Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Kriz, Nobel Ödüllü Krugman ve Diğerleri...

16 Ekim 2008 Perşembe

Dünya finans piyasalarını alabora eden ve ardından reel sektöre de sıçrayan kredi krizinin dünya gündeminin ilk sıralarına oturduğu bu dönemde, yıllardan beri Bush yönetiminin politikalarını sert dille eleştiren Paul Krugmanın 2008 Nobel Ekonomi Ödülünü kazanması, hemen aklıma, Vahşi kapitalizme muhalif seslerin örgütlenmesine farklı boyut katabilir misorusu oldu...

Neoliberal politikaların dümeni altında icraatlarını sürdüren, ekonomide karşılığı olmayan sanal bir yapay köpükile beslenen, “minimum zaman dilimi içinde maksimum kâr elde etme üzerine kurulu sistemin bekçileri olan iktidarlar bir yanda...

Dünyanın en saygın ödüllerinden biri olan Nobel Ekonomi Ödülünü kazanan ekonomistler arasında neoliberal küreselleşme politikalarına sert muhalefet yapanlar diğer yanda... Sıcak para giriş çıkışı kontrol etmek ve sınırlandırma için vergi konulmasının öneren ve 1981 Nobel Ekonomi Ödülünü kazanan James Tobin; yoksulluk ekonomisi üzerine önemli çalışmalara imza atan 1998 ödülü sahibi Amartya Sen; Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı görevinden ayrıldıktan sonra küresel politikaları topa tutan eleştiriler yapan 2001 ödülü sahibi Joseph Stiglitz ve şimdi de Paul Krugman... Akademik yetkinliklerinin yanı sıra toplumsal sorumluluklarının da farkında olan ve bunu kamuoyuna duyurmaya çalışan isimler bunlar. Kimileri Bunlar da ABD tipi yumuşak solculardese de ben özellikle bu ağızlardan çıkan eleştirilerin önemli olduğunu düşünüyorum. Paul Krugman en başından beri Bush iktidarının sağlık politikalarından Irak işgaline kadar her yaptığını sert dille eleştirmekten kaçınmayan bir isim. Princeton Üniversitesinde öğretim görevlisi ve haftada 2 gün New York Times gazetesindeki köşesinde yazılar yazıyor. 2001 yılında kaleme aldığı bir yazısında Para siyasetimizi tamamen kirletti. Son seçimler, büyük şirketlerin kendilerine hizmet edecek bir hükümeti satın aldıklarını açıkça gösterdidemişti. 5 yıl önce Eczacıbaşı Menkul Değerlerin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında Türkiyeye gelen Krugman burada yaptığı konuşmasında, daha önce New York Times gazetesindeki yazılarında da sıkça vurguladığı Bush yönetiminin emperyalist düşüncelerle hareket ettiği tezini yinelemişti. Krugman, Amerikanın temel felsefelerinin bugünkü yönetim nedeniyle tehlike altında olduğunu, Bush yönetiminin politikaları nedeniyle tüm dünyanın kendilerine düşman olduğunu belirterek şunları söylemişti: “1990’ların başında tartıştığımız ticaret ve gelişme gibi konular bence şu anda ikinci planda kalmış durumda. Çünkü 11 Eylül sonrasında Amerika çıldırdı. Bu durumun istismar edileceğini bekliyordum ama sonuçlarının bu kadar derin olacağını beklemiyordum. Bence tartışılması gereken bu çılgınlığın daha ne kadar devam edeceği. Bugüne kadar savunduğumuz politikaların tersini yapıyoruz.

Küresel krizi çok önceden gören ve bunu her fırsatta dile getiren bir isim olan Krugman, ödülü kazandıktan sonra yaptığı konuşmada, Krizlerden korunmak için 30lu yıllarda uygulamaya başladığımız koruma sistemini temelden yıkan bir mali sistem yarattık. Koruma önlemlerini aşarken yeni bir krize yelken açtığımızın farkına varmalıydıkdiye duygularını dile getirmişti .

Krugman tıpkı Tobin ve Stiglizt gibi sıcak paraya sınır konulması gerektiğini şu sözlerle savunmuştu: Küreselleşmenin yan etkilerinden korunmanın en etkili yolu, Çinin ya da kriz döneminde Malezyanın yaptığı gibi döviz rejimini ve sermaye hareketlerini kontrol etmektir. Aksi takdirde sıcak paranın giriş ve çıkışları sırasında para birimlerindeki değişimlerden o ülke insanlarının etkilenmemesi mümkün değil.

Öyle bir zaman dilimi içindeyiz ki, artık herkes ağız birliği etmişçesine Küresel finansal sistem hiçbir zaman eskisi gibi olmayacakdiyor. Öte yandan, sistem kendi içinden bile tepkiler alarak Kârlar özelleştirilirken zararlar kamulaştırılıyoreleştirilerine yol açıyor. Tüm bu gelişmeler kapitalizmin kendine yeni bir yön aradığını açıkça ortaya koyuyor. İşte bu yüzden, benzer sözlerin Nobel Ekonomi Ödülü sahibi kişilerin ağzından çıkması daha bir önem kazanıyor...

[email protected]

Tümü Özlem Yüzak - Son yazıları

İnanıldı, direnildi, kazanıldı... 19 Nisan 2019 Cum
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak... 12 Nisan 2019 Cum
Asıl beka... 29 Mart 2019 Cum