Köşe Yazısı

A+ A-

Arter: Bir Yaşam Platformu

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
11 Eylül 2019 Çarşamba

21.yüzyılın en önemli özelliklerinden birisi sanat dalları arasındaki duvarların yıkılması, hepsinin birbirini beslemesi, birbirinde esin kaynağı bulması. Böylece yeni açılan sanat mekânlarında tüm disiplinleri kapsayan platformlar oluşuyor. Vehbi Koç Vakfı, 50. yıldönümünü kutlarken böylesi bir birleşme içinde ARTER başlıklı kültür ve yaşam platformunu Dolapdere’deki yeni binasına taşıdı. ARTER, çağdaş sanat sergilerini özel yayınlarla sunduğu tasarımlar, konuşmalar, performanslar ve atölye çalışmalarıyla birleştirerek zenginleştirecek.
Önceki akşam açılışlardan birinin konuğuydum. Kurucu Sanat Direktörü Melih Fereli’nin tanıtımıyla açılan tesisin Grimshaw Mimarlık’ın tasarladığı binasında bu farklı disiplinleri bir araya getiren sergileri izledik. Böylesine avant-garde sanatı Dolapdere gibi bir yerde yeşertmek, yeni bir izleyici kitlesini de beraberinde getirecek. 18 bin metrekare kapalı alana yayılan binada sergi alanları, performans salonları, derslikler, etkinlik alanları ve sanat yayınları içeren bir kitabevi bulunuyor. Açılışta yedi ayrı sergi gezdik; yeni çağın yeni algılarını, günümüzün minimal dokunuşlarını izledik. ARTER’de yer alacak sahne sanatları da bütün sanat dallarını birleştirme kavramı içinde müziğin de bütün dallarını birleştiriyor: klasikten çağdaş söyleme, cazdan elektronik müziğe, film müziği ve performans sanatlarına kadar. Önümüzdeki müzik programlarında ünlü caz piyanistimiz Aydın Esen, Elif Çağlar Quartet, önemli yarışmaların birincisi klasik piyanistimiz Can Çakmur, caz müziğimizin efsane ismi Emin Fındıkoğlu Beşlisi ile Tolgahan Çoğulu ile Sinan Ayyıldız Duo bulunuyor. Onların yanı sıra kendilerine özgü yorumlarıyla Meggy Rustamova, Noé Soulier, Gizem Karakaş, Etem Şahin, Kate Macintosh da ARTER’in ortamına katılacaklar. Arter “herkese yaratıcı sürecin parçası olabileceği bir ortam” sunacak.

Clara Schumann 200 yaşında
Ünlü romantik besteci Robert Schumann’ın eşi, tarihin başlıca büyük kadın bestecisi Clara Schumann, 13 Eylül 2019’da 200 yaşında olacak. Olağanüstü virtüözlüğü ve kendine özgü besteleriyle 19. yüzyıla damgasını vuran isimlerden birisi. Clara’nın enerjisine bugün bile hayret etmemek elde değil: evliliği boyunca doğurduğu 8 çocuğu yetiştirmesi; inişli çıkışlı karakteriyle en sonunda bir akıl hastanesinde yaşamını noktalayan büyük besteci Robert Schumann ile evliliği, bu arada bestelerini ve konserlerini aksatmadan Avrupa’nın çeşitli sahnelerindeki turneleri ve bestelediği eserler, onun olağanüstü kimliğinin göstergesidir. Yaşam boyu en yakın dostu Johannes Brahms’a bir danışman ve esin kaynağı olmuştur. Clara ile Brahms arasında romantik bir ilişki olup olmadığı ise hep gölgede kalmıştır.
Clara Schumann’ın biyografisini Aydın Büke “Romantizmin Işığı Clara” başlığı altında kaleme almıştı. (Can Sanat Yayınları, 2012). 600 sayfalık bu çalışma, yalnız Clara’nın yaşamı değil, romantiklerin en romantiği olarak adlandırılan büyük besteci Robert Schumann’ın hayatındaki etkileri ve çağ ortasının Avrupa’daki müzik yaşamını da ele alıyor. Tam Clara’nın doğduğu güne rastlayan 13 Eylül saat 19.00’da, All Saints Moda Kilisesi’nde Aydın Büke’nin açıklamalarıyla piyanist İzem Gürer’in Schumann, Brahms ve Clara’nın yapıtlarından oluşan bir dinletisi yer alacak.

Tümü Evin İlyasoğlu - Son yazıları

Aspendos’ta görkemli bir ‘Aida’ 18 Eylül 2019 Çar
Arter: Bir Yaşam Platformu 11 Eylül 2019 Çar
Bir çağın tanığı Albert Long Hall 4 Eylül 2019 Çar

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Vehbi Koç