Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Barışın Gelini Pippa’yı Anarken..

15 Ekim 2008 Çarşamba

İtalyan Kültür Merkezinin salonunda az sonra konuşma yapacağım Pippa Bacca için hazırladığımız barkovizyonu, diğer davetlilerle beraber izliyorum. İlk görüntüler müzikle birleştiği anda, gözümden sel gibi yaşlar boşanıyor. Tanrım, sözler ve müzik bu kadar mı güzel evlenebilir?

Geçen baharda, ülkemizde Barış Gelinisanatsal projesi kapsamında oto-stop yaparken korkunç bir şekilde öldürülen İtalyan sanatçı Pippa Baccanın acısı, tüm ülkenin yüreğini yakmıştı. Evet, bu olay her ülkede yaşanabilirdi, ama sonuçta olay bu topraklarda, bizim sorumluluk alanımızda gerçekleşmişti. Geçen hafta, başkanlığını yürüttüğüm Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği olarak, Şişli Belediyesi, Piramid Sanat ve İtalyan Kültür Merkezinin de desteğiyle kendisini anmak için büyük bir sergi ve forum düzenledik. Her iki buluşma da çok yoğun duygusallık içinde geçti.

Kötülüğün egemen olduğu, acayip bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın, sözde en ileri ve güçlü ülkesinin, kitle imha silahlarıbulmak üzere Ortadoğuya baskın yapıp çoluk çocuk demeden, bir milyon insanın ölümüne neden olabildiği, korkunç bir yer. Devlerin kötülüğünün, bireylerin kötülüğünü de etkileyebildiği bir cehennem... İnsanların çıkar ilişkileri peşinde koşup, salt egoları için savaşa giriştikleri bir ortamda, ortalıkta gezinen bu adamlardan herhangi birinin Pippayı oto-stop yaparken aldığını düşünebiliyor musunuz? Ne iş yaparsın? Barış elçisiyim, dünyayı gezerim. (Vay enayi, vay!) İşte aralarındaki diyaloğun özeti budur, acı değil mi? Beş kuruş faiz fazlası için komşularını yakabilecek insanlar bir tarafta, Pippalar diğer yanda... Ve bu dünya Pippaları sevmiyor...

Kötü insanlar, ne yazık ki, bununla yetinmiyorlar. En sinsi şekilde, iyiye karşı gizli ya da açık savaşıp mağdurun bile üstüne gitmekten çekinmiyorlar. “Ne gerek vardı bu sergiye?” , “Amma da abarttınız bu Pippa olayını!”, “Canım, o da resmen aranmış!”... Bunlar gibi onca düşüncesizce insanlık dışı söz! Sırf bir şey demiş olmak için... Mağduru, davanın esas suçlusu haline getirerek ondan, bir çeşit hınç almaya devam etmek, farklıbir yorum getirme arayışıyla böyle trajik bir konuda dahi, kendi orijinalliğini cilalayıp sunmak istemek... İnsanlık çizgisinden uzaklaşmak!

Şükür ki, herkes böyle değil. Hatırlıyorum, Pippayı acı bir şekilde İstanbuldan uğurlarken, çeşitli aydınlar, cenazesi başında toplanmıştık. Yanımda, demokrat ve solcu(?)bir İstanbul milletvekili vardı. Benim orada UPSD Başkanı olarak yapacağım kısa konuşmayı sabote etmek için, ne yazık ki TV haber kameralarına yansıyacak şekilde, elinden geleni yaptı. Ama yine de o konuşma gerçekleşti ve o aydınlarla Pippanın kızkardeşinin önünde söz verdim: Türk ve İtalyan sanatçıların katılımıyla, büyük bir anma sergisi düzenleyecek ve Pippayı o şekilde bağrımıza basacaktık.

Cenaze törenlerinde verilen sözler ağırdır. Onları gerçekleştirmek her zaman kolay olmaz. Bunu kendi hayatımdan bilirim. Pippa olayında da Tanrı bizi utandırmadı ve korkunç olaydan altı ay sonra, UPSD Yönetim Kurulu gece-gündüz çalışarak bu büyük sergiyi hazırladı. Yaz tatiline çıkamadan, internet, telefon, dil zorlukları ve maddi yüklere rağmen büyük özveriyle geçen bir süreçti. Sonuçta 33 Türk ve 37 İtalyan sanatçı UPSDnin Maçka Demokrasi Parkı, Şişli Evlendirme Dairesi yanındaki galerisinde bir araya geldi. Ortaya bir de 120 sayfalık mükemmel bir katalog çıkardık. Pippanın annesi Elena Manzoni, hem sergi açılışına hem de ertesi gün foruma katıldı.

İşte o güleryüzlü, neşeli, muzip bakışlı Pippa, o tarihi adamın yeğeniydi. Kendisiyle hiç tanışmadım. Ama bu sergi ve yayın için yaptığımız araştırmadan sonra, artık onu en iyi tanıyanlardan biriyim gibi geliyor. Bu müstesna insan, barışadına giriştiği bu yolculukla, insanların değerli ve güvenilirolduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Bunu dünyanın tüm kötülüklerine meydan okuyarak, büyük risk alarak gerçekleştirdi. Söyler misiniz bana, risk almadan tarihte önemli ne gerçekleştirilebilir ki? Oto-stop bir risktir. Oto-stopçu o ilişkide mağdur da olabilir, katil de! Dünya ne yazık ki ikisini de fazlasıyla görmüştür. Pippa, bu kritik buluşmada önyargıları ve kötülükleri risk alarak yok etmek istemişti. Ve aslında başardı da! Projesi, bu kalıcı sergi ve forumla ölümsüzleşti. Türkiyeye gelen İtalyan sanatçıları otellerde değil, evlerimizde ağırladık. Pippa bizi bir aileyaptı ve büyük bir barışdersi verdi. İzninizle bu rüyayı gerçekleştiren UPSD Yönetim Kuruluna, Ayşe Erele, Safiye Mineye, Bahri Gençe, Hülya Küpçüoğluna, Tülin Onata, Melik İskendere ve tüm Piramid Sanat çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. Tabii, o acı günlerde Milanoya uçup Pippanın cenazesine katılan ve sergimize katkılarını esirgemeyen Mustafa Sarıgülü de unutmadan...

[email protected] Faks: 0212 227 34 65