Hikmet Çetinkaya

Şairin müze - kitaplığı

05 Eylül 2019 Perşembe

1 Eylül Pazar günü Odunpazarı Belediye Başkanı Avukat Kâzım Kurt ve şair Ataol Behramoğlu’nun davetlisi olarak Ataol Behramoğlu Kitaplığı’nın açılış törenine katılanlardandım. Kitaplığı onların rehberliğinde, Devlet Türk Halk Müziği Korosu ses sanatçısı Leyla Göktaş Ünal, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, CHP PM üyesi, 25-26. dönem Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, O dunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı İlknur Demir’le, ayrıca ikinci kez de sanatçı dostlarla birlikte gezdim. 265 yıllık konağın müze kitaplığa dönüştürülen, duvarlarında fotoğraf ve şiirlere yer verilen ve bir yuva sıcaklığına kavuşan öyküsünü dinledim. Tören tarihi konağın bahçesinde yoğun bir katılımın sıcak ilgisiyle perdeye yansıyan Ataol Behramoğlu belgeseliyle başladı, Haluk Çetin’in ezgileriyle, tiyatro sanatçıları Dilek Türker, Orhan Aydın, Gülsen Tuncer, Orhan Kurtuldu’nun ortak seslendirdiği Yannis Ritsos’un Barış şiiriyle sürdü.

Barışın şairi
Başkan Kâzım Kurt, konuklara, “Dünya Barış Günü’nü barışın şairi Ataol Behramoğlu Kitaplığı’nı açarak kutlayalım istedik” sözleriyle seslendi. Büyükerşen, A taol Behramoğlu ile çok eskiye dayalı dostlukları olduğunun altını çizdi, Eskişehir’in sanat yönüne çok önemli ve yeni bir eser kazandırılmasını kutladı. A taol Behramoğlu da kitaplığını rüya gibi bir gerçeklik olarak tanımladı. “Toplumların ruhu vardır. Toplumların ruhunun sanatçıların, bilim insanlarının, o toplumların aydınlarının yaratıcılıkları oluşturur. Gelecek kuşaklar böyle yerlerden geçerek, o ruhu hissederler ve geleceğe taşırlar. Bu bakımdan da Behramoğlu gelip geçer. Hepimiz gelip geçiciyiz, ama ülke kalıcıdır” dedi. Şiirlerini Romenceye çeviren İon Deakonesku da “Tanrı yorgun olduğunda bu şehre gelecek ve Ataol Behramoğlu’ndan bir şiir okuyarak dinlenecek’” diye konuştu. Deakonesku, Behramoğlu’nu geçen yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday göstermişti.
Bu konuşmalar sonrası sanatçı Vedat Sakman ile müzik şöleni başladı. Behramoğlu’nun şiirlerinden beste yapan Sakman dışında Tuna Kiremitçi, Ekrem Ataer, Ahmet Kanneci ve başka sanatçılar bestelerini sundular. Ayrıca tiyatro sanatçıları, Türker, Aydın, Tuncer, Kurtuldu ile eşi Hülya Behramoğlu da şairden şiirler okudular. Ataol Behramoğlu’na Kâzım Kurt teşekkür plaketi verdi.

Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri
Ezgileri dinlerken Yeniortam gazetesinde Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri kitabı üzerine yazdığım yazı aklıma geldi. O, Fransa’daydı, dönüşünde tanışmıştık. Kitabın 1978’de yapılan ikinci baskısında da yazdığım bu yazıdan arka kapakta kısa bir alıntıya yer verilmişti.
İstanbul’dan Odunpazarı’na giderken ben de yeni çıkan birkaç kitabımı bu özel kitaplığa imzalayıp armağan ettim, bir damlacık da olsa katkıda bulunmak istedim. Herkese öneririm. Bir önerim de bir odanın şairin çalışma odası biçimine getirilmesi için olacak. Tıpkı Aşiyan Müzesi’nde Tevfik Fikret’in çalışma odası, masası gibi.
Kitap sayısının 7 bin dolayında olmasını, başlangıç için iyi bir sayı olarak düşünüyorum.
Biliyorsunuz, Harvard Üniversitesi’nin adı John Harvard’dan (1607-1638) gelir. Harvard, önce 400 kitabını yönettiği koleje bağışlar. Ölünce okulun adı değiştirilir ve Harvard Üniversitesi adı verilir, Harvard Kütüphanesi işte bu 400 kitapla kurulur.
Bugün Harvard Üniversitesi Kütüphanesi, bin kişinin çalıştığı, 16 milyonu aşkın kitapla dünyanın beşinci büyük üniversite kütüphanesidir. Üniversite olaraksa, en önde gelen üniversitelerden biridir.
Üniversite bahçesinde bulunan John Harvard heykelinin sol ayakkabısına burada öğrenim görmede şans getirmesi için her gün dünyanın dört bir köşesinden gelen yüzlerce kişi elini sürme yarışındalar!
Ben de umuyor, diliyorum ki “bir gün mutlakaAtaol Behramoğlu Kitaplığı da milyonlarca kitapla ülkemizin en önde gelen özel bir kitaplığı olur, Türkiye’nin aydınlanmasına katkıda bulunur.
Şair dostumu bu dileklerle kutluyorum.