Zülal Kalkandelen

100. yıla 4 kala

29 Ekim 2019 Salı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 96. yıldönümünde içinde bulunduğumuz durumu nesnel olarak değerlendirmek gerekiyor.

Böyle bir günde, mutluluğunu onurlu cümlelerle anlatmak her vatandaşın hakkı. Ama acaba gerçekten bize miras bırakılan bu değeri, Cumhuriyet’i hak ettiği şekilde koruyabildik mi?

Elimizde dev bir ayna olsa ve ülkeye tutsak neler görürüz?


Türkiye’de laikliğin adı kaldı

Bugünkü Cumhuriyet, anayasada yazılanın tersine, laik değildir...

Türkiye’yi son 17 yıldır laikliğe karşı fiillerin odak noktası olduğu 11 yıl önce tespit edilen AKP yönetiyor. Bu tespit, Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesinden 10’unun imzasıyla yapıldı. Bu karara karşı tek oyu veren, o tarihte mahkeme başkanı olan Haşim Kılıç’tı.

Bunca yıldır yaptıklarıyla mahkemeyi haklı çıkardı AKP. Evlilik yaşını İslam hukukuna göre düzenlemek istediler, dini nikâhı resmi nikâhın yerine geçirmek istediler.

Bunlarla kalmadılar; devlet yönetimini, eğitim politikasını tarikatlara, cemaatlere teslim ettiler.

Geçenlerde medyada okuduğum bir habere göre, eğitim politikası uzmanı Prof. Dr. Esergül Balcı, bir milyondan fazla öğrencinin tarikatlara ait yurt, okul, medrese, Kuran kursu ve özel evlerde bulunduğunu ve özel okulların üçte birinin tarikatlarla bağlantılı olduğunu söylemiş!

Devletin kurumlarında şeyhler cirit atarken, müritlerle mide bulandıran “badeleme” ilişkilerine dair rezaletler en çok satılan kitap oluyor.


Emperyalizme boyun eğen ülke

Peki, ya emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesi ile 1923’te kurulan Cumhuriyet, bugün ne kadar bağımsız?

ABD Başkanı Trump’ın, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı makamını temsil eden kişiye gönderdiği hakaret dolu mektubuna, diplomatik yöntemle kayda geçen bir yanıt verildi mi? Hayır.

Tüm dünyanın gözü önünde Trump’ın Türkiye’ye her gün yönelttiği küstah tehditlere yanıt verilebiliyor mu? Hayır.

Niye?

Çünkü ekonomik olarak bağımlıdır Türkiye. Ekonomisi çökmüş, işsizliğin tavan yaptığı, tarımın bittiği, kendi kendine yetemeyen, beyin göçünün her gün arttığı, halkın giderek yoksullaştığı, cehaletin pençesinde kıvranan, geri kalmış bir ülkedir Türkiye...

Bununla birlikte ABD’nin elinde Türkiye’ye karşı siyasi açıdan tehdit unsuru olabilecek kozlar bulunduğu, Trump’ın da bunları kullandığı sır değil. Suriye harekâtının yapıldığı dönemde, ABD’de Halkbank davasının gündeme gelmesini ve devletin tepesini de kapsayan iddiaları duymayan kalmadı.

Tam bağımsızlık ilkesi üzerine kurulan bir ülkenin emperyalizm karşısındaki bugünkü teslimiyetçi konumu gün gibi ortada.

Türkiye, anayasada yazanın aksine, artık ne laik ne de bağımsız bir ülke...


Eğitim hamlesi şart

Laiklik, sadece “Türkiye laiktir, laik kalacak!” diye slogan atmakla olmuyor.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için hüzünlü bir yazı oldu ama 100. yılda boynumuzu daha fazla eğmemek için, gerçekleri açıkça görmek ve bu gidişata son vermek zorundayız.

Cumhuriyet kazanımları elimizden yitip gidiyor; aydınlanma ruhunu canlandırarak onları yeniden kazanmak gerekiyor. Bunun için öncelikle yapılması gereken, eğitimi tarikat ve cemaat ablukasından kurtarmak!

Laik Cumhuriyetten ve demokrasiden yana olanların acilen işbirliği yaparak, yoksul halk kesimlerinin faydalanabileceği kapsamlı bir ücretsiz eğitim hamlesi başlatması şart.

Kazanılan belediyeler aracılığıyla bunun planlamasını yapmak mümkün olabilir.


Yazarın Son Yazıları

Sembolik zulüm olmaz 22 Aralık 2019