Zülal Kalkandelen

Harry Potter’ın esin kaynağı kitapçı

08 Eylül 2019 Pazar

Portekiz’in ikinci büyük kenti Porto’ya ilk kez geldim. Bir liman kentinden beklenebilecek canlı atmosferi, şarapları, köprüleri, Arnavut kaldırımlı dar sokakları ve tarih dolu mimarisi ile çok cezbedici.
Burada olmamın nedeni, Hayvan Politikaları Dünya Konferansı, ama o konudan salı günkü yazımda söz edeceğim. Bugün siz sevgili okuyucularımı beni etkileyen bir kitapçıya götürmek istiyorum.
Konferans başlamadan önce sadece iki saatlik boş vaktim olduğunu öğrenince doğruca Livraria Lello adlı kitapçının yolunu tuttum. Porto’ya gelmeden kent hakkında araştırma yapmaya fırsatım olmadı, ama kitapçı ve kütüphanelere olan merakım nedeniyle bu olağanüstü mekânı duymuştum.
Yaklaşık yarım saat yürüdükten sonra kapısına gelince gözlerime inanamadım. Yüzlerce insan içeri girmek için sıradaydı! Bir an acaba içeride ünlü biri mi var diye düşündüm, fakat sonra anladım ki orayı ziyaret etmek turistik bir faaliyet olmuş.
5 Avro ödeyerek üzerinde Portekizli şair Fernando Pessoa’nın fotoğrafı olan biletimi alıp beklemeye başladım. Sonunda içeri girdiğimde fantastik bir film setine adım atmış gibiydim.
Escher’in dâhiyane çizimlerini hatırlatan kıvrımlı ve iç içe giren kırmızı merdivenleri, vitray tavan süslemesi, kolonlardaki ince tahta oymaları, Art Déco, Art Nouveau ve neo-gotik karışımı mimarisi ve tavana kadar dizilen kitap raflarıyla gördüğüm en güzel kitapçı!

Giriş bileti ile iflastan dönülmüş
1906 yılında José ve António Lello kardeşler tarafından açılan Livraria Lello’nun mimarı Francisco Xavier Esteves. Meğer burası, 1990’ların başında Porto’da İngilizce öğretmenliği yaptığı sırada J.K. Rowling’i de etkilemiş ve Harry Potter’ın Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki kütüphanesinin ardındaki esin kaynağıymış.
Nitekim içeride Harry Potter’a özel bir bölüm ayrılmış; aynı onun gibi giyinmiş ve ona benzeyen bir genç elinde asa ile isteyenlerle fotoğraf çektiriyor.
Kitapçıya gösterilen ilgi güzel elbette ama içeride karşılaşılan kalabalık yüzünden zor adım atılıyor. Günde 4 bin ile 5 bin arasında ziyaretçi alan Livrario Lello, ünü arttıkça kent için simge yapılardan biri olmuş.
Ancak ziyaretçi turistlerin kitap almadığı, sadece mimariyi görüp ayrıldıkları görülmüş. Finansal sorunları yüzünden iflasın eşiğine gelen kitapçıyı o dönemde de günde 5 bin kişi ziyaret ediyormuş.
Bu nedenle 2015’te giriş ücreti konulmuş ve Livrario Lello, 2017’de toplam 1.2 milyon ziyaretçi ile 7 milyon Avro gelir elde etmiş!
Ayrıca bu kitapçıdan bir kitap alırsanız, satış fiyatından 5 Avro’luk giriş biletine ödediğiniz miktar da düşülüyor. Ben fazla araştırma yapacak zamanım olmasa da, Portekiz’e gelmişken elbette bir José Saramago kitabı alıp çıktım oradan.

Turistik bir müzeye dönüşen kitapçı
Kalabalığa karşın bir süre insanları görmezden gelip içinde bulunduğum yerin tarihine odaklanmayı başardım. İçimden keşke 1900’lerde Porto’da yaşayan bir yazar olsaydım, buraya her gün gelip hayal âlemine dalsaydım diye geçirdim...
Kısa bir süre sonra, akıllı telefonlarıyla merdivenlerde fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşım yapmaya çalışan insanların itişmesiyle kendime geldim.
Dışarıya çıktığımda bir süre önce okuduğum bir makale geldi aklıma: “Turistler sevdikleri yerleri nasıl tahrip ediyor” diye soruluyordu yazıda. Bir yer çok popüler olup turist akınına uğradığında, orada yaşayan yerel halk kendi evinde yabancı gibi hissetmeye başlıyor.
Porto’da doğup büyüyen bir Portekizlinin bugün Livrario Lello’ya gidip sıraya girdiğini sanmıyorum. Orada hayal de kuramıyor bu durumda. Orası artık turistik bir müze...


Yazarın Son Yazıları

Sembolik zulüm olmaz 22 Aralık 2019