Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Deniz Kavukçuoğlu

Ne Olacak Bu Kapitalizmin Hali?

13 Ekim 2008 Pazartesi

Bizim coşkun liberal çocukların yazdıklarını okuyarak, anlattıklarını dinleyerek bir kesim sıkı solcular bile kapitalizmin dayanıklılığı masallarına inanır gibi olmuşlardı son zamanlarda. Serbest pazar ekonomisi öyle bir düzendi ki karşısına çıkan tehlike ne olursa olsun, dinamiklerini harekete geçirip panzehirini üretip tehlikeyi alt ederdi. New York borsası çöktüğünde finans kapitalcilerin Manhattan gökdelenlerinden pike yapıp caddelere yapıştıkları 1929 Buhranından dersler çıkarmışlar, tarihin tekerrür etmemesi için sözü edilen o dinamikleri üretecek kapitalizm-içi koşulları yaratmışlardı. Böyle yazıyor, böyle anlatıyorlardı serbest pazarcılar. Ne var ki hayat onları doğrulamıyor, üç beş yılda bir ortaya çıkan konjonktürel dalgalanmalarda bile çuvallamaya başlıyorlardı.

Fakat yine de yazdıklarında, anlattıklarında direniyorlar, beyaz kâğıtlara yansıttıklarına, ağızlarından dökülenlere inanmak istiyorlardı. İnandırıcı olmak için önce kendilerinin inanması gerekiyordu çünkü. Yoksa patron yazarlığı, holding akademisyenliği nasıl yapılabilirdi ki?

Amerikan yatırım bankalarının en irilerinin birbiri ardınca çöküşü ve bu çöküşlerin yol açtığı felaketler karşısında dilleri tutuldu. Bugünlere kadar serbest pazar ekonomisine devlet müdahalesine tiksintiyle bakan gözleri birden faltaşı gibi açılıverdi, ABD Merkez Bankasının başka bankalar da batmasın diye bankacılık sistemine 700 milyar dolar pompalamasını büyük umutlarla karşıladılar.

Ardından Avrupa finans kapitali alarm sinyalleri verdi; borsalar düşüşe geçmiş, dolar yükselmeye, altın tavan yapmaya başlamıştı. Yalnız ABDde, Avrupada değil küresel kapitalizmin tuzağına düşmüş tüm ülkelerde panik baş göstermişti. Serbest pazar şampiyonları kuyrukları bacaklarının arasına sıkışmış, dilleri dışarıda belediye itlaf ekibi görmüş sokak köpekleri gibi devlete koşuyorlar, salya sümük Kurtar bizi baba!diye ağlaşıyorlardı.

Sarsılanlar yalnızca yatırım bankaları değildi, mevduat bankaları da krizden nasiplerini almışlardı. Söz konusu para, mal, mülk olunca mevduat sahiplerinin en aptallarının bile gözleri açılmış, paralarını o çok reklamları yapılan süslü bankalardan daha güvenli gördüklerine transfer etmeye başlamışlardı. Aynı durum Avrupa ölçeğinde de geçerliydi, paralar devlet güvencesi 20 bin Avroluk yasal limitte olan ülkelerden bankalarının güvence limiti daha yüksek olan ülkelere kayıyordu.

***

Kısacası küresel kapitalizm yaşanan krizle birlikte delik deşik olmuştu, güvenilirliğini hızla yitiriyordu.

Karl Marxın, kapitalizmin eşitsiz/dengesiz gelişmesinin yıkımını da beraberinde getireceğine ilişkin kuramının haklılığı bir kez daha kanıtlanmıştı.

Krizin başlıca nedenlerinden birinin küresel likidite darlığı olduğu biliniyordu. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören kâğıtların yüzde 72si, bankalarımızın da yüzde 50si yabancılarda olunca ekonomimizin küresel krizin dışında kalması mümkün değildi.

Önümüzdeki haftalardan itibaren reel sektörün dış kredi bulmada zorlanacağına, toplam hacmi 172 milyar doları aşan ve önemli bir bölümü kısa vadeli olan dış borçlarını ödemekte/döndürmekte büyük güçlüklerle karşılaşacağına tanık olacağız.

Bu güçlükler çeşitli sanayi kollarında üretime ara verme, toplu işçi çıkartma, ücret ve maaşlarda indirime gitme gibi önlemleri beraberinde getirecektir. İşsizliğin yaygınlaşacağı, hayat pahalılığı artarken ücret ve maaşların yerinde sayacağı bir ortamda küçük ve orta ölçekli işletmeler krizin etkilerini bire bir hissedecekler, tüketim hacmindeki daralma binlerce işyerinin kapanmasına yol açacaktır.

Milyonlarca insanın boyunu aşan kredi kartı borçlarını nasıl kapatacağı da büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır.

Bu öngörüler birçok aklı başında ekonomist tarafından yazılıp söyleniyor, ne var ki pek okunmuyor, dinlenmiyor. Sözü dinlenenler son dönemde televizyon kanallarında mantar gibi türeyen saçları jöleli, çok bilir gözüken yeniyetme happy yuppie tipler; ama bakıyorum, şu sıralar yüzlerinden düşen bin parça, anlaşılmadık bir şeyler geveliyorlar, bir türlü Güvendiğimiz Amerikan dağlarına kar yağdı, çuvalladık! diyemiyorlar.

O zaman da Ne olacak bu kapitalizmin hali? diye sormak biz, sosyalist dinozorlara kalıyor.

Hay Allah!

[email protected]

Tümü Deniz Kavukçuoğlu - Son yazıları

Veda 28 Eylül 2018 Cum
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2) 13 Temmuz 2018 Cum
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1) 11 Temmuz 2018 Çar