “Aida”yı Carminati yönetiyor.
Bujor Hoinic’in “Troya” adlı epik ope­rası Ankara Operası’nın prodüksiyonu. Bu yapıt Recep Ayyılmaz’ın sahneleme­siyle EXPO’da yer alacak.
Viyana Devlet Opera ve Balesi Bir­liği tarafından sahnelenen “Kuğu Gö­lü” balesi ve Ulusal Akademik Ukray­na Dansları “Pavel VIRSKY’’ Dans Topluluğu’nun modern koreografileriy­le birleşen folkloru ilgi çekici. Kapanışta­ki konserde festivalin genel müdürü ve genel sanat yönetmeni olan tenor Mu­rat Karahan’ın “Gala Konseri” yer alı­yor. Avrupa’da da tanınan bu tenoru­muz özellikle İtalya’da başarı göster­mekte. Onun dünya sahnelerini yakın­dan tanıması ve opera dünyasını izleme­si de festivalin bu yılki programına zen­ginlik kazandırmış.