Kapitalizme isyan... Nereye kadar?

01 Kasım 2019 Cuma

Lübnan, Şili, İspanya, Hong Kong, Irak, Ekvador... Farklı kıtalar, farklı talepler... Dünya kitlesel isyanlarla kaynamaya başladı. Temel ihtiyaçlara yapılan zamlar kimisinde bardağı taşırdı, kimisinde adaletsizlik, refaha erişim pastasından dışlandıklarını hissetmeleri, kimisinde özgürlükler ve daha fazla demokrasi; kimisinde siyasi sistemin değiştirilmesi talebi... 

Dillendirilmiyor olsa da ortak noktalarını, kapitalist sistemin hegemonyacı, eşitsizliği artırıcı politikalarına karşı çıkış oluşturuyor. 

Independent Türkçe’de Meriç Şenyüz’ün kapsamlı bir yazı dizisi var. 40 ülke 40 isyan adı altında 2019 yılında çıkan kitlesel protestoları masaya yatırmış. Okumanızı öneririm. 

Peki, bu “sisteme başkaldırıların” başarıya ulaşma şansı var mı?

Yoksa saman alevi gibi bir süre sonra sönecek mi? 

Ukrayna’nın turuncu devrimi, Gürcistan’ın gül, Kırgızistan’ın lale devrimleri, Arap Baharı, Fransa’nın Sarı Yeleklileri hatırlayın... Hepsi bir şekilde eridi bitti. Sistem kendi içinde birtakım küçük düzenlemeler yaparak ya da yapmayarak protestoları kendi çarkları içinde öğüttü. 

Bu sefer farklı olması için ne yapılmalı? 

Bu kitlesel protestolardan yepyeni bir küresel ideolojinin doğması mümkün mü? 

Zor sorular... Bugün bildiğimiz tek gerçek insanların yeni bir gelecek projesine ihtiyaçlarının olduğu...

İşsiz, umutsuz, öfkeli

İnsanları sokaklara yönelten bu üçlü: İşsizlik, umutsuzluk ve adaletsizliğe karşı büyük öfke. 

En zengin ülkelerden biri olan İngiltere’de bile 4.7 milyon kişi yani toplam çalışan nüfusun 1/6’sı güvencesiz, kısa süreli, düşük ücretli işlerde çalışıyor. Her an kapının önüne konulmaya hazır bir halde yani..

En yoksul ülkelerden biri olan Yemen’de iç savaşa bir de akaryakıt krizinin eklemlenmesi ile 15 milyon insan köle gibi, ölümcül hastalık riski altında yaşar hale geldi. 

İki uç örnek ve bunların arasında 7.5 milyarlık insanlık...

Biraz da Türkiye

Süregelen “talan ve kayırma düzeni” ekseninde zerre kadar sapma olmuyor. Keza hukuksuzlukta da... 

Sapır sapır işten çıkarılıyor insanlar, her yeni güne yeni bir zamla uyanıyoruz.

Öte yandan bakıyoruz iktidarın ve iktidarın kurumlarının açıklamalarına, enflasyonla mücadelede meğer büyük bir başarı kazanılmış, ekonomi tıkırında... Yeni ekonomi programları açıklanıyor peş peşe. Ama sıfır büyüme..

Bakıyoruz şöyle gelişmelere...

Batık krediler yüzde 54 artmış

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yurtdışı teşkilatında boşta bulunan tarım müşavirliklerine “VIP mülakat” sonucu atanan üst düzey isimlere... 15 kişinin tamamı ya eski yönetici ya da onların birinci derece yakınları...

1 Ekim’de yapılan elektrik zamlarının ardından 4 kişilik bir ailenin ortalama elektrik faturası aylık ortalama 163 liraya yükselmiş. Doğalgaza gelen artış yüzde 32’yi geçmiş...

2016 yılında bir kilogram karkas etle bir torba yem alan üreticiler, bu sene 3 kilogram karkas etle bir torba yem alabiliyorlarmış, ahırda besledikleri 4 hayvandan 2’si sadece yem maliyetlerini karşılayabiliyormuş.

Her 4 gençten biri işsiz... 11 kişi alınacak bir kadroya 3 bin 500 kişi başvuruyor. 

Bunlar gibi binlercesini daha sıralayabilirsiniz. İstedikleri gibi medyanın sesini kıssınlar, artık kral çıplak diyenlerin sayısı artıyor. 

Sonuç: İnsanlığın yeni sistem arayışı başladı. Çok zaman alacak ama 21. yüzyıl değişimin yılı olacak...


Yazarın Son Yazıları

Merak bu ya... 14 Şubat 2020
Simit... 20 Aralık 2019
Katil kim? Suçlu kim? 6 Aralık 2019
Çözüm kimde, nerede? 29 Kasım 2019
Ezber bozmak 15 Kasım 2019