Nasıl geçti habersiz..

25 Ağustos 2019 Pazar

AKP 18. yaşını kutluyor.
Şarkısız türküsüz olmaz elbette:
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım..
Çoğu kez yalan dolan ve yanıltmayla..
Her anını eksiksiz dün gibi hatırlarız.
Dudaklarda acısı, yüreklerde durur kazığı.

***

“18 yılın en büyük kazığı hangisi?”
Ayırmak zor.
Hepsi birbirinden heybetli ve çentikli.
Madem CIA kesin rakamı veriyor, oradan başlayalım:
Suriyeli sığınmacı sayısı: 3 milyon 639 bin 204.
İlaveten, 170 bin Afgan, 142 bin Iraklı, 30 bin İranlı. 5 bin Somalili. Toplam 4 milyon. (Kaynak: W.Factbook, Ağustos 2019)
Dünyada nüfusu 4 milyonun altında olan tam 113 devlet var. (wikiwand.com – nüfuslarına göre ülkeler) Yani bizdeki sığınmacılardan 8-10 ülke kurulabilir.
Ülkemiz, dünyada sığınmacılığın sığınağı oldu. Asrın Liderimiz unvanını hak etti.
18. yılı onlarla birlikte kutluyoruz; yenileri de İdlib’den akıp gelmez ise..

***

Nasıl da bu kadar kolay, bu kadar çok, bu kadar çabuk ülkemize doluverdiler?
Arızalı tüm iktidarlar gibi, bunların da en büyük güvencesi halkın belleğinin zayıflığı.
2009 yasama yılı boyunca TBMM’de sabahlara kadar çalışıldı.
Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi için acil yasalar çıkarıldı.
İktidar temizlenen bu 510 km’lik - 216 bin dönümlük alanda “organik tarım yapılacağını” açıkladı.
Ve Tayyip Bey de müjdeyi bizzat verdi zaten:
“O topraklarda İzak değil, Ahmet, Mehmet çalışacak.”

***

18 yıl demek, 6 yıllık dilimleri üçüncü kez kutluyoruz demek.
İlk 6. yılı kutlarlarken özeti şöyle sunmuşuz:
- Ekonomi büyürken işsizlik arttı.
- Yunan kilise bankası ülkemizde banka satın aldı.
- Domuz resmen kesimlik hayvanlar listesine alındı.
- Erdoğan: “Yabancıya toprak satılınca alıp götürmüyorlar ki!
- Türk askerinin başına ABD çuvalı geçirildi.
- Başbakan, “Ne notası müzik notası mı?” dedi.
- Şehit ailelerine seslenen Erdoğan, “Askerlik yan gelip yatma yeri değil” dedi.
- “Anamız ağladı” diyen çiftçiye, “Ananı da al git!” dedi.
- 10 Kasım günü Gül ve Erdoğan, Suudi Kralı’nı otelde ziyaret etti.
- Başdanışman Zapsu ABD’ye, “Bu adamı deliğe süpürmeyin. Kullanın!” dedi.
- Oğluna burs veren elbiseci arkadaşı “rüşvetten” hüküm giydi.
- Başbakan, BOP’un eşbaşkanı olduğunu açıkladı.
- Zina, yasa ile suç olmaktan çıkarıldı.
- Erdoğan, “Benim görevim Türkiye’yi pazarlamak” dedi.
- Yahudi düşünce kuruluşundan, Erdoğan’a “Üstün Cesaret Ödülü”.
- Erdoğan, uluslararası ihalede “hediye” uçak istedi. Binek otosuna razı oldu.

***

İzleyen dönemde, Beşşar ve Esma Esad çifti ile Erdoğan ailesi arasında canciğer kuzu sarması muhabbeti kuruldu.
İki ülke hükümetleri sınırda ortak toplantılar yaptılar.
Sonra ne oldu ise oldu. “Esad” birden “Esed” oluverdi. O aklı kimden aldı ise yanlış aldı:
“Esad”, “mesut” demekti;
“Esed” ise “aslan”.
Yani farkında olmadan, Beşşar’ı “aslanlaştırdı!”.

***

Geldik bugünlere, 18. yıldönümü kutlamalarına..
Artık neyi kutluyorsak?!
Kuzey Suriye bataklığında ABD ile Rusya arasında ip cambazlığı yaparak Mehmetçiğin canı pahasına işin içinden sıyrılmaya çalışılıyor.
Ama sayıları 4 milyona tırmanmakta olan Suriyeliler yanımıza kâr kalacak gibi görünüyor.
Kuzey Suriye Kürtleştirilirken, Anadolu baştan başa Araplaştırılacak gibi. Suriyelilerin gitmeye niyeti hiç yok. Bir yandan da yattıkları yerde çoğalıyorlar:
Son 7 yılda 405 bin 501 Suriyeli bebek doğmuş. Kilis nüfusunun yüzde 81’i, Hatay’ın, G. Antep’in, Ş. Urfa nüfusunun yüzde 20-25’i Suriyeli.
Bayramlaşıp bayramlaşıp geri geliyorlar.

***

18 yılın son altı yılını “Reyiz’in üniversite diploması var mı yok mu?” ile geçirdik.
Diplomanın aslını gören hâlâ yok. Reyiz’in göstermeye niyeti yok.
Çünkü halkımızın “Diplomasız Cumhurbaşkanı” söylemine pek kulak asmadığını seçim sonuçlarından da biliyor.
Belki de haklı:
Hz. Muhammed ümmi idi, okuryazar değildi.
Ama kendisine peygamberlik sıfatı uygun görüldü.
Reyiz’in çok şükür okuması da var yazması da!
“Cumhurbaşkanı makamı”nın lafı mı olur?!